Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/8273 E. 2009/10282 K. 18.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8273
KARAR NO : 2009/10282
KARAR TARİHİ : 18.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali ve tescili ile elatmanın önlenmesi ve kal davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine 21.07.2006 tarihli dilekçesiyle, Şerefler Köyü 166 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 10076,29 m2 yüzölçümündeki bölümünün, 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin işlemin kesinleştiğini taşınmazın bu bölümünün tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli parselin 25.12.2006 günlü bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 13136.51 m2 bölümünün tapu kaydının iptali ile 2/B niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeki taşınmazın tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, bu bölüme el atmanın önlenmesi ve kal e ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1979 ila 1981 yıllarında yapılıp, 11.05.1982 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 ve 1989 yıllarında 3402 Sayılı Yasanın 4. Maddesi hükümlerine 12.05.1992 tarihinde arazi kadastrosu ile birlikte ilan edilen ve dava tarihinde kesinleşmiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanlarda orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
…Köyü Kuz Mevkii 299 Parsel sayısı 14850 m2 yüzölçümündeki tarla nitelikli taşınmaz, T.Sani 1307 tarih 10 ve 11, Temmuz 1320 tarih ve 25 sıra numaralı tapu kaydı ile … … ve … … adlarına tesbitine, … … tarafından itiraz edildiği, davalılar … … ve … … vekilinin kabulü ile taşınmazın davalılar ile alakasının olmadığının belirlendiği gerekçesiyle, davanın kabulüne ve taşınmazın Davacı … … adına tesciline ilişkin … Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.12.1953 gün ve 1953/152-307 sayılı kararının temyiz edilmeden kesinleştiğinin 14.01.1954 tarihinde karar üzerine yazıldığı, taşınmazın 18.10.1954 tarihinde … … adına tapuya kayıt edildiği, intikalen mirasçılarına geçtiği ve daha sonra … ve arkadaşlarına …, yenilemede 166 ada 1 parsel sayısıyla ve 14625.95 m2 yüzölçümüyle, paylı olarak … ve arkadaşları adına kayıt edildiği, kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu taşınmazın, (A) ile gösterilen 13136.51 m2 bölümünün 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde, (B) ile gösterlien 1489,49 m2 bölümün ise oran sınırları dışında bırakıldığı; taşınmazın (A) ile gösterilen bölümünün kısmen 1979 yılında yapılan 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulamasıyla, kısmen de 1988 yılında yapılan 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B Madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenip,
Her ne kadar, davalı taraf çekişmeli parselin 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince tapu sahibi adına orman sınırları dışına çıkarıldığını savunmasına rağmen, çekişmeli taşınmazın yenilemeden önceki 299 parsel sayısı ile dava konusu edildiği kadastro mahkemesinde, … … tarafından eski tarihli bir tapu kaydına dayanılıp, dayanılmadığı ve 1943 yılından önce mevcut bir tapu kaydının bulunup bulunmadığı araştırılmamışsa da; çekişmeli parselin eski tarihli memleket haritasında büyük bölümü orman, çok az bir bölümün ise orman içi açıklığı olarak nitelendirildiği, Kamu malı olan orman niteliğindeki taşınmazlar hakkında, özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümlerinin uygulanamayacağı, Bu nedenle, aslında orman olan taşınmazı tapu kaydı ile satın alan kişilerin, 4721 Sayılı Medeni Yasanın 1023. maddesindeki iyi niyet kurallarından yararlanamayacağı gibi, taşınmazın bu bölümü orman sınırları içinde iken, 1954 yılında genel kadastro yoluyla tapuya tescil edilip, geçerli bir hukuki sebebe dayanılarak oluşturulmadığından yasanın korumasından faydalanamayacağı gibi, 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerler, orman tahdidinin kesinleştiği tarihten daha önceki zamanlarda tapuya kayıtlı olsa dahi, mülkiyetinin tapu sahibine intikal etmeyeceği, çünkü, 1744 Sayılı Yasanın 2/2. maddesinde yazılı “Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine (aynı maddenin birinci fıkrası) uymadığı …. anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesi sonucu orman sınırları dışına çıkartılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise, mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder” hükmünün, sadece ilk orman kadastrosunun yapıldığı tarihinden daha önceki zamanlarda ve öncesi de orman olmayan yerler için oluşturulan tapu kayıtlarına ilişkin olduğu, taşınmazın öncesinin orman olsun olmasın, o yer kesinleşen orman sınırı içinde bulunduğu sırada oluşturulan tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği gibi, taşınmazın öncesinin orman sayılan yer olması ve 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kaybetmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılması halinde, o yerin orman sınırı içine