Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/7813 E. 2009/9415 K. 08.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7813
KARAR NO : 2009/9415
KARAR TARİHİ : 08.06.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
TAVZİH TALEP EDEN : …
DAVACILAR : … … VD.
MÜDAHİL :…

Taraflar arasında görülen orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18/10/2005 gün ve 10925- 12446 sayılı düzelterek onama kararında özetle; “Davacılar … ve arkadaşları 11.12.1992 tarihli dava dilekçeler ile 27 nolu orman kadastro komisyonunca Seydiköy Sarnıçlı Çiftliğinde yapılan ve orman olduğu kabul edilen tapulu yerlerine ilişkin orman kadastrosunun iptaline karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece 20. Hukuk Dairesinin 06.11.2001 gün 4561-8111 sayılı bozma kararına uyularak davacıların 160 hektarlık bölüm hakkındaki davalarının reddine, diğer konularda bozma kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm müdahil davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06.11.2001 gün 4561-8111 sayılı kararında özetle: “A-1) 1948 yılında yapılan ve 1949 yılında kesinleşerek Şubat 49 tarih 29 numarada 2874 hektar (28.740.000 m2) yüzölçümü ile Hazine adına tapuya tescil edilen … Ormanına ait orman kadastrosunun yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olduğu ve buna dayalı olarak oluşturulan tapu kaydının da yasalar karşısında geçerliliğini koruduğu,
2) Bilirkişilerin verdikleri raporların yasa hükümlerine uygun olduğu ve 4785 Sayılı Yasa karşısında yasal değerini yitirmiş olan (aslında çekişmeli yer dışında başka parsellere uygulandığı anlaşılan) davacı tarafın tapu kayıtlarının uygulanması yararlarına herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağından yeniden keşif ve uygulama yapılmasına gerek olmadığı,
3) … Devlet Ormanı ile ilgili olarak 1985 yılından beri Yönetimce orman tahdit komisyonlarına verilen görevin APLİKASYON ve 2/B madde uygulamasına ilişkin olduğu, komisyonlar da kendilerine verilen görev doğrultusunda işlem yapıp, son olarak 1948 yılında yapılan ve kesinleşerek tapuya tescil edilen … Devlet Ormanının dış sınırları esas alınarak, dosyadaki harita ve bilirkişi raporlarına göre, bu Devlet Ormanının ortasında kaldığı halde, yanıltılan işlemler sonucu idarece iade oluru verilen, daha sonra … bir olurla geçmişe etkili olarak geri alınan 160 hektar bölümle birlikte bir bütün olarak (27) numaralı orman kadastro komisyonu tarafından yapılan ve 03.06.1992 tarihinde ilana çıkartılan APLİKASYON VE 2/B MADDE UYGULAMASI işlemlerine karşı temyize konu davanın gerçek kişiler tarafından açıldığı, işlemin ikinci kadastro olmadığı, Dairenin 07.07.1992 gün 1992/6313-3606 sayılı kararı ile daha birçok kararında kabul edilen ilkeye göre “esasen Devlet Ormanı olan ve Devlet
-2-
2009/7813-9415

Ormanı sınırları içinde kalmaya devam eden taşınmazların tekrar sınırlandırmaya tabi tutulması yersiz ve geçersiz olduğu gibi, bunu takiben özel orman statüsüne tabi tutulması gerektiğine karar verilmesi dahi yasal dayanaktan yoksun ve YOK HÜKMÜNDE olduğu” esasen yapılan ve davaya konu edilen işlemlerin aplikasyon ve 2/B madde uygulaması olduğu, düzeltilmesi istenilen Dairenin önceki bozma kararında çoğunluk ve azınlık oylarınca da kabul edildiği,
Yukarıda açıklandığı ve mahkemenin de kabulünde olduğu gibi 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulaması sonucu orman rejimi dışına çıkartma ya da çıkartmama yetkisi orman kadastro komisyonlarına ait olup, gerçek kişilerin çıkarma ya da çıkarmama konusunda Orman Yönetimini zorlayamayacağı gibi, devlet ormanlarından orman rejimi dışına çıkartma işlemi yasa hükmü gereği olarak HAZİNE YARARINA olacağından Dairenin kararlılıkla uyguladığı ve Hukuk Genel Kurulunun 1994/690 K. ve 1994/729 K. ve 1994/863 K. sayılı ilamlarıyla benimsediği içtihatlara uygun olarak gerçek kişilerin, somut olayda davacıların DAVA AÇMADA HUKUKİ YARARI ve AKTİF DAVA EHLİYETİ bulunmadığı ve yapılan APLİKASYON DA doğru olduğundan, mahkemece davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, karar düzeltme istemi üzerine yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşılmakla Orman Yönetimi ve Hazinenin karar düzeltme isteğinin kabulü ile dairenin bu konuya ilişkin verdiği 12.12.2000 gün 2000/6967-10494 sayılı BOZMA kararının kaldırılarak davacı … ve arkadaşlarının tüm temyiz itirazlarının REDDİYLE mahkemenin 13.04.2000 gün 1992/147-30 sayılı kararının bu bölümünün ONANMASI,
