Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/803 E. 2009/1283 K. 02.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/803
KARAR NO : 2009/1283
KARAR TARİHİ : 02.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen markanın hükümsüzlüğü ve sicilden silinmesi davası sırasında davalı taraf vekili 21/07/2008 günlü dilekçesiyle reddi hakim yoluna başvurmuştur.
Bu konuda verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davalı şirket vekili, 21/07/2008 günlü dilekçesi ile, davacı şirket vekillerinden …’un mahkeme hakimi … ‘in teyzesi çocuğu olduğunu belirterek reddi hakim talebinde bulunmuştur.
Mahkeme hakimi …, davalı vekilinin red nedeni olarak ileri sürdüğü hususların duruşma hakimi olarak yapılan tensip zaptı ile taraflara bildirilerek istinkaf edilmesine karşın, konuyu merci sıfatıyla inceleyen Bakırköy 12. Asliye Hukuk Mahkemesince talebin kabul edilmiyerek hakimin istinkafının reddedildiğini, bu kararın davanın taraflarına tebliğ edilmesine rağmen taraflarca temyiz edilmemekle hükmün kesinleştiğini, kaldı ki, davacı şirketin vekillerinden Avukat … ‘nun da yeğeni olan Avukat … ‘un resmi eşi olduğunu belirterek hakim reddi talebinin reddine karar verilmesini istemiş, merci tarafından davalı vekilinin reddi hakim talebi reddedilmiştir.
Öncelikle belirtilmelidir ki; hakimin reddi sebebini bilen tarafın red isteğini en geç ilk oturumda bildirmesi gerekir. Taraf red sebebini davaya bakıldığı sırada öğrenmiş ise, en geç ondan sonraki ilk oturumda … bir işlem yapılmadan önce bu isteğini hemen bildirmek zorundadır. Belirtilen sürede yapılmayan red isteği dinlenemez (H.Y.U.Y.md.34).
Somut olayda; davalı tarafca hakim reddine gerekçe yapılan husus mahkeme hakimince 12/02/2008 günlü tensip zaptında vurgulanarak istinkaf kararı verilmiş, dava dilekçesi ile birlikte tensip tutanağı davalı şirkete 24/05/2008 günü usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Bu nedenle, istemin değerlendirilebilmesi bu yöndeki reddi hakim talebinin en geç ondan sonraki ilk oturumda mahkemeye bildirilmesi ile mümkündür. Davalı taraf hakimin reddini gerektiren hususu 24/05/2008 günü öğrendiğine göre, bu nedene dayanarak reddi hakim talebini en geç 26/06/2008 günlü oturumda dile getirmesi gerekirken 22/07/2008 günlü ikinci oturumda dile getirmiştir.
Kaldi ki; aynı gerekçeye dayalı hakimin istinkaf (hakimin kendi kendini reddi) kararına ilişkin merci kararı dahi davalı tarafca temyiz edilmemiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 02/02/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.