Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/8493 E. 2009/9365 K. 08.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8493
KARAR NO : 2009/9365
KARAR TARİHİ : 08.06.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE- TAPU KADASTRO MÜDÜRLÜĞÜ
D.DAVALI : ORMAN YÖNETİMİ

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 105 ada 6 parsel sayılı 44012.17 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kullananların zilyetliklerini ispat edecek herhangi bir belge ibraz etmedikleri nedeniyle tarla niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazın tapu kaydının bulunduğu ve 50 yıldır zilyetliğinde olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden ve … arazisi olduğu, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı ziyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; davacı, Temmuz 1338 tarih 144 numaralı sicilden gelen Ekim 1952 tarih 7 numaralı tapu kaydına, haricen satın almaya ve 50 yılı aşkın eklemeli zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davacının dayandığı satın alma senetleri ile tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren getirtilip mahalline uygulanmamış, revizyon görüp görmediği sorulmamış, kayıt maliki ile davacının irsi ve akdi ilişkisi saptanmamış, … bilirkişisi …’in 01/07/2005 tarihli raporunda dayanılan tapu kaydının dava dışı 105 ada 3 parsele de uygulandığı ve 3 parselin Mahkemenin 2005/3 Esas sayılı dosyasında davalı olduğu bildirildiği halde, kaydın sağlıklı biçimde uygulanabilmesi aidiyet ve kapsamının belirlenmesi yönünden davaların H.Y.U.Y.’nın 45.maddesi uyarınca birleştirilmesi gerektigi düşünülmemiş, uzman orman bilirkişi tarafından taşınmazın konumunu orjinal renkli memleket haritası üzerinde gösterilmemiştir.
Ayrıca, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, davacıya kimden ne şekilde intikal ettiği, zilyetliğin başlangıç süresi, sürdürülmüş biçimi kesin tarih ve olgulara dayalı olarak sorulmamış, davacı … miras bırakanları yönünden 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde belirtilen kısıtlamalar mahkeme Yazı İşleri ve Tapu Sicil Müdürlüğü ile Kadastro Müdürlüğünden araştırılmamış, dava konusu taşınmazın bulunduğu … Köyünde 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan oırman kadastrosuna ait işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlandırma tutanakları ile askı ilan tutanağı, tahdit ve memleket haritasının orjinalinden çekilmiş onaylı – renkli fotokopi örnekleri de getirtilmemiştir.

O halde; mahkemece öncelikle dava dosyası 105 ada 3 parselle ilgili dava dosyası ile birleştirilmeli, sonra dayanılan tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve varsa krokileri ile revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel tutanak ve dayanakları, orman tahdit ve eski tarihli memleket haritaları, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu … elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaza ve … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; bilinmeyen sınırlar yönünden tanık dinlenilmeli, kayıtların lehe olduğu kadar aleyhe de delil olacağı düşünülmeli, asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmelidir.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar (gerçek kişiler) yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, (murisler) yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve susuz olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanak içeriğine aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri de tanık sıfatı ile dinlenerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı ve toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 08/06/2009 günü oybirliği ile karar verildi.