YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7904
KARAR NO : 2009/9931
KARAR TARİHİ : 15.06.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … Köyünde 383 ila 390 orman sınır noktaları ile 4 nolu iç parsel olarak orman sınırları dışında bırakılan daha sonra Şekli ve Hukuki Noksanlıkları İnceleme Komisyonunca 380, 382, 386, 387 ve 388 nolu noktalar iptal edilerek orman alanı genişletilen, ancak 381, 383, 384, 385, 389 ve 390 noktaları ile çevrili P.4 olarak orman sınırları dışında bırakılan ve 02/08/2006 – 02/02/2007 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu sırasında, öncesi orman olan bu taşınmazın orman kadastro komisonu tarafından … arazisi olarak orman sınırı dışında bırakıldığını, işlemin iptali ile taşınmazın orman alanı içine alınmasını istemiştir. Mahkemece davanın reddine, … Köyü orman sınırları 381, 383, 384, 385, 389 ve 390 numarasıyla çevrili P.4 olarak gösterilen 14970.92 m2’lik yerin orman sınırlandırılması dışında kalan işleminin onaylanmasına, tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık askı ilan süresi içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde arazi kadastrosu yapılıp yapılmadığı ve çekişmeli taşınmaza tutanak düzenlenip düzenlenmediği araştırılarak, düzenlenmiş ise tutanak aslı getirtilerek davanın aynı zamanda arazi kadastrosuna da itiraza dönüştüğü kabul edilerek, 3402 Sayılı Yasanın 30/2 maddesi gereğince sicil oluşturulması ve bu dava nedeniyle … hanesi açık olacağından Hazinenin davaya dahil edilmesi gerektiği düşünülmeden karar verilmiştir.
İncelenen dosya kapsamından ve özellikle keşif sonucu bilirkişi kurulu tarafından resmi belgelere dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre, krokide P.4 olarak gösterilen bölümün, memleket haritasındaki ve paftasındaki konumuna göre orman bütünlüğünü, bozup bozmadığı ve 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi kapsamında orman içi açıklığı niteliğinde olup olmadığı araştırılmamıştır.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek, taraf teşkili sağlanmadan ve taşınmazın orman içi açıklığı olup olmadığı değerlendirilmeden ve taşınmaz hakkında sicil oluşturulmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 15/06/2009 günü oybirliği ile karar verildi.