alınmadan önce tapuda kayıtlı olsa dahi, tapu kaydı özel mülkiyete konu olmayan orman sayılan yerde oluşturulduğu için yolsuz tescil niteliğinde olacağından, yine bu tapu kaydına değer verilemeyeceği ve o yerin mülkiyetinin tapu sahiplerine intikal etmeyeceği, 1744 Sayılı Yasanın 2/6 maddesi gereğince çıkartılan ve 22 Temmuz 1974 tarihli Resmi Gazete Yayınlanarak yürürlüğe giren “Orman Sınırları Dışına Çıkartılacak Yerler Hakkında Tüzüğün”ün 34. maddesinin “Orman Kadastro ekipleri; düzenleyecekleri tutanaklarda orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırları içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için orman sayılan yer haline dönüşmüş ve fakat 6831 Sayılı Orman Yasasının değişik 2. maddesine göre orman sınırı dışına çıkarılması gerekli olan yerleri, tapu sahibi kimliğini, tapunun tarih ve numarasını yazmak suretiyle ayrı bir madde halinde belirler. Bu gibi yerler … fotoğraflarına ve haritalarına işlenir veya yersel ölçüleri yapılır”. Yine aynı Tüzüğün 41/2. maddesi “inceleme kurulları … esasen orman sayılmayan yerlerden olduğu neticesine vardıkları yerler hakkında 6831 Sayılı Yasanın değişik 2. maddesine göre inceleme yapamazlar”. hükümlerinin birlikte değerlendirilmesiyle; 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin mülkiyetinin tekrar tapu sahiplerine intikal edebilmesi için; taşınmazın öncesi orman olup da bilim ve … bakımından nitelik kaybetmesi nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkrası gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yer olmaması, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkra hükümlerine uymadığı, yani aslında orman olmadığı ve tapulu bulunduğu halde, yanlışlıkla orman sınırı içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için hukuken orman sayılan yer haline dönüştüğü anlaşılarak, nitelik kaybetme ya da etmeme konusunda inceleme kurulları tarafından hiçbir araştırma yapılmadan, orman sınırlarının düzeltilmesi sonucu 2. maddenin ikinci fıkrası gereğince orman sınırları dışında bırakılması, çekişmeli taşınmazı içine alan ilk orman kadastrosu itirazsız kesinleşmiş olması, dayanılan tapu kaydının, taşınmaz orman sınırları içine alınmadan önce oluşturulması ve yüzölçümü ile geçerli olarak çekişmeli taşınmazı kapsaması, 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa gereği devletleştirilmemiş olması, 3116 Sayılı Yasanın Muvakkat 1. maddesi ya da başka bir kamulaştırma Yasası gereğince kamulaştırılmamış olması, orman sınırlamasının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışında bırakma işleminin 1744 Sayılı Yasanın yürürlükten kalktığı 1 Ocak 1984 tarihine kadar tamamlanmış olması koşullarının birlikte aranacağı, somut olayda, çekişmeli taşınmazın öncesi orman sayılan yer iken nitelik kaybı nedeniyle bir bölümünün 1744 Sayılı Yasa döneminde, bir bölümünün de 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, öncesi orman sayılan yerlerden olması nedeniyle çekişmeli taşınmazın tapu sahibi adına orman sınırları dışına çıkarıldığı söylenemeyeceği
Çekişmeli taşımaz, 1943 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, 1963 yılında arazi kadastro ekiplerince bu durum göz önünde bulundurulmadan ikinci kez kadastrosunu yaparak o tarihde kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kalmaya devam eden taşınmazlar hakkında sicil oluşturduğu 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayalı Yasanın 22/1. maddesi hükümlerine göre ” Evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastrosu veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci bir defa kadastroya tabi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medeni Kanununun 934 üncü maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro, tapu sicil müdürlüğünce re’sen iptal edileceği”, bu nedenle orman kadastrosundan sonra yapılan kadastronun ikinci kadastro olması nedeniyle TMY’nın 1026 (EMY. 934, İsviçre MY. 976) maddesi hükmüne göre iptal edilmesi gerektiği, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin ikinci kadastronun bulunduğu hallerde uygulanamayacağı, Hazine çekişmeli parselin dava konusu edilen miktarı 10076.29 m2 olarak bildirilerek dava açılmışsa da, yapılan keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi ve … bilirkişi raporuyla bu bölümün gerçek yüzölçümü 13136,29 m2 olarak saptanıp, davanın bu bölüm için açıldığı düşünülerek, davanın kabulüne … verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına,
Karar tarihinden sonra, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. Maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. Maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. Maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. Madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceğine, yasa hükmü“orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğüne göre davalı tarafın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 18/06/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.