Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/8270 E. 2009/10306 K. 18.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8270
KARAR NO : 2009/10306
KARAR TARİHİ : 18.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki on yıllık süre içinde açılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına itiraz, çekişmenin giderilmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi vekili, … ve Orman Bakanlığı ile Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, davacı tarafın duruşma isteminin yeterli pul eklenmediğinden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı gerçek kişiler vekili 10.04.2002 tarihli dilekçesiyle, …Köyü 172 parsel sayılı taşınmazın, yörede 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı halde, 1993 yılında yapılıp, 30.12.1993 ila 30.06.1994 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosunun aplikasyonu ve sınırlandırması yapılmamış ormanlarda 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu sırasında, orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu, bu yere ait aplikasyon, orman kadastrosu ve 2/B işleminin iptalini, taşınmazın eski hale iadesini ve çekişmenin giderilmesini istemişlerdir.Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE, eski …… … köyü 172 sayılı parselin ekli 07.02.2006 havale tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde (B) ile gösterilen 20550 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin olarak 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamasının iptaline ve çekişmenin bu şekilde giderilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi, … ve Orman Bakanlığı ile Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, on yıllık süre içinde açılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına itiraz, çekişmenin giderilmesi niteliğindedir.
Kesinleşmiş Orman kadastro tutanak ve haritaları ile aplikasyon tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin krokisinde(B) ile gösterilen 20550 m2 bölümünün yörede 1944 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı halde, yapılan ilk orman tahdidi yokmuş gibi 1993 yılında yeniden yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde bırakıldığı ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B Madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının belirlendiği, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakılan yerlerin aplikasyon ile orman olarak sınırlandırılamayacağı gerekçesiyle bu bölüme ilişkin davanın kabulüne karar verilmişse de;
Çekişmeli parselin 28.02.1958 tarihinde kesinleşen genel kadastroda, 24200 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, orman kadastrosunda orman içi sınırı olarak gösterilen Nisan 1289 tarih 71 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığından söz edilerek … Bulut adına tespitinin itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edildiği, 1972 yılında davacı …’a satıldığı, dosyadaki 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman tahdidine ilişkin tutanaklar ve harita ile 1993 yılında düzenlenen tutanak ve haritalar karşılaştırıldığında, 1944 yılında belirlenen bir kısım orman içi … poligonlarının hiç dikkate alınmadan, bu yerlerde 1993 yılında yeniden orman kadastrosu yapıldığı ve daha önce orman sınırları dışında bırakılan yerlerin, 1993 yılında yasal dayanağı açıklanmadan orman olarak sınırlandırılıp, daha sonra 1944 yılı orman tahdidinde belirlenen orman içi … poligonlarının şekline benzer orman sınır hatları oluşturularak, 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı anlaşılmaktadır. 97 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunun 24.10.2008 gün ve 140 sayılı yazısı ile bunun nedeni, 1944 yılında belirlenen orman içi … poligonlarının 1993 yılında yapılan işlemde aplike edilememesi olarak açıklanmışsa da, komisyonca düzenlenen orman kadastrosuna ilişkin çalışma tutanaklarda aplike edilememenin yasal nedenleri açıklanmamış, hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda, çekişmeli parselin (B) ile gösterilen 20550 m2 bölümünün, 1944 yılında yapılan orman tahdidinde oluşturulan 12018 ila 12028 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile orman sınırları dışında bırakıldığı bildirilmesine karşın, 1944 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman tahdidinde düzenlenen tutanaklarda, 12018 ila 12028 numaralı orman sınır noktalarının yerleri tarif edilirken, çekişmeli parselin kadastro tespitine esas alınan tapu kaydından söz edilmemiş, bu tapu kaydından, 12029 ila 12030 numaralı orman sınır noktalarının tesisi sırasında söz edilmiştir. Başka deyişle, Orman Bilirkişilerin çekişmeli parsel ile ilgilendirdikleri 12018 ila 12028 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile çekişmeli parselin tespitte esas alınan tapu kaydının ilgisi yoktur. Mahkemece bu yetersizlik ve çelişkiler üzerinde durulmamıştır.
Dosya içeriğinden, ilk tahdidin 1944 yılında kesinleştiği anlaşılmakla birlikte, 1993 yılında yapılan uygulamada, 4785 sayılı yasa hükümlerine göre hiçbir merasime lüzum kalmadan devletleşen yerlerin sınırlandırmasının yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır. Kural olarak, tahdidin kesinleştiği yerlerde, bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenir ise de; bu sınırlandırmada 4785 Sayılı Yasa hükümlerinin nazara alınmış olması halinde sağlıklı çözüme ulaşılır. Zira, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup, bu yasaya göre, 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, orman olarak sınırlandırılan alanların bu niteliğini kesinleştirmekle birlikte orman sınırları dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalır. Bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur.
Aplikasyon; orman kadastrosu daha önceden yapılmış olan yerlerde, 2/B madde uygulaması sırasında, bağlantı kurularak gerekli orman sınır noktalarının yerlerinin arazide belirlenip ihya edilmesinden ibaret olup, bu belirleme ve ihya sırasında önceden kesinleşen orman sınır noktalarının aynı yerlerine konulması zorunludur (15.07.2004 gün ve 25523 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa göre Orman kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 47. maddesini karşılayan 02.09.1986 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki ESKİ Yönetmelik md. 44.). Aplikasyon işlemi … bir orman kadastrosu değildir. Aplikasyonla kesinleşmiş orman sınırları değiştirilemez. Kesinleşmiş orman sınırları değiştirilerek yapılan aplikasyon ve bu işlem sonucunda düzenlenen tahdit haritasının hukuken geçerliliği söz konusu olamaz. Ancak, 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun bulunduğu yerlerde, 4785 sayılı yasa hükümleri gereğince devletleşen ormanların kadastrosu aplikasyon olmayıp, … bir orman kadastrosudur.
O halde, öncelikle 1944 yılında yapılan orman tahdidinde 12029 ila 12030 numaralı orman sınır noktalarının tesisine ilişkin çalışma tutanakları ile bu noktalardan oluşan orman sınır hattını gösteren 1944 yılı orman tahdit haritası, 1993 yılında yapıldığı anlaşılan işleme ilişkin görevlendirme, işe başlama, çalışma tutanakları ile çekişmeli yeri orman sınır noktaları ile birlikte gösterir, orijinal orman kadastro haritası onaylı fotokopisi, en eski tarihli memleket haritası, eski … fotoğrafları ve varsa amenajman planı getirtilerek, dosyasına eklenmeli, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve
bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacakbilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 10-15 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, memleket haritası, eski … fotoğrafları ve varsa amenajman planı çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, 1944 yılında yapılan orman sınırlandırılmasında 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınmadığından, taşınmazların 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalan bölümlerinin, bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Orman Genel Müdürlüğü, … ve Orman Bakanlığı ile davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 18/06/2009 günü oybirliği ile karar verildi.