Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/8732 E. 2009/10726 K. 25.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8732
KARAR NO : 2009/10726
KARAR TARİHİ : 25.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar Hazine ve … ile davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar Hazine ve … ayrı ayrı olarak açtıkları davalarda…Mahallesi 2437 parsel sayılı taşınmazın davalı gerçek kişi adına tapuda kayıtlı olduğunu, ancak yörede 1976 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2. Madde uygulamasında Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığını belirterek tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile bu taşınmazın orman toprağı niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar Hazine ve … ile davalı … tarafından temyiz edilmektedir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Yörede 1976 yılında yapılan orman kadastro çalışması ve 2. Madde uygulaması ile 1997 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Davalı gerçek kişinin … 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.01.2004 tarih 2001/295-7 sayılı dosyasında…Mahallesi 2437 parsel sayılı 9280 m2 yüzölçümü ile zeytinlik vasfı ile kendi adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın yörede 1744 Sayılı Yasa gereğince yapılan orman kadastro çalışmasında 2. Madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını belirterek bu işlemin iptali ile davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmesini talep ederek dava açtığı, mahkemece yapılan orman kadastrosu ve 2. Madde uygulamasının kesinleştiği, çekişmeli taşınmazın tapu kaydında gerçek kişi adına kayıtlı olduğu gerekçeleri ile el atmanın önlenmesi ve tahditin iptaline ilişkin istemin reddine, tapuda kayıtlı olan taşınmazın davacıya ait olduğunun tesbitine karar verildiği, hükmün temyiz edilmesi üzerine Dairenin 28.09.2004 tarih 2004/4488-9338 sayılı kararı ile “çekişmeli taşınmazın yörede 1976 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında önce orman sınırları içine alındığı, daha sonra ise 2. Madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1976 yılında yapılan orman kadastro çalışmasının 4785 Sayılı Yasa gözetilerek yapıldığı, yörede 1959 yılında yapılan genel kadastro çalışmasında taşınmazın belgesizden gerçek kişi adına tesbit edilerek tapu kaydının oluştuğu ve tapu kaydının 4785 Sayılı Yasaya göre devlet ormanı iken oluşturulduğu anlaşılmakla davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak tapuda kayıtlı olan taşınmazın davacıya ait olduğunun tesbitine denilmesinin doğru olmadığı belirtilerek bu cümlenin hükümden çıkartılarak hükmün düzeltilmesine” dinelmek sureti ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği, tashihi karar talebinin de yine Dairenin 12.05.2005 tarih 2005/3867-6174 sayılı kararı ile red edilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve … bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 1975 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içine alınarak aynı işlem ile 31.12.1961 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği, daha sonra 1997 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile taşınmazın durumunda bir değişiklik yapılmadığı, 6831 Sayılı Yasanın 11/1.maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, davacı kurumun genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y. İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; mahkemece çekişmeli taşınmazın öncesinin orman vasfında olduğu kabul edilerek “orman toprağı” vasfı ile tapuya tescil edilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hükmün 1. bendinde 4. satırdaki “orman toprağı niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline” cümlesinin hükümden çıkartılarak, bunun yerine “zeytinlik vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı hususunun tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesine” cümlesinin yazılmak sureti ile hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7 maddesi gereğince düzeltilmesine ve bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davalı gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 25/06/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.