Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/8515 E. 2009/10624 K. 24.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8515
KARAR NO : 2009/10624
KARAR TARİHİ : 24.06.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 106 ada 1, 58 ve 62 parsel sayılı sırasıyla 70737,99 m2 – 5638,02 m2 – 2923,67 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, ham … ve tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddi ile dava konusu taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, taşınmazlar orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya arasında bulunan 29.05.2007 tarihli orman bilirkişi raporunda, memleket haritasında yapraklı ağaç rumuzu ile işaretlendiği, eğimin 15-25 olduğu, memleket haritasında yapraklı ağaç işaretli alanda kaldığı bmildirilmiş, ancak yapraklı ağaçların meyve ağacı olduğu belirtilmiş ise de ham … olan taşınmazlar üzerinde ne tür meyve ağaçlarının yetiştiği bildirilmemiştir. Zira, ham … üzerinde meyve ağacı bulunmaz. Hükme esas alınan 09.05.2008 tarihli bilirkişi raporuna gore, taşınmazların taşlık ve serpili halde … türündeki bitkilerle ve yer yer meşe ağaçları ile kaplı olduğu, bu ağaçların yapraklarından hayvan yemi olarak yararlanıldığı açıklanmış, ancak raporun sonuç bölümünde taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilerek rapor içeriği ile çelişkiye düşülmüştür. Tespit sırasında sadece memleket haritasına dayalı inceleme yapılmış, memleket haritasında yeşil renkli görülen yerlerin orman, açık görülen yerlerin ham … olduğu bildirilmiştir. Taşınmazın eylemli durumu, eğimi ve konumu dikkate alınmamıştır. Memleket haritasındaki lejandda ise, taşınmazın üzerinde bulunan yapraklı ağaçların orman olduğu belirtilmiştir. Dava konusu 106 ada 1 sayılı parselin doğusunda bulunan 2 sayılı parsel orman olarak tespit edilmiştir. Memleket haritasında iki parsel üzerinde yapraklı ağaç rumuzuna yer verilmiş, her iki parselde aynı şekilde renklendirilmiştir. Taşınmazın eylemli olarak tabii yetişen meşe ağaçları ile kaplı olduğu bilirkişi raporları ile sabittir. Meşe ağacı tohumu, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı ve tohum kanatlarının olmaması nedeni ile uzak mesafelere rüzgar v.s. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesi mümkün görülmemektedir. Dolayısı ile davalı taşınmaz üzerindeki meşenin daha önceki yıllarda tahrip edilmiş olduğu, … fotoğraflarının bu senelerde çekilmiş olduğu, fakat daha sonraki yıllarda … altında kalan kök ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bugün üzerinde görülen meşe ormanının meydana geldiği bilimsel bir gerçektir. Taşınmaz üzerinde meşe ağaçlarının yer aldığı, bu ağaçların yapraklarından hayvan yemi olarak yararlanıldığı, memleket haritasında yapraklı ağaç rumuzu ile gösterildiği ve eğimin %12 den yüksek olduğu, memleket haritasındaki lejanda gore yapraklı ağaç rumuzu ile gösterilen yerlerin orman olduğu anlaşıldığına gore 6831 sayılı yasanın 1/1 maddesi ve 15.7.2004 günü resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren orman kadastro yönetmeliğinin 26/j maddeleri gereğince taşınmazların orman olduğunun kabulü zorunludur. Hal böyle olunca; Orman Yönetiminin davasının kabulü gerekirken reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 24.06.2009 günü oy birliği ile karar verildi.