B- Mahkemece 14.08.1957 tarihli özel orman oluruna konu olduğu kabul edilerek “30.10.1996 ve 11.11.996 tarihli harita mühendisi bilirkişilerin düzenlediği haritalarda hudutları gösterilen yeşil renkli 160 Hektarlık alana münhasır olmak üzere davanın kabulü ile bu kısım yönünden (27) numaralı orman tahdit komisyonunun yaptığı işlemin iptali ile bu kısmın orman dışına çıkarılmasına” dair verdiği karar bölümüyle ilgili Yönetimlerin karar düzeltme istemlerine gelince: Yukarıda ayrıntılarıyla açıklandığı gibi, özel orman oluru, ilgili Bakana ait olmadığı her haliyle belli ve açık olan sahte imzayla başlatılan ve idare yanıltılarak alınan işlemler sonucu verildiğinden; esasen bu 1160 Hektarlık yer de içinde olmak üzere 160 hektarlık yerin dört tarafı hakkında yapılan orman kadastrosu işleminin kesinleşmesi sonucu birlikte Şubat 1949 tarih 29 numarada 2874 hektar yüzölçümüyle Hazine adına tescil edilmiş Devlet ormanı olduğu ve bu 160 Hektarlık bölümün de bitişiğindeki Devlet Ormanı ile bir bütün olup, bu haliyle 5658 Sayılı Yasada tanımı yapılan iade edilecek özel ormanlarla ilgisi bulunmadığı, davacı tapularının önceki maliklerinin iade taleplerinin Orman İşletme Baş müdürlüğünün 02.12.1955 gün 8804 Sayılı Kararı ile ret edilip kendilerine tebliğ edildiği, o tarihte yürürlükte bulunan yasa hükümlerine göre yetkili adli ve idari mercilerde dava açmamış olmaları nedeniyle İADE İŞLEMİNİN REDDİNE dair verilen kararın kesinleştiği, artık bundan sonra idare yanıltılarak yeniden verilen 14.08.1957 tarih 260 sayılı “ÖZEL ORMAN OLUR”unun Yasalar karşısında bir hükmünün bulunmadığı ve yok hükmünde olduğu, bu nedenle 160 hektarlık bölümün dahi kesinleşmiş ve Şubat 1949 tarih 29 numarada tapuya tescil edilmiş orman tahdidi içinde olma halini sürdüğünün kabulü gerektiği, bu düşüncelerle orman kadastro komisyonlarınca 160 Hektarlık bölümle ilgili 14.08.1957 tarihli iade oluru gözönünde bulundurulmadan APLİKASYON ve 2/B MADDE uygulama çalışmaları yapıldığı, Orman Bakanlığınca, aslında yok hükmünde olan 14.08.1957 tarih ve 260 sayılı olurun sonradan … bir işlemle geçmişe etkili olarak geri alındığı, bu işlemlerde yasalara aykırı bir yön bulunmadığı,
Yine somut olayla benzer olan ve …-Ulubey Kadastro mahkemesince “davaya konu ormanla ilgili olarak 04.10.1950 tarihinde idarece YASALARA AYKIRI şekilde ÖZEL ORMAN OLURU VERİLMEK SURETİYLE Hazineye ait olan mülkiyetin davacılar ve selefleri üzerine geçirilmesi sonucunu doğuracak şekilde yapılan tasarrufun hukuken hüküm ifade etmeyeceği, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesinin uygulanması hakkındaki yönetmeliğin 25/6 maddesine göre (Devlet ormanları gerçek ve tüzel kişilere o günkü mevzuata aykırı olarak intikal etmiş ise, o yer Devlet ormanı olarak sınırlandırılır) hükmü karşısında gerçek kişilerin tapuya ve Bakanlığın 04.10.1950 tarih ve 5089/1 sayılı özel orman OLURUNA dayanarak gerçek kişilerin 1998 yılında açtığı orman kadastrosuna itiraz davasının reddine” dair verilen
-3-
2009/7813-9415

03.03.2000 gün 1998/190-4 sayılı kararının Dairenin 09.10.2000 gün 6997/7610 sayılı kararı ile “tapu kaydının özel orman tapusu olmayıp kışlak tapusu olduğu, tapunun taşınmaza uyduğu kabul edilse bile 4785 Sayılı Yasa karşısında bu tapuya değer verilemeyeceği, Orman Genel Müdürlüğünün 04.10.1950 gün 5089/1 sayılı teklifi ve Bakanlığın onayı ile uygun görülen özellik olurunda yazılı gerekçelerin dava konusu ormanla bağdaşmadığı saptanarak taşınmazın tamamının Devlet ormanı olduğu kabul edilip gerçek kişilerin davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı” gerekçesiyle oybirliği ile onandığı ve karar düzeltme isteminin de reddedildiği, böylece 1950 yılında yasalara aykırı olarak verilen özel orman olurunun 48 yıl sonra 1998 yılında özel orman sahipleri tarafından açılan orman kadastrosuna itiraz davasında yok hükmünde olduğunun Daire tarafından kabul edildiği,
Somut olayın yukarıda yazılı Daire içtihadına uygunluk arz ettiği, dava konusu 160 hektarlık bölüm hakkında verilen özel orman olurunun fiili durumla bağdaşmadığı, daha önce verilmiş 02.12.1955 tarihli iade isteminin reddine ilişkin karar kesinleştikten sonra, o ret işlemi geçerliliğini sürdürürken idare yanıltılarak verilen 14.08.1957 tarih 260 sayılı “ÖZEL ORMAN OLURUNUN” yasal dayanağının bulunmadığı, bu nedenle 160 Hektarlık bölümle ilgili olarak yerel mahkemenin verdiği, ORMAN DIŞINA ÇIKARMA yönündeki kararının Dairece araştırmaya yönelik olarak bozulmasının isabetsiz olduğu, karar düzeltme istemi sonucu yeniden yapılan inceleme ile anlaşılmakla, davalılar Orman Yönetimi ile Hazinenin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile dairenin bu bölümle ilgili 12.12.2000 gün 2000/6967-10494 sayılı ARAŞTIRMAYA YÖNELİK BOZMA KARARININ kaldırılarak, davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabul edilmesine ve 160 Hektarlık bölümün ORMAN SINIRLARI DIŞINA ÇIKARMASINA dair 13.04.2000 gün 1992/147-30 sayılı mahkeme kararının bu 160 Hektarlık BÖLÜM HAKKINDA, davacı … ve arkadaşlarının DAVALARININ REDDİNE KARAR VERMEK üzere BOZULMASI gerektiği sonucuna varıldığı ve sonuç olarakda;
