YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8429
KARAR NO : 2009/12068
KARAR TARİHİ : 17.07.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davacı-davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 103 ada 26 parsel sayılı 6546.69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile belgesiz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … 103 ada 58 parsel sayılı 1761.94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması nedeniyle davalı HAZİNE , 103 ada 25 parsel sayılı 25777,11 m2 yüzölçümündeki, taşınmaz, dubleks villa ve tarla niteliği ile belgesiz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, 103 ada 25, 26 ve 58 parsel sayılı taşınmazların kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı iddiasıyla her parsel için mahkemenin ayrı esaslarında dava açmıştır. Davacı Hazine, 103 ada 25 parsel sayılı taşınmaz hakkında tespit maliki … tarafından Vize Asliye Hukuk mahkemesinin 2001/ 324 esas sayılı dosyasında tescil davası açıldığını, oysa taşınmazın öncesinin orman olduğu ve zilyetlikle kazanmaya elverişli yerlerden olmadığını ileri sürerek Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece 103 ada 26 parsel hakkında 28/02/2005 gün ve 2004/156-6 sayılı karar ile davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30/5/2006 gün ve 2006/2272 – 7558 sayılı kararı ile, (Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli olmadığı, dosya arasında bulunan orman bilirkişi raporunda genel arazi kadastro paftası ile orman tahdit haritası ölçeklerinin denkleştirilerek çakıştırıldığı, orman kadastrosu dosyasındaki rasat değerlerinin kontrol edildiği, tutanakların okunduğu ve taşınmazın ormanla ilişkisinin belirlendiği açıklanmış ise de, bilirkişi tarafından orman tahdit tutanaklarında sözü edilen sabit noktalar ve kişi taşınmazlarının zeminde nerelerde bulunduğu orman kadastro tutanaklarında sözü edilen kişi taşınmazlarının arazi kadastrosunda hangi parseller olarak tespit edildiği ve orman kadastro tutanağı uygulanmasının ne şekilde yapıldığı açıklanmadığı gibi, düzenlenen kroki de dosya arasında bulunan ve hatta Dairemizin iade kararı üzerine dosyaya getirtilen haritaların hiçbiri ile benzemediği, mahkemenin 2004/135-2005/46 sayılı dava dosyasında davaya konu olan … Köyü 103 ada 58 parsel ile 2004/156-2005/6 sayılı dosyada dava konusu edilen 103 ada 26 parsel aynı yörede ve aynı orman sınır hattını ilgilendiren bir konumda olduğu halde birlikte keşif yapılarak incelenmemiş, ortak krokide gösterilmediği, bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi ile bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 1972 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası ve tutanakları yerel bilirkişilerin yardımı ve uzman bilirkişilerin eliyle uygulanıp arazide belirlenen başlangıç noktasından hareketle tutanaklardaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek çekişmeli taşınmazı çevreleyen değişik açı ve mesafelerde bulunan en az 5-6 tane orman sınır noktalarının tamamı birer birer arazide bulunarak orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı belirlenmesi, orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunmaması halinde ise nedeni üzerinde durularak yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanması, zeminde bulunamayan orman sınır noktalarının yerleri zeminde halen var olan ve en yakın sabit sınır noktaları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman tahdit tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı birer birer arazide bulunup röperlenmesi,1972 yılı tahdidi zemine uygulandıktan sonra bu defa aynı yöntemle 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılmış olan aplikasyon çalışmasına ilişkin tutanak ve haritalar yerine uygulanması, haritalar arasında farklılık var ise bu farklılığın nereden kaynaklandığı belirlenmesi, bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazın 1972 yılı tahdit haritasına ve 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan aplikasyon çalışması sonucu oluşturulan haritaya göre konumunu gösteren her iki harita ile irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli, haritaların ve kadastro paftasının ölçekleri özel aletlerle denkleştirilerek düzenlenecek ölçekli krokide taşınmazın konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, yapılan uygulama sonucunda 1972 yılındaki orman tahdidi ile 3402 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyonun birbiriyle çelişkili olduğunun saptanması halinde; aplikasyonun … bir kadastro işlemi olmadığı, ilk tahdide uygun olmayan aplikasyon işlemine değer verilemeyeceği, aplikasyonun ilk orman tahdidine uygun olmasının zorunlu olduğu ve aplikasyon ile … bir durum yaratılmasının olanaksız olduğunun gözetilmesi gereğine” değinilmiştir.
Mahkemece 103 ada 58 parsel hakkında 14/3/2005 gün ve 2004/135-46 sayılı karar ile davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30/5/2006 gün ve 2006/2273 – 7557 sayılı kararı ile, yukarıda belirtilen 103 ada 26 parsel hakkındaki davada olduğu gibi aynı nedenlerle bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararlarına uyulduktan ve 103 ada 25, 26 ve 58 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davalar bağlantı nedeniyle birleştirildikten sonra, Hazinenin davasının kabulüne, … Köyü 103 ada 26 parsel sayıl taşınmazın tespit gibi davalı … adına tesciline, 103 ada 58 parsel sayıl taşınmazın tespitinin iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline,103 ada 25 parsel sayıl taşınmazın tespitinin iptali ile, … ve orman bilirkişilerinin 14/07/2008 ve 20/05/2008 tarihli krokisinde (B) ile gösterilen 8677,11 m2 yüzölçümündeki bölümün orman niteliğinde hazine adına, (A) ile gösterilen 17100 m2 yüzölçümündeki bölümün, dubleks villa ve tarlası niteliği ile … adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … YÖNETİMİ tarafından 26 parsele yönelik olarak davacı-davalı HAZİNE vekili tarafından 58 ve 25 parsellere yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine, aynı zamanda 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına itirazdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1972 yılında yapılıp 25.06.1973 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması bulunmaktadır. Daha sonra 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve bozma kararı gereğince işlem yapılarak, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına ve resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli 26 parsel sayılı taşınmazın orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu ve Hazinenin bu taşınmazın 6831 sayılı yasanın 17/2 maddesi kapsamında zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğu iddiasıyla açtığı bir davası ya da davaya katılımının bulunmadığına, 58 parsel sayılı taşınmazın, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirmediği ve 2/B madde koşullarını taşımayan yerlerden olduğu anlaşıldığına, 25 parsel sayılı taşınmazın krokide (B) ile gösterilen 8677,11 m2 yüzölçümündeki bölümün orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğuna, krokide (A) ile gösterilen 17100 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu gibi, Orman Yönetimi ve Hazinenin taraf olduğu, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2004/2033-2736 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen VİZE Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/324-2002/317 sayılı dava dosyasında,10/12/2002 tarihinde davacı … adına tesciline karar verildiği,anılan tescil kararının bu taşınmaz yönünden davalı kişi yararına H.Y.U.Y.’nın 237. maddesinde yazılı kesin hüküm koşullarını taşıdığına, ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşagıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletkilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 17/7/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.