Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/8261 E. 2009/11159 K. 02.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8261
KARAR NO : 2009/11159
KARAR TARİHİ : 02.07.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı Hazine, 01.02.2008 tarihli dava dilekçesiyle … Köyü (Mahallesi) 9377 ada 8 sayılı parselin, 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, 1989 yılında kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, davalı adına olan tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine 15.12.1989 tarihinde kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parselin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazların incelenmesiyle sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğinde ve 360 m2 yüzölçümünde, tapuda paylı olarak davalılar adına kayıtlı olan çekişmeli parsel, gerçek kişiler ile Vakıfları yönetimi arasındaki dava sonunda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … adına tesciline karar verilen … köyü 337 sayılı parsel ile genel kadastroda 1947 yılı orman kadastrosu sınırları içinde olduğu için tapulama dışı bırakılan alanların 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre tevhit ve ifrazıyla oluşmuştur.
Genel kadastroda 29700 m2 yüzölçümündeki 148 sayılı parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … adına tesbet edilmiş, … Yönetiminin açtığı dava sonunda Tapulama Mahkemesinin Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşen 12.2.1986 gün ve 1981/597-83 sayılı kararıyla, dava kısmen kabul edilip, … yönetiminin tutunduğu tapu kaydı kapsamında kaldığı belirlenen ve bilirkişi rapor ve krokisinde (A) ile gösterilen bölümü 14450 m2 yüzölçümüyle ve 337 parsel sayısı ile … …, (B) ile gösterilen 15250 m2 yüzölçümündeki bölümü de, 148 parsel sayısıyla … yönetimi adına tescil edilmiştir.
2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan imar uygulamasında aynı köy 337 sayılı tapulama\kadastro parselinin 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifrazıyla oluşan çekişmeli 9377 ada 6 sayılı parselin, 2/B sahası olması nedeniyle tapunun iptali ile tescil istemiyle Hazine tarafından … … aleyhine açılan davanın, … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.12.1997 gün ve 1997/133-1097 Sayılı kararıyla, “taşınmazın daha önce 1946 yılında yapılan tahdit içinde ise de, 1952 yılında makiye ayrılan saha içinde kalması nedeniyle” red edildiği, bu kararın Hazine temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince 18.2.1998 gün ve 1998/1455-1998/1840 sayı ile onandığı, Hazinenin karar düzeltme talebi de aynı Dairenin 22.04.1998 gün ve 1998/4493-5012 sayı ile red edilip, hükmün 22.04.1998 tarihinde kesinleştiği, kesin hükme rağmen çekişmeli parselin tapu kaydı üzerinde bulunan 2/B madde şerhi nedeniyle Hazine tarafından … … aleyhine aynı nedenle temyize konu tapu iptali ve tescili davasının açıldığı, somut olayda H.Y.U.Y.’nın 237 maddesinde yazılı kesin hüküm koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır. Davalı gerçek kişi yararına olan bu kesin hüküm gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı Hazinenin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 02/07/2009 günü oybirliği ile karar verildi.