YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8852
KARAR NO : 2009/10704
KARAR TARİHİ : 25.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişi, 17.06.2002 tarihli dilekçesi ile 10.09.1993 tarih 1 nolu tapu kaydının yörede yapılan arazi kadastro çalışmasında … Köyü 107 ada 8 ve 12 parsellere revizyon gördüğünü ve kendi adına tesbit edildiğini ancak tapu kaydının 18.040 m2 olmasına rağmen adına tesbit edilen taşınmazların daha az olduğunu ve eksik kalan kısmın 107 ada 7 ve 16 parsellerin bir bölümü olduğunu belirterek genel mahkemede dava açmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesi 06.07.2004 tarih 2002/153-240 sayılı ilam ile 107 ada 7 ve 16 parsellere ilişkin Kadastro Mahkemesinde dava bulunması nedeni ile görevsizlik kararı vererek dosyayı Kadastro Mahkemesine göndermiş, Kadastro Mahkemesi ise, 16.02.2005 tarih 2005/1-1 sayılı karar ile Kadastro Mahkemesinin 2001/126-31 sayılı dosyasının 12.09.2002 tarihinde karar bağlandığı ve Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2003/3570-4479 sayılı ilamı ile onandığını belirterek mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar …, hüküm temyiz incelemesi yapılarak Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 13.02.2006 tarih 2006/522-780 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda Kadastro Mahkemesinin 2001/126 sayılı dosyasında … … ve … Ozan tarafından 107 ada 7 ve 16 parsellere ilişkin olarak kadastro tespitine itiraz davasının açıldığı, Orman Yönetiminin müdahil olarak davaya katıldığı, uzman bilirkişilerce yapılan inceleme sonucunda çekişmeli 107 ada 7 parselin tamamı ile 16 parselin (B) harfli bölümünün orman sayılan yerlerden olduklarının belirlendiği, bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, her ne kadar bu kararda davacı taraf değil ise de, bu ilamın güçlü delil niteliğinde olduğu, çekişmeli taşınmazların baraj gölü içinde kalması nedeni ile yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından davacının dayandığı tapu kaydının sınırlarının gösterilemediği, bu nedenle de tapu kaydının kapsamının belirlenemediği, ancak tapu sınırları içinde kalsa dahi çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olmaları nedeni ile özel mülkiyete konu teşkil edemeyecekleri gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmektedir.
Dava, tapu kaydının iptali ve tescili talebine ilişkindir.
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından çekişmeli 7 ve 16 parsellerin eski tarihli resmi belgelerde yeşil renkli ibreli ve yapraklı ağaç rumuzlu ormanlık alanlarda yer aldıkları, taşınmazların halen baraj gölü içinde kaldıkları, her ne kadar bitki örtüleri tesbit edilemese dahi Kadastro Mahkemesinin 2001/126-31 sayılı dosyasında bu taşınmazların eğimlerinin yüksek olduğu, üzerlerinde çeşitli cins ve yaşta orman ağaçlarının bulunduğu, toprağının humuslu olduğu, tarımsal faaliyetin bulunmadığının ve orman sayılan yerlerden olduğunun tesbit edildiği, Kadastro Mahkemesinin 2001/126-31 sayılı dosyasında davacı taraf olmasa bile çekişmeli taşınmazların konumlarına ilişkin bilirkişi raporları gözönüne alındığında taşınmazların özel mülkiyete koni olamayacak yerlerden oldukları anlaşılmakla, mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 25/06/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.