Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/7880 E. 2009/9732 K. 11.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7880
KARAR NO : 2009/9732
KARAR TARİHİ : 11.06.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü, …Mevkii 131 ada 2 parsel sayılı 3607,61 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle tarla niteliğiyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine Vekili dava dilekçesiyle; taşınmazın sınırında orman bulunduğunu, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, bu tür yerlerin imar, ihya ve zilyetlikle kazanılamayacağını bu nedenle yapılan tespitin iptaliyle parselin Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davanın reddine ve dava konusu taşınmazın tespit gibi aynı vasıfla davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece her ne kadar dava konusu taşınmaz toprağının … toprağı niteliğinde bulunduğu, çevresindeki orman sınırının tahditle kesinleştiği, çevrede yitik kişilere ait taşınmaz olmadığı, davalı yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. madde koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de verilen karar dosyadaki bilgi ve belgelere uygun düşmemektedir. Şöyle ki; hükme esas alınan bilirkişi raporlarında çekişmeli taşınmazın % 10-40 eğimli, üzerinde yabani otlar, dikensi bitkiler, öbek öbek üç ayrı yerde pırnal ve bir adet 30 yaşlarında meşe ağacı olan, 4- 5 yıldır tarımsal faaliyet yapılmayan … muhafaza karakteri taşıyan yer olduğunun açıklandığı, bu nedenle davalı yönünden 3402 sayılı yasanın 14. ve 17. Maddesindeki zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği dikkate alınmadan Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı olduğu gibi davanın reddi şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 11/06/2009 günü oybirliği ile karar verildi.