YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8260
KARAR NO : 2009/11399
KARAR TARİHİ : 07.07.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 10/9/2008günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … … MİRASÇILARI … VE ARKADAŞLARI vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 07/07/2009 günü için yapılan tebligat üzerine,duruşmalı temyiz eden davalı … … MİRASÇILARI … VE ARKADAŞLARI vekili avukat … geldi, karşı taraftan davacı … YÖNETİMİ vekili avukat … … geldi,başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … YÖNETİMİ, … Köyü 472 parsel sayılı taşınmazın yörede 1983 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda … devlet ormanı sınırı içinde kaldığı ve meşe ağaçları ile kaplı tüm yönlerinin de orman olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile 472 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydın iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … … MİRASÇILARI … ve ARKADAŞLARI vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosuna dayalı tapu iptali, tescili niteliğindedir. Davaya konu … Köyü 472 parsel sayılı 23250 m2 yüzölçümündeki taşınmaz yörede 1971 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında tarla niteliği ile, vergi kaydı ve zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … VE ARKADAŞLARI adına tespit ve tescil edilmiş olup Halep tapuda aynı kişiler adına kayıtlıdır
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman kadastrosu 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmıştır. Daha sonra … KÖYÜNDE 1980 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1990 yılında 2/B madde uygulaması yapılmış ve kesinleşmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir..
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, her ne kadar davalılar tarafından çekişmeli taşınmazın T. Evvel 1926 tarih 14 sayılı tapu kaydına dayalı olarak 3116 sayılı yasaya göre orman sınırı içine alınma çalışması aleyhine açtıkları orman kadastrosunun iptali davası sonucu … 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 1944/512-1322 sayılı kararı ile çekişmeli taşınmaz hakkında orman sınırlandırılmasının iptal edildiği iddia edilmiş ise de anılan hükmün dayanak krokisi bulunmadığı ve tüm sınırlarının orman olduğu nedeniyle davaya konu 472 sayılı parsele ait oldu kabul edilemeyeceği, bir an için çekişmeli yere ait olduğu kabul edilse dahi 4785 sayılı yasa hükümlerine göre devletleştirildiğinden 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre tahdit içine alınma işleminin yeniden geçerlik kazandığı, bu nedenle dava konusu taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalıların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 625.00.-TL vekalet ücretinin davalı … … MİRASÇILARI … VE ARKADAŞLARI ’dan alınarak davacı … YÖNETİMİ’ne verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 07/07/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.