Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/7525 E. 2009/9755 K. 11.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7525
KARAR NO : 2009/9755
KARAR TARİHİ : 11.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri… Köyünde bulunan toplam 8 parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetilği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini ve davalılardan gerçek kişilerin el atmalarının önlenmesine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olmaları nedeniyle tescil talebinin reddine, … bilirkişi raporunda (M) ile gösterilen taşınmazda davalılardan … ve …’in davacıların payları oranında el atmanın önlenmesine ve (N) ile gösterilen yerde ise davalılardan …’in davacıların payları oranında el atmalarının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuzu olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu ve genel arazi kadastrosu yapılmamıştır.
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından çekişmeli taşınmazların yeşil renkli ormanlık alanda kaldıkları, eğimlerinin yüksek olduğu, 1-2 metre boyunda meşe ağaçlarının bulunduğu, kısmende … niteliğinde oldukları ve orman sayılan yerlerden oldukları saptanarak davacı gerçek kişinin tescil talebi yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak; fenni bilirkişi krokisinde 8 nolu taşınmazın içinde bulunan (M) ve (N) harfli ev yerler ile ilgili olarak mahkemece davacı gerçek kişilerin zilyetliğinin söz konusu olabileceği gerekçesi ile davalıların müdahalesinin men ine karar verilmiştir. MY.’nın 715. maddesinde “sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait mallar, devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Aksi ispatlanmadıkça, yararı kamuya ait sular ile kayalar, tepeler, dağlar, buzullar gibi tarıma elverişli olmayan yerler ve bunlardan çıkan kaynaklar kimsenin mülkiyetinde değildir ve hiçbir şekilde özel mülkiyete konu olamaz. Sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait malların kazanılması, bakımı korunması, işletilmesi, kullanılması özel kanun hükümlerine tabidir” denilmektedir. Tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Ormanlar Anayasa ile güvence altına alınmış olup, ormanlar ve üzerine dikilen, ekilen şeyler şahısların mülkiyetinde olamayacağı gibi ormanlar üzerindeki zilyetlik gerçek kişilere bir hak sağlamaz. Bu hususlar göz önüne alınarak orman olduğu belirlenen taşınmazlar üzerinde hak sahibi olmayan gerçek kişi yararına el atmanın önlenmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Belirtilen nedenler ile gerek tescil gerekse el atmanın önlenmesine ilişkin davanın tamamen reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşünceler ile kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 11.06.2009 günü oybirliği ile karar verildi.