1- (27) numaralı orman kadastro komisyonu tarafından … Devlet Ormanında 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ve aplikasyon konusunda yaptığı işlemler yönünden davacıların DAVA AÇMADA HUKUKİ YARARI ve AKTİF DAVA EHLİYETİ bulunmadığından ve yapılan APLİKASYON da doğru olduğundan, mahkemece bu gerekçelerle davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, karar düzeltme istemi üzerine yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşılmakla, Orman Yönetimi ve HAZİNENİN KARARI DÜZELTME İSTEĞİNİN KABULÜ ile dairenin bu konuya ilişkin verdiği 12.12.2000 gün 2000/6967-10494 sayılı BOZMA kararının kaldırılmasına ve davacı … ve arkadaşlarının tüm temyiz itirazlarının REDDİYLE mahkemenin 13.04.2000 gün 1992/147-30 sayılı kararının bu bölümünün ONANMASINA,
2- 14.08.1957 tarih 260 sayılı özel orman oluruna konu olduğu kabul edilerek 30.11.1996 ve 11.11.1996 tarihli harita mühendisi bilirkişilerin düzenlediği haritalarda hudutları gösterilen yeşil renkli 160 Hektarlık bölümle ilgili olarak yerel mahkemenin verdiği, ORMAN DIŞINA ÇIKARMA yönündeki kararının Dairece araştırmaya yönelik olarak bozulmasının isabetsiz olduğu, karar düzeltme istemi sonucu yeniden yapılan inceleme ile anlaşılmakla, davalılar Orman Yönetimi ile Hazinenin KARAR DÜZELTME İSTEMLERİNİN KABULÜ ile, bu konuyla ilgili Dairenin 12.12.2000 gün 2000/6967-10494 sayılı ARAŞTIRMAYA YÖNELİK BOZMA KARARININ kaldırılarak, davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabul edilmesine ve 160 Hektarlık bölümün ORMAN SINIRLARI DIŞINA ÇIKARMASINA dair 13.04.2000 gün 1992/147-30 sayılı mahkeme kararının bu 160 Hektarlık BÖLÜM HAKKINDA, davacı … ve arkadaşlarının DAVALARININ REDDİNE KARAR VERMEK üzere mahkeme kararının BOZULMASINA karar verildiği, mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra Hazinenin 10.05.2002 tarihli dilekçe ile dava edilen yerin orman niteliği ile Hazine adına tescilini ve Şubat 1949 tarih 29 numaralı orman nitelikli tapu kaydına konulan “hükümsüz kalmıştır” şerhinin ve özel orman olurunun iptali istemiyle davaya katıldığı anlaşılmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1949 yılında yapılan ilk orman kadastrosu, 1981 tarihli 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1985 tarihli 26 nolu orman kadastro komisyonunca yapılan 2896 Sayılı Yasayla değişik orman kadastrosu ve 2/B uygulaması ile en son 03.06.1992 tarihinde ilan edilen 27 nolu orman kadastro komisyonunca yapılan 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasayla değişik aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece hükmüne uyulan kesin bozma kararına göre işlem yapılarak ve Ziraat Vekilinin sahte imzasıyla başlatılan Orman Genel Müdürlüğünün 14.08.1957 gün Şube 5 H. No:5060 – 260 sayılı “özel orman oluruna” konu olan 160 hektarlık özel orman olurunun yok sayılarak davacı gerçek kişilerin bu 160 hektarlık bölüm hakkında açtıkları davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ne var ki; bozma kararından sonra … 10.05.2002 tarihli dilekçe ile 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesine göre davaya katılarak 14.08.1957 tarih 260 sayılı özel orman olurunun iptalini ve yine … Devlet Ormanına ait 2874 hektar yüzölçümlü Şubat 1949 tarih 29 (gittisi Aralık 1995 tarih 1) numaralı tapu kaydı üzerine Orman İşletme Müdürlüğünün 05.09.1957 gün 2364-16/6735 sayılı yazısı dayanak gösterilerek 13.09.1957 gün ve 2348 yevmiye ile konulan “bu kayıt Orman İşletme Müdürlüğünün yazılarına istinaden hükümsüz kalmıştır” şeklindeki şerhin de iptalini istediği halde, kişilerinin davası reddedilmekle aslında … Devlet Ormanına ait 2874 Hektar yüzölçümlü Şubat 1949 tarih 29 ve bunun gittisi Aralık 1995 tarih 1 numaralı kayda geçerlilik tanınmış ve böylece özel orman oluru iptal edilmiş ve yasal dayanağı bulunmayan sözü edilen şerh de zımnen kaldırılmış ve böylece 1949 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen ve Şubat 1949 tarih 29 numarada tapuya tescil edilen orman kadastrosu ile dayanağı harita ve daha sonraki yıllarda yapılan aplikasyon sınırlarının hukuken geçerli olduğu konusundaki davacı Hazinenin 10.05.2002 tarihli müdahale dilekçesindeki talepleri kabul edilmiş ise de, tapudaki şerhin açıkça kaldırılmaması ve yine 160 hektarlık bölümün bitişik ormanla birlikte orman niteliğiyle tescil edilmemiş olması, hükmün infazı sırasında duraksama yaratacağından, davacı Hazinenin temyiz itirazları yerinde ise de, bu maddi yanılgı yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, kararın düzeltilmesi uygun görülmüştür.
