Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/8360 E. 2009/10042 K. 16.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8360
KARAR NO : 2009/10042
KARAR TARİHİ : 16.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği…Köyü …mevkiinde bulunan taşınmazın miras bırakılan …’den kaldığını, tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu, aynı yerle ilgili Orman Yönetimi tarafından 6831 Sayılı Yasaya muhalefet nedeniyle açılan davanın beraatla sonuçlandığını iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 01.07.1993 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 24.01.2002 tarihinde kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi tarafından yapılan araştırma ve incelemeye göre çekişmeli taşınmazın 1993 yılında kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı ve 2002 yılında yapılan arazi kadastrosu sonucunda 3402 sayılı yasanın 22/son maddesi gereğince tapu kütüğüne aynen aktarılması sonucu 105 ada 73 parsel numarasını alan Keltepe Devlet Ormanı sınırları içinde yeraldığı belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak taşınmazın zaten orman niteliği ile hazine adına tapuda kayıtlı olduğu göz önünde bulundurularak sadece davanın reddi ile yetinilmesi gerekirken hazine adına tescile de karar verilmiş olması doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle hüküm fıkrasının ikinci paragrafının hükümden tamamen çıkartılarak hükmün düzeltilmesine ve HYUY 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 16/06/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.