Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/8660 E. 2009/10576 K. 23.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8660
KARAR NO : 2009/10576
KARAR TARİHİ : 23.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE-KARAYOLLARI GENEL MÜD.-… KTK.

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, 11.03.2003 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği, … İlçesi, … Köyü,… mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, 50 yıla varan eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre davacı adına tescilini istemiştir. Mahkemece, 22.09.2004 tarihli kararla davanın kabulüne, 1084 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmişse de (karar tebliğ edilmeden önce) Kadastro Müdürlüğünün 11.12.2007 sayılı yazısıyla, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde kadastro çalışması yapıldığı ve taşınmazlara 04.12.2007 tarihinde 172 ada 74 ve 82 parsel numarası ile tutanak düzenlendiğinin bildirilmesi üzerine mahkemece 24.12.2007 tarihli ek kararla davanın görev nedeniyle reddine karar verilmiş, ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yyılında 3116 Sayılı Yasa hükmüne göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 07.06.2002 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Çekişmeli taşınmazlar bu çalışmada orman kadastro sınırlarının dışında bırakılmıştır.
Bir taşınmaz hakkında kadastro tesbit tutanagı düzenlendiği takdirde genel mahkemelerin görevi sona erer (3402 Sayılı Yasa. md. 5-10, 25, 26, 27) ve genel mahkemede görülen mülkiyete ilişkin davalar kadastro tesbitine itiraza dönüşür.Mahkemece bu husus gözetilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine ve dava dosyasının kadastro mahkemesine aktarılmasına karar verilmiş ise de görevsizlik kararı 24.12.2007 tarihli ek kararla verilmiştir. H.Y.U.Y.’ nın 389-390. maddeleri gereğince hakim hükmünü verdikten sonra o davadan elini çekmiş olur ve önceki hüküm taraflardan birinin temyizi sonucunda bozulmadıkça o davaya yeniden bakamaz, verdiği kararı değiştiremez.
Somut olayda da, önce tescil istemine ilişkin davanın kabulüne karar verildiği halde, sonra taşınmazlara kadastro tespit tutanağı düzenlendiği farkedilerek ek kararla görevsizlik kararı verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan 24.12.2007 tarihli ek kararın kaldırılmasına, 22.09.2004 tarihli hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 23/06/2009 günü oybirliği ile karar verildi.