Bu nedenle, mahkemenin 21.04.2004 gün ve 2002/2-2004/12 sayılı kararının hüküm (karar) bölümünün 1. paragrafının sonuna [… Devlet Ormanına ait Şubat 1949 tarih 29 ve bunun gittisi Aralık 1995 tarih 1 numaralı tapu kayıtlarının şerhler ve beyanlar hanesine 13.09.1957 tarih 3748 yevmiye numarası ile konulan “Bu kayıt Orman İşletme Müdürlüğünün 05.09.1957 tarih ve 2364-16/6735 sayılı yazılarına istinaden hükümsüz kalmıştır” şeklindeki şerhin İPTALİNE ve yine Orman Umum Müdürlüğünün 14.08.1957 tarih Şube 5 No: 5060 – 260 sayılı yazılarına dayanılarak verilen 14.08.1957 tarihli “özel orman olurunun” İPTALİNE, 30.11.1996 ve 11.11.1996 tarihli Harita Kadastro Mühendisi Sabit Tokdemir ve arkadaşlarının düzenlediği haritada hudutları gösterilen yeşil ile … 160 hektarlık bölümün de bitişikteki geniş … Devlet Ormanı ile birlikte bir bütün olarak Şubat 1949 tarih 29 ve bunun gittisi Aralık 1995 tarih 1 numaralı tapu kaydı ve dayanağı orman kadastro haritası ile aplikasyon haritası kapsamında kaldığı anlaşılmakla, daha sonra bu ormanda 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarılıp, Orman Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğünce 2/B madde işleminin iptali için dava açılmadan kesinleşen ya da mahkemede dava açılmış olsa bile hakkındaki dava red edilerek 2/B madde uygulaması kesinleşen 2/B madde sahalarının yüzölçümü … Devlet Ormanın yüzölçümünden düşülerek geriye kalan orman alanının 160 Hektarlık bölümle birlikte bir bütün olarak bu yere ait arazi kadastro paftaları üzerinde aplikasyon haritasındaki sınırlar esas alınarak gösterilip, buna göre yüzölçümü de hesaplanmak suretiyle 6831 Sayılı Yasanın 11/4. maddesi gereğince aynı köy son ada ve parsel numarası verilerek 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 22/son maddesi gereğince kayıt ve belgeler aktarılarak … Devlet Ormanı ismi ile … adına tapuya tesciline] cümlesi yazılmasına, mahkeme kararının böylece düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA” karar verilmiş ve onama ilamı taraflara tebliğ edilerek hüküm kesinleşmiştir.

Mahkemece, kesinleşen ilamın gereği ve infazı için ilamın onaylı bir örneği … Kadastro Müdürlüğüne bağlı … Kadastro Şefliğine gönderilmiştir.
Gaziemir Kadastro Şefliğinin 29/05/2007 gün ve 238 sayılı yazısında ve eki olan 07/04/2008 tarihli inceleme raporunda özetle;
[İlgi a) yazı ile… İlçesi hudutları içerisinde bulunan 2874 hektar yüzölçümlü … Devlet Ormanına ait … Kadastro Mahkemesinin E. 2002/2 Esas ve 2004/12 karar sayılı ilamı ile kesinleşen mahkeme kararının infazı için gerekli çalışmaların yapılması istenmiştir.
İlgi b) yazı ile de belirtilen işlemlere ait dosyaların … 7. Asliye Hukuk mahkemesine teslim edilmesi nedeni ile çalışmalara henüz başlanılmadığı belirtilmiştir.
Mahkeme kararının infazı için idareniz tarafından gönderilen kadastro haritaları ve koordinat çizelgelerinden yararlanmak üzere ön çalışmalara başlanılmış, bu çalışmalar esnasında OS: 1862, OS:1874 ve OS: 1876 nolu tahdit noktalarının 1/5000 ölçekli orman kadastro haritalarındaki tersimatlarının hatalı olduğu, dolayısıyla kültür arazisi, orman ve 2/B’lik sahaların alanlarında ve konumlarında değişikliklere neden olduğu görülmektedir.]
Konunun idarenizce incelenmesi, koordinatlarda değişikliğe gidilip gidilemeyeceği, aksi takdirde 2874 hektarlık … Devlet Ormanına ait alanın yaklaşık 2461 hektara düşmesinin söz konusu olduğu görülmektedir.
