YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7503
KARAR NO : 2009/9561
KARAR TARİHİ : 10.06.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE- ORMAN YÖNETİMİ
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Karacauşağı MahalLesi 231 ada 133 ve 240 ada 18 parsel sayılı sırasıyla 6.990,953 m2 ve 118.029 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, orman niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazların belli bölümlerine zilyed olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Muhkemece davanın kısmen kabulüne, 21/06/2007 tarihli krokide (A) ile işaretli 6069.89 m2 taşınmazın 18 parselden ifraz edilerek 240 adanın en son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tesciline, bunun dışında kalan bölümlerle 231 ada 133 parselin tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı içinde bırakılmıştır.
1) Davacının, çekişmeli 240 ada 18 parselin (B) ve (C) bölümleri ile 231 ada 133 parsele (… bilirkişi raporunda D işaretli) yönelik temyiz itirazları bakımından; uzman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli resmi belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma inceleme sonucu çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden oldukları belirlenerek bu bölümler hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacının (B, C, D) bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün onanması gerekmiştir.
2) Orman Yönetimi ve Hazinenin 18 parselin (A) bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden , eğiminin % 25 – 30 civarında, üzerinde 15 – 20 yaşlarında hurma ağaçları bulunan zilyedlikle taşınmaz edinme koşulları davacı yararına gerçekleşen yer olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de (A) bölümü yönünden yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;hükme esas alınan orman bilirkişi … Güvercin ve arkadaşları tarafından hazırlanan raporda çekişmeli taşınmazların kadastro paftası ile 1956 tarihli memleket haritasının ölçekleri eşitlenerek birbiri üzerine aplike edilmiş ise de dava konusu yerlerle komşu parsellerin ada ve parsel numaralarının pafta üzerinde belirtilmemiş olması nedeniyle rapor denetlenemediği gibi, … fotoğrafları da incelenmemiş ve A bölümüne kuzey yönden komşu olan 240 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 parsellerle bunların da kuzeyinde yeralan yolun üstündeki taşınmazlara ait kesinleşme şerhi bulunan kadastro tespit tutanakları ile dayanağı kayıt ve belgeler getirtilmeden, tespitlerinin ne olarak kim adına yapıldığı, kesinleşip kesinleşmediği, çekişmeli taşınmazla birlikte bir bütün olarak düşünüldüğünde 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesine göre orman içi açıklık olup olmadığı düşünülüp tartışılmadan karar verilmiş, ayrıca dosyaya çekişmeli taşınmazları gösteren renkli fotoğraflar eklenmiş ise de fotoğrafların … bilirkişi raporunda (A, B, C ve D) ile gösterilen taşınmaz bölümlerinden hangisine ait olduğu işaret edilmemiştir.
Bundan ayrı, mahkemece çekişmeli 18 parsel numaralı taşınmazın (A ve B) bölümünün davacının tutunduğu Ağustos 1316 tarih 25 numaralı 4 atik dönüm tarla niteliğinde, Doğusu ve Güneyi: …, Batısı: … …, K: Karabacak ve Keçi yolağı okuyan tapu kaydı uygulaması da yeterli olmayıp, tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm gittileriyle getirtilip kapsamı belirlenmemiştir. Davacı adına tescile karar verilen (A) bölümünün güneyinde, aynı davada orman olarak tescile karar verilen (B ve C) bölümleri ile 18 numaralı orman parseli içinde kalıp da dava konusu edilmediği için orman niteliği kesinleşen taşınmaz bölümü olması nedeniyle dayanılan tapu kaydının değişir sınırlı olduğu ve taşınmaza uyması halinde yalnızca tapu miktarı kadarının davacı adına tescile karar verileceği, kayıt miktar fazlasının orman olması nedeniyle kazanılamayacağı açıktır.
3402 Sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan … getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten, kadastro tespit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli … fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli … fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen steoroskopik çift … fotoğraflarının steoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir.
O halde; dava konusu taşınmazın orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile dava tarihinden önce iki ayrı tarihte çekilmiş steoroskopik … fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler Ziraat Fakültelerinin … bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile (üç) yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, … fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazın 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan … (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu, … fotoğrafları, orijinal renkli memleket haritaları ve kesinleşmiş tahdit haritası üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, bu şekilde yapılacak inceleme sonucu dava konusu taşınmazların orman ya da orman içi açıklığı olmadığının anlaşılması halinde, dayanılan tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ile taşınmaz başında uygulanarak, kapsamı 3402 Sayılı Yasanın 20 ve 21.maddelerine göre belirlenmeli, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı gibi, sınırda orman olarak kesinleşen taşınmazlar bulunması nedeniyle kayıt miktar fazlası kesimlerin ormandan kazanılmaya çalışıldığı ve süresi ile şekli ne olursa olsun zilyedlikle kazanılamayacağı düşünülmeli,
Dayanılan kaydın taşınmaza uymaması halinde, taşınmazın kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli,
Somut olayın özelliği göz önünde bulundurularak ayrıca keşif sırasında taşınmazı çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip, taşınmazın hangi bölümüne ait olduğu yazılıp, onaylanarak dava dosyası içine konulmalı, (A) bölümünün kuzeyinde yeralan yukarıda yazılı taşınmazların tespitleri kesinleşmişse kadastro yolu ile oluşan tapu kayıtları getirtilmeli,
3402 Sayılı Yasanın 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 03/07/2005 gün ve 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 2. fıkrası hükümlerine göre yapılacağı düşünülerek, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları yönünden belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tesbit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak gerektiğinde tesbit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyaları getirtilip incelenmeli, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının 240 ada 18 parselin (B ve C) bölümüyle, 231 ada 33 parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu bölümlere yönelik hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,
2) Hazine ve Orman Yönetiminin 240 ada 18 parselin (A) bölümüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu bölüme yönelik hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 10/06/2009 günü oybirliği ile karar verildi.