Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/8794 E. 2009/11304 K. 06.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8794
KARAR NO : 2009/11304
KARAR TARİHİ : 06.07.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … …, yörede 01/08/2002 tarihinde yapılan ve 31/05/2005- 30/11/2005 tarihleri arasında ilan edilerek 01/11/2005 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu sırasında … Köyü Karaketi mevkiindeki zilyetliğinde bulunan taşınmazın tamamının orman sınırı dışında olduğu halde, orman kadastro komisyonunca orman alanı içinde bırakıldığını, işlemin iptali ile taşınmazın orman sınırı dışına ve çıkarılmasını istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne 03/05/2006 tarihli krokide 3856 m2 olarak gösterilen taşınmazda orman sınırlandırılma işleminin iptaline, tescil talebi yönünden mahkeme yetkili olmadığından, talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde arazi kadastrosu yapıldığı ve çekişmeli taşınmaza 363 ada 1 nolu parsel numarası verildiği dosyadaki paftasından anlaşılmaktadır. Davalı taşınmaza tutanak düzenlenmiş ise tutanak aslı getirtilerek, davanın aynı zamanda arazi kadastrosuna da itiraza dönüştüğü kabul edilerek, 3402 sayılı yasanın 30/2 maddesi gereğince sicil oluşturulması ve bu dava nedeniyle … hanesi açık olacağından Hazinenin davaya dahil edilmesi gerektiği düşünülmeden karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmazın eğiminin % 45 – 50 olduğu gözönünde bulundurulduğunda Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/j maddesine göre; “ Orman kadastro komisyonlarınca; Orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, devlet ormanı olarak sınırlandırılır. 4785 sayılı Kanunla Devletleştirilmiş ormanlar ile yukarıda belirtilen (b), (d), (e), (f), (g), (ı) ve (j) bentlerine göre orman rejimine girmiş olan sahaların herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olması bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmaz.” hükmü gereğince ve 6831 Sayılı yasanın 1/j maddesi, orman ve … muhafaza karakteri taşımayan yerlerin orman sayılmayacağını hükme bağlaması karşısında ve bilimsel ve teknik olarak arazi eğiminin %12 den fazla olması halinde o arazi kesimi erozyonla karşı karşıya kalacağından, … muhafaza karakteri taşıdığı ve 6831 Sayılı yasanın 1/j maddesi kapsamı dışında orman olarak kabul edilmesi gerekir.
İncelenen dosya kapsamından ve özellikle keşif sonucu bilirkişi kurulu tarafından resmi belgelere dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre, krokide 3846 m2 olarak gösterilen bölümün memleket haritasındaki ve paftasındaki konumuna göre orman bütünlüğünü bozduğu ve 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi kapsamında orman içi açıklığı niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek, taraf teşkili sağlanmadan ve taşınmazın orman içi açıklığı olup olmadığı değerlendirilmeden ve taşınmaz hakkında sicil oluşturulmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 06/07/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.