…: 01/04/2004 tarih ve B.18. OGM.1.05MA.DT.13938/5028 … sayılı … İşletme Müdürlüğü’nün yazısı sonucu alınan inceleme raporunda;
Özet olarak; İlgi yazılar üzerine… İlçesi hudutlarında bulunan … Devlet ormanına ait … Kadastro Mahkemesinin 2002/2 Esas ve 2004/12 karar sayılı kesinleşen ilamının infazının yapılması ve tescili sırsında … kadastro Müdürlüğünce uyuınsuzluğu tespit edilen OS.1862, OS.1874, OS.1876 nolu orman sınır noktalarının haritalarındaki tersimatlarının kontrolü, hata varsa bu hata sonucunda alanda bir kayıp olup olmayacağı ve sonucunda koordinatlarda değişikliğe gidilip gidilemeyeceği konusunun incelenmesi.
İNCELEME : … Devlet Ormanına ait … Kadastro Mahkemesinin 2002/2 Esas ve 2004/12 karar sayılı kesinleşen ilamının infazının yapılması ve tescili sırasında … Kadastro Müdürlüğünce uyumsuzluğu tespit ediien OS.1862, OS.1874, OS.1876 nolu orman sınır noktalarının haritalarının haritalarındaki tersimatlarının kontrolü yapılmış, orman kadastro dosyasında mevcut koordinat değerleri bilgisayar ortamında orman kadastro paftalarının üzerine aktarıldığında, orman kadastro aplikasyon tutanakları ile çelişki arz ettiği görülmüştür. Örneğin Nizalı tapulama parselinin içerisinde kaldığı görülen OS.1875 nolu orman sınır noktasının aplikasyon tutanağındaki yerinin tarifınde “Nokta, Sazpınar mevkiinde Maliye Hazinesine ait çalılık ve fundalık arazi (Ada no:351-parsel no:6-2533 m2-Kadastro) ile yine Maliye Hazinesine ait sazlık (Ada no:260-Parsel no:9 – 29151 m2 – kadastro – 28.06.1954) arasındaki müşterek hududun doğu ucunda eski …-… yolu … -Sazpınar yolunun kasiştiği dört yolda, … Köyü 2 nolu su pompa istasyanunun doğu köşesinden 114 derece ile 22,5 m mesafededir. Beton kazık dikilerek ayrıca enerji nakil hattı direğine yazılarak tespit ve ihya edildi.” denilmektedir. …’nden tutanakta bahsi geçen, … Köyü, 260 ada 9 nolu parsel ile 351 ada 6 nolu parselin tescilli koordine değerleri alınmıştır. 1875 nolu orman sınır nokta orman kadastro paftasında da görünen dört yolun köşesinde detaylı tarif edilmişken paftada ve koordinat değerlerine göre parsel içerisinde kalmaktadır. Ayrıca, 1874 nolu orman sınır noktası paftası ile uyumlu olmadığı tespit edilmiştir. Ancak, mahkeme kararı kesinleştiğinden mahkeme kararında kullanılan orman sınır noktalarına ait uyumsuzlar için idaremizce yapılacak bir düzeltme söz konusu değildir.
Tapulaması grafik yöntemle yapıldığından sayısal koordine değerleri bulunmamaktadır. Ancak, sayısallaştırma işlemi için … Kadastro Müdürlüğünce Köyün tamamı için bir çalışma yapılmamıştır.

-6-
2009/7813-9415

Ancak sayısal değerleri bulunmamasına karşın … Kadastro Müdürlüğünce kesinleşen mahkeme kararının infazının yapılması mümkündür.
Genel Müdürlüğümüzün Fenni hataların düzeltilmesi kapsamındaki 01/11/2005 tarih ve 2925 sayılı talimatında; 6831 sayılı Orman Kanununun 4999 Sayılı Kanunla değişik 9. Maddesi kapsamında fenni hataların düzeltilmesi işleminin uygulanamayacağı yerler başlığı altında “mülkiyet anlaşmazlığının tetkik ve halli mahkemeye intikal etmiş sahalarda ve kesinleşen yargı kararı bulunan yerlerde hiçbir suretle fenni hataların düzeltilmesi işlemi yapılamaz.” denilmektedir. Hukukun ve kuvvetler ayrılığı prensibinin gereği olarak yargıya intikal etmiş yada yargı tarafından verilen kararın kesinleşmesi üzerine bu karara aykırı olarak idaremizce işlem yapılması mümkün değildir. Mevzuatlar gereği mahkeme kararının aynen uygulanması gerektiği kanaati oluşmuştur.
SONUÇ OLARAK; … Devlet ormanına ait … Kadastro Mahkemesinin 2002/2 Esas ve 2004/112 karar sayılı kesinleşen ilamının infazının yapılması ve tescili sırasında … Kadastro Müdürlüğünce uyumsuzluğu tespit edilen OS.1862, OS. 1874, OS.1876 nolu orman sınır noktalannın koordinatlarda ve alan değişikliğe gidilmesi, suretle fenni hataların düzeltilmesi işlemi yapılamaz.” denildiğinden ve hukukun ve kuvvetler ayrılığı prensibinin gereği olarak yargıya intikal etmiş ya da yargı tarafından verilen kararın kesinleşmesi üzerine bu karara aykırı olarak idaremizce işlem yapılması mümkün değildir. Mevzuatlar gereği mahkeme kararının aynen uygulanması gerektiği kanaati oluştuğunun bildirilmesi üzerine, … Kadastro Müdürlüğünün 05/05/2008 gün ve 678 sayılı yazılarıyla tavzih istemli olarak kadastro mahkemesine başvurulmuştur.
