Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/8807 E. 2009/11022 K. 01.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8807
KARAR NO : 2009/11022
KARAR TARİHİ : 01.07.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili, 14.02.2007 tarihli dilekçesinde Derince, … Köyü … … Çiftliği mevkiinde bulunan 139 parselin kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalması nedeniyle, davalılar adına kayıtlı tapunun iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasında görülen orman tahdidine itiraz davası sonunda … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/22-2003/706 sayılı dosyasında oluşan kesin hüküm nedeniyle davanın kabulü ile sözü edilen dosyada yeralan 10.07.2003 tarihli raporda (A) işaretli 6403 m2 taşınmazın tapu kaydının iptaline, orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman sınırı içinde kalan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden sonra 1988 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu ile 1951 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayırma çalışması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 17/01/1960 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre taşınmazın (A) bölümünün 3302 ve 3373 sayılı hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman sınırlama tutanak ve haritası içinde kaldığı, 1960 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında dava dışı bir çok parsele de uygulanan T. Sani 1341 tarih 45 numaralı sicilden gelen tapu kaydı nedeniyle davalılar adına tespit tutanağı düzenlendiği, taşınmaz 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılmış ise de yasa ve yönetmeliklere aykırı olarak … ve … … isimli iki kişiden oluşan komisyonun 17.09.1951 ve 20.09.1951 tarihleri arasında herhangi bir ölçüm ve açı değerine bağlı kalmadan … merkezi de dahil bir çok köyün yerleşim yerini, tapulu-tapusuz arazilerini,meraları, dağları, yolları, tahdidi yapılmış ve yapılmamış ormanları 1/25.000 ölçekli memleket haritasında kabataslak çizerek yaptıkları makiye ayırma işleminin hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağı , makiye ayırma işleminin orman kadastro sınırları (orman rejimi) dışına çıkarma işlemi olmadığından, taşınmazın hukuken orman sayılan yer olma olgusunun devam ettiği, dayanılan tapu kaydının 4785 Sayılı Yasa karşısında hukuki değerinin bulunmadığı, aynı taraflar arasında görülen Orman Kadastrosuna İtiraz davası sonunda aynı gerekçelerle davanın reddi yolunda verilen kararın dairenin 11.04.2007 gün ve 2778-4889 sayılı kararıyla onandığı, mahkemece H.Y.U.Y. 237. maddesinde düzenlenen kesin hüküm kuralları gözönünde bulundurularak karar verildiği gibi, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmazın kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931- İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 01.07.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.