YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7944
KARAR NO : 2009/11506
KARAR TARİHİ : 08.07.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 128 ada 3 parsel sayılı 3.718,34 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle incirlik niteliği ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine; çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek … bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (B) ile işaretlenen bölümünün meşelik niteliği ile Hazine adına, (A) ile işaretlenen kesiminin incirlik niteliği ile davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 12.06.1969 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu vardır.
Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile tespitin iptalini ve Hazine adına tescilini istemektedir.
Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; dava konusu parselin kesinleşen orman kadastro haritasının kapsamı dışında kaldığı ve bu nedenle orman sayılmayan yer olduğu bildirilmiştir.
Ziraat bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise taşınmazın (B) ile işaretlenen bölümünde imar ihya çalışması olmadığı, üzerinde meşe ağaçları ve çalılar bulunduğu, (A) ile işaretlenen kesiminin bir dekarlık bölümünde buğday ekili olduğu, gerisinde çok yaşlı incir ağaçları bulunduğu, 50 yıl önce imar ihya edildiği belirtilmiş ve mahkemece de bu raporlar esas alınarak hüküm kurulmuştur.
Kural olarak bir yerde, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden sonra yapılıp kesinleşen orman kadastrosu varsa o yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının kesinleşen orman kadastrosu harita ve tutanaklarının uygulanması sonucu belirlenecektir.
Nevar ki; davacı Hazine, taşınmazın öncesinin orman olduğu ve bu niteliği nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer olduğu iddiası ile dava açtığına göre, dava konusu taşınmazın yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması yeterli olmayıp zilyetlikle kazanılması koşullarının bulunup bulunmadığının ve ayrıca 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadığının da araştırılması gerekir.
Dairenin geri çevirme kararı üzerine orman yönetimi tarafından gönderilen tahdide ilişkin belgeler arasında çekişmeli taşınmazın önceki zilyetlerinden olan … …’un taraf olduğu … Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.4.1973 gün 1970/301-1973/221 sayılı orman kadastrosuna itiraz kararı ve krokisi bulunmakta olup raporu hükme dayanak yapılan orman bilirkişi tarafından mahkeme kararından hiç söz edilmemiş, mahkeme kararı ve krokisi uygulanmamış, kapsamı belirlenmemiştir. Diğer taraftan Dairenin geri çevirme kararı üzerine orman ve … bilirkişi tarafından düzenlenen 08.04.2009 havale tarihli ek raporun ekinde düzenlenen ancak tarihi belirtilmeyen aplikeli memleket haritasında çekişmeli taşınmazın tamamı etrafında geniş yapraklı orman ağaçları rumuzları bulunan yeşil alanda işaretlenmiştir. Ancak bir örneği dosyada bulunan ve baskı ile bütünleme tarihi gözükmeyen memleket haritası ile … ve orman bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporun ekindeki aplikeli memleket haritası birbirinden tamamen farklı olup çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer ile çevresi tamamen yeşil renkli alanda gözükmektedir. Bu durumda, çekişmeli taşınmazın öncesinin orman olup olmadığı yönünde duraksama olmuştur.
05.11.2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince “…evvelce sınırlaması yapılmış olup da, herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış orman” olması nedeniyle öncesinin orman olup olmadığının da araştırılması ve devletin hüküm ve tasarrufu altında orman sayılan yer olması halinde kesinleşen orman sınırı dışında kalan taşınmaza yönelik Hazinenin davasının kabul edilmesi gerekir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılan orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, işi bitirme, çalışma ve sonuçları ilan tutanağı ile, çekişmeli taşınmazı ve komşularını gösterir şekilde orijinalinden renkli tahdit haritası, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek 2 orman yüksek mühendisi, bulunamaması halinde 1 orman mühendisi ve bir harita mühendisi bulunamaması halinde bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.04.1973 gün 1970/301-1973/221 sayılı orman kadastrosuna itiraz kararının dayanağı olan krokisi, kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 6 ya da 7 orman tahdit sınır (OTS) noktasını ve … Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.04.1973 gün 1970/301-1973/221 sayılı orman kadastrosuna itiraz kararının dayanağı olan krokisinin kapsamını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu hattına ve … Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.04.1973 gün 1970/301-1973/221 sayılı orman kadastrosuna itiraz kararının dayanağı olan krokisine göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ve orman kadastrosuna itiraz kararının krokisi ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli; çekişmeli taşınmazın orman sınırı dışında kaldığının belirlenmesi halinde, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planı çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan,, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; … ve uzman orman bilirkişilerden, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeğini kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine bilgisayar ortamında (… veya benzeri programlar kullanılarak)
çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, keşifte, çekişmeli taşınmaz hakim tarafından gözlemlenmeli, taşınmaz üzerinde neler bulunduğu (bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı vb.) ayrıntılı olarak keşif tutanağına yazılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı, çekişmeli yeri sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, taşınmazın kesinleşen orman sınırı dışında kalıp da … fotoğrafı ve memleket haritasındaki görünüm ve rumuzlara eylemli duruma göre devletin hüküm ve tasarrufu altında ve orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, taşınmazın tamamının veya bir kısmının devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman sayılan yer olması halinde 6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki zilyetlikle kazanılmayacak yer olduğu gözönünde bulundurularak Hazinenin davası kabul edilmeli; böylesine yapılacak uygulama ve araştırma sonunda, çekişmeli parselin kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında ve ayrıca devletin hüküm ve tasarrufu altında öncesi ve halen orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, kadastro tespiti belgesiz zilyetliğe dayalı olarak yapıldığından, davalı gerçek kişinin bu yeri Hazineye karşı 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri gereğince imar-ihya ve zilyetlik yoluyla kazanıldığını kanıtlaması gerekeceğinden, öncelikle davalıdan zilyet tanıkları bildirmesi, daha sonra da Hazineden karşı delilleri istenerek, keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından imar-ihyanın ne zaman başlayıp, hangi tarihte tamamlandığı; bundan sonra, sürdürülen zilyetliğin nasıl ve kaç yıl olduğu ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı konuları sorularak, kendilerinden maddi olaylara dayalı bilgi ve ziraat mühendisinden, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsü, … yapısı ve kullanım biçim ve süresi konularında ilmi verilere dayalı rapor alınmalı; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki 40-100 dönüm kısıtlama araştırması yöntemine uygun yapılmalı; bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.07.2009 günü oybirliği ile karar verildi.