… Tavzih istemlerinde özet olarak;
Davacılar … ve arkadaşları tarafından Orman Işletme Müdürlüğü aleyhine … Kadastro Mahkemesine 2002/2 esasında orman kadastrosunun aplikasyonu ve 2/B işlemlerinin iptali yönünde açılan dava Yargıtay 20 H.D.’nin 18/10/2005 gün ve 2005/10925- 12446 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.
Kesinleşen Mahkeme Kararı infaz için ilk önce… Tapu Sicil Müdürlüğüne daha sonra da teknik işlemlerin yapılması için Müdürlüğümüze bağlı… Kadastro Şefliğine intikal etmiştir.
Kararın büyük bir alanı kapsaması nedeni ile ön çalışmaları yapılmış ve yapılan çalışmalar sonucunda 05/02/1949 tarih ve 29 sırada tapu kaydı bulunan 2874 hektarlık … Devlet Ormanının, Orman idaresince oluşturulan koordinatlarına göre alanın 2461 hektara düştüğü belirlenmiştir. Ayrıca, 03/06/1992 tarihinde kesinleşen … Orman kadastrosuna ait dosya içeriğinde yer alan OS.1862, OS.1874, OS.1876 nolu orman tahdit nokta koornidatlarının orman kadastro paftasına uyuşum sağlamadığı, dolayısıyla bu noktaların farklılığından dolayı tahdit dışı civar parsellerde lehte ve aleyhte durumlar oluşmaktadır.
Belirlenen bu eksiklikler orman idaresi ile yapılan yazışmalarda da tespit edilmekle birlikte orman idaresinden alınan 14/04/2008 tarih ve 5773 sayılı yazı ve eki inceleme raporunda görüleceği üzere kesinleşmiş yargı kararı bulunması nedeni ile orman tahdit haritaları ve koordinatlarında düzeltme yapmalarının mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Bu nedenlerle, Mahkemenizin E.2002/2 Esasında görülerek kesinlik kazanan … Devlet Ormanına ait orman kadastrosu ve 2/b işlemlerinin bu kararla birlikte tescil edilmesi halinde ekli orman paftalarında görüleceği üzere OS.1862, OS.1874, OS.1876 nolu noktaların kısmen orman ve 2/B tahdit sınırını küçülttüğü, kültür arazisinde kalan yerleri 2/B’lik sahada bıraktığı, orman dışında kalan yerleri de orman tahdit sınırları içerisinde kalması gibi durumların oluşmasına neden olacaktır ki bu da ileride telafisi güç zararlar doğurarak gerek kamunun gerekse şahısların hak kaybına neden olacaktır.
Bu nedenlerle, Mahkemenizin E. 2002/2 esasında yargılaması yapılarak kesinleşen … Devlet Ormanına ait orman kadastrosu ve 2/B işlemlerine ait dosya içeriğindeki belgelerin 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 22 son fıkrası gereğince koordinat, alan gibi teknik yönetmeliğe uygun hale getirilmesi halinde tapu kütüğüne aktarılması mümkün olacağından mahkemenizce verilen 24/07/2006 tarih ve E. 2002/2- K.2004/12 sayılı kararın tavzih edilmesi hususunu mahkemeden talep etmiştir.
Tavzih dilekçesi geldikten sonra taraflara tebliğ edilmiştir.
… Kadastro Mahkemesi 24/07/2008 gün ve 2002/2 E.-2004/12 K.sayılı tavzih istemli kararında özet olarak;
“02/07/2008 tarihli … ve arkadaşları vekilinin dilekçesinde; talebin reddinin istendiği, Hazine vekilinin talebin reddini istediği, Orman İdaresi vekilinin talebin reddini istediği anlaşılmıştır.
Orman İdaresinin 07/04/2008 tarihli harita mühendisi … Karagüzel, işletme avukatı …, işletme şefi … Köle, İşletme Müdür Yardımcısı … …, Kadastro Mülk Şefi …’ın imzalı raporunda, 1975 nolu 1874 nolu ve 1862 nolu orman sınır noktalarının haritalardaki telsimatlarının kontrolünün yapıldığını, orman kadastro dosyasında mevcut koordinat değerleri bilgisayar ortamında orman kadastro paftalarının üzerine aktarıldığında orman kadastro aplikasyon tutanakları ile çelişki görüldüğünü, tappulama grafik yöntemle yapıldığından sayısal koordine değerleri bulunmadığını, sayısallaştırma işlemi için … Kadastro Müdürlüğünce köyün tamamı için bir çalışma yapılmadığını, … Kadastro Müdürlüğünce kesinleşen mahkeme kararının infazının yapılmasının mümkün olduğunu beyan ettikleri anlaşılmıştır.
Orman İdaresi vekili 17/07/2008 tarihli mahkemeye verdiği dilekçede, her ne kadar müdürlük teknik elemanlarınca 07/04/2008 tarihli inceleme raporunda bazı noktalardaki hata ve uyumsuzluktan bahsedilmiş ise de bu hataların 1949 yılında yapılan orman tahdit çalışmalarında uygulanan yöntem ve ölçü sistemleri ile daha sonra yapılan aplikasyon sırasındaki ölçü tekniklerindeki farklılıktan kaynaklandığını, yıllar içerisinde zeminde meydana gelen değişiklikte dikkate alındığında bazı kaymaların muhtemel olduğunu, asıl olanın ilk orman tahdidi olduğunu, aplikasyonun ise … bir tahdit olmayıp mevcut tahdidin zemine aplike edilmesi olduğunu, aplikasyon işleminin ilkt tahdide aykırı olmasının mümkün olmadığını, dava konusu yerde yapılan tapulama işleminin grafik yöntemle yapıldığında sayısal koordine değerleri bulunmadığını, … Kadastro Müdürlüğünce köyün tamamı için sayısallaştırma çalışması yapılmadığını, kadastro müdürlüğünce kesinleşen kararın infazının yapılmasının mümkün olduğunu, kararın kesinleştiğini, Yargıtay yerleşik içtihatları gereğğince de tavzih ile mülkiyet aktarımı niteliğinde harita ve krokilerde şekil değişikliği yaratan koordinat bozulması gibi konularda karar verilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle tavzih talebinin reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Orman İdaresi vekili tarafından mahkemeye ibraz edilen Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 1999/1968 Esas 1999/1973 Karar sayılı … Kadastro mahkemesinin 1989/256-1991/37 karar sayılı dosyası ile ilgili olarak davacı gerçek kişinin 3 ada 1 sayılı parselin önce mahkemece hükme bağlandığını, aynı koordinatlar ve kroki içeriği miktarının zemine göre farklı olduğunu ileri sürerek bu miktarın zemine uygun şekilde düzeltilmesini istediğini, yerel mahkemenin ise kurduğu hükümde kroki üzerinde değişiklik yaparak bazı kesimleri içeriye alıp tavzih kuralları aşılmak suretiyle krokilerin miktarları değiştirilmek suretiyle … bir hüküm oluşturduğunu, tavzihte; mülkiyet aktarılması şekil değişikliği, koordinat bozulmasının söz konusu olamayacağını belirterek kararı bozmuştur.
Dosya kapsamı, … Kadastro Müdürünün talebinin içeriği, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2005/10925-12446 karar sayılı ilamının içeriği, taraf vekillerinin beyanı, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 1999/1968-1999/1973 karar sayılı ilam örneği nazara alınarak, her ne kadar … Kadastro Müdürü Mahkememizin 2002/2 -2004/12 karar sayılı 20. Hukuk Dairesinin 18/10/2005 tarih 2005/10925-12446 karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanan ve kesinleşen karar dosyasındaki … Devlet Ormanına ait orman kadastrosu ve dosyasındaki … Devlet Ormanına ait orman kadastrosu ve 2/B işlemlerine ait belgelerin 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 2/B son fıkrası gereğince koordinat alan gibi teknik yönetmeliğe uygun hale getirilmesini istemiş ise de, 07/04/2008 tarihli orman idaresinin inceleme raporu, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 1999/1968-1999/1973 karar sayılı ilamının içeriği, dosya kapsamı, Yargıtay 20. Hukuk dairesinin 2005/10925-2005/12446 karar sayılı ilamının içeriği tüm olarak değerlendirildiğinde, … Kadastro Müdürlüğünün tavzih talebi yerinde görülmediğinden Yukarıda izah olunan nedenlerle yerinde görülmeyen TAVZİH TALEBİNİN REDDİNE” karar verilmiş, hüküm Maliye Bakanlığı adına Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre düzelitlerek onanan Kadastro Mahkemesinin 21/04/2004 gün ve 2002/2-2004/12 sayılı kararında, yörede 3116 Sayılı Yasaya göre 1948 yılında yapılıp kesinleşen ve Şubat 1949 tarih 29 (gittisi Aralık 1995 tarih 1) numarada tescil edilen ilk orman kadastrosunun sınırlarının iptal edilmediği ve değiştirilmediği gibi, daha sonra 1744, 2896 ve 3302 Sayılı Yasalara göre yapılan aplikasyon ve 2. ve 2/B madde uygulamalarında da bu sınırlar değiştirilmemiştir. Davacı … ve arkadaşlarının … Devlet Ormanı sınırları içinde kalan 160 hektarlık alana yönelik olarak açtıkları dava 160 hektarlık alanında 1948 yılında yapılan ve kesinleşerek tapuya 2784 hektar olarak tescil edilen tapulu orman alanında kaldığı, 4785 Sayılı yasa kapsamında dayanılan tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği, esasen tapu kayıtlarının bu yönde yapılan arazi kadastrosu sırasında bu davanın konusu olmayan … parsellerine revizyon gördüğü ve o parsellerin kadastro tesbitlerinin kesinleştiği, 5658 Sayılı yasaya göre de iadenin koşullarını taşımadığı ve tapu kaydının niteliği nedeniyle de özel orman sayılamayacağı gerekçeleriyle gerçek kişilerin davalarının reddine dair verilen kararın Dairenin 18/10/2005 gün ve 10925-12446 sayılı ilamındaki şekliyle düzeltilerek onandığı anlaşılmaktadır. Bu dava; … Devlet Ormanı’nın sınırında bulunan taşınmaz malikleriyle görülen bir dava değildir. Sözü edilen davaya konu olan yer, … Devlet Ormanın içinde bulunan 160 hektarlık sahadır. Kadastro Mahkemesinin kesinleşen 21/04/2004 gün ve 2002/2 – 12 sayılı kararı ile 1948 yılında kesinleşen ve Şubat 1949 tarih 29 numarada tescil edilen orman kadastro sınırlarının aynen geçerli olduğu tesbit edilmiş, kadastro müdürlüğü ile Orman İdaresi arasındaki yazışmalardan, yörede kadastro işleminin basit grafik yöntemle yapılıp, sayısal koordine değerlerinin bulunmadığından Şubat 1949 tarih ve 29 numarada … Devlet Ormanı olarak tapuya tescil edilen 2874 hektarlık alanın 2461 hektara düşeceği ve 1862, 1874 ve 1876 OS.noktalarının koordinatlarının orman kadastro paftasının uyum sağlamadığı, bu nedenle orman kadastrosu dışında kalan komşu parsellerde lehde ve aleyhde … durumlar oluşacağı, dosyadaki belgelerin teknik yönetmeliğe uygun hale getirilmesi halinde 3402 Sayılı Yasanın 22 son maddesine göre tapu kütüğüne aktarılabileceği belirtilmekte, … İşletme Müdürlüğünün 01/04/2008 gün ve 5025 Sayılı Yazısı ile Harita Mühendisi … Karagüzel başkanlığında kurulan heyetin 07/04/2008 tarihinde düzenlediği “inceleme raporunda ” 1862, 1874, 1876 orman sınır miktarlarının koordinatlarında hatalar bulunduğu, ancak Genel Müdürlüğün Fenni Hataların Düzeltilmesi Konusundaki 01/11/2005 gün ve 2929 sayılı talimatında; mülkiyet anlaşmazlığının tetkik ve halli mahkemeye intikal etmiş sahalarda ve kesinleşen yargı kararı bulunan yerlerde fenni hataların düzeltilmesi işlemi yapılamayacağı bildirilmiştir. Kadastro Mahkemelerinin sözü edilen kararı 1862, 1874 ve 1876 yılında başka bir orman sınır noktasının yerinin tesbitine ilişkin değildir. Bu nedenle; 07/04/2008 tarihli inceleme raporundaki değerlendirme 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 9. Maddesine ve Genel Müdürlüğü 01/11/2005 günlü talimatına uygun değildir. 18/11/2003 tarihinde yürürlüğe giren 4999 Sayılı Yasa ile 6831 Sayılı Yasanın 9. Maddesine eklenen 7. fıkra ile 3402 Sayılı Yasanın 41. maddesine paralel bir hüküm getirilmiştir. Bu hükme göre “Orman tahdidi veya kadastrosu yapılıp ilan edilerek kesinleşmiş yerlerde, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hatalar tesbit edildiğinde, bu hatalar Orman Genel Müdürlüğgünün bilgisi ve denetimi altında orman kadastro komisyonlarınca düzeltilir. Düzeltme, 10. Maddeye göre ilan olunur. İlan tarihinden itibaren otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması amacıyla Sulh Hukuk Mahkemesine dava açılmadığı takdirde yapılan düzeltme kesinleşir.”

Yine 27/01/2009 günü yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen 4. Maddenin 3. fıkrası ile “Bu maddeye göre yapılacak kadastro sırasında orman ve Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin sınır nokta ve hatları, orman kadastro tutanakları esas alınmak suretiyle orman işletme müdürlüğünce görevlendirilecek en az bir orman yüksek mühendisi ya da orman mühendisinin iştirak ettirildiği kadastro ekibince zemine aplike edilir. Bu çalışmalar sırasında kadastro veya orman haritalarında düzeltmeyi gerektiren tutanak, pafta ve zemin uyumsuzluğunun tespiti halinde, yukarıda oluşturulan kadastro ekibince teknik mevzuata uygun hale getirilir. Bu çalışmalara kadastro kontrol mühendisi de iştirak ettirilir. Çalışma sonucunda bir zabıt düzenlenir ve bu zabıt ekip görevlileri ile kontrol mühendisi tarafından birlikte imzalanır. Düzeltme işlemleri orman mevzuatı ile tapu ve kadastro mevzuatına göre yapılmış ve bu kanuna göre yapılacak askı ilanı ile de ilan ve tebliğ edilmiş sayılır.”
O halde; 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 9/7. Maddesi gereğince Orman Kadastro Komisyonunun 1948 yılında sınırları kesinleşen … Devlet Ormanının sınırlarındaki aplikasyon, ölçü – çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan fenni hataları düzeltip ilan etmesi ve işlemin kesinleşmesinden sonra da Orman Yönetiminin kesinleşen Kadastro Mahkemesinin 21/04/2004 gün ve 2002/2- 12 sayılı kararının tapuya tescilini yaptırması gerekir.
… Devlet Ormanının kadastrosu 1948 yılında kesinleştiği, yörede arazi kadastrosu bu tarihten çok sonra yapıldığı anlaşılmaktadır. 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddesindeki “Evvelce tesbit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci defa kadastroya tabi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medeni Kanununun 1026 ncı maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro, tapu sicil müdürlüğünce re’sen iptal edilir.” hükmü gereğince 6831 Sayılı Yasanın 9/7. Maddesi hükmüne göre belirlenerek … Devlet Ormanı sınırları içinden daha sonra yapılan arazi kadastrosu sırasında hata ile tapu kaydı oluşturulmuşsa, arazi kadastrosu ile yapılan işlem ikinci kadastro olup, bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddesi gereğince tapu sicil müdürlüğünce resen iptal edilir ya da Orman Yönetimi veya Hazine tarafından açılacak dava sonucunda mahkemece iptal edilir.
O halde; mahkemenin, tavzih talebini ret etmesi bu gerekçelerle doğrudur. Hazinenin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA 08/06/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.