Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/8872 E. 2009/11792 K. 14.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8872
KARAR NO : 2009/11792
KARAR TARİHİ : 14.07.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 2007 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … Köyü 101 ada 47, 121, 125, 129, 143, 144; 103 ada 14, 17, 19, 34, 37, 44, 47; 104 ada 6, 9, 18, 29, 37; 106 ada 70 ve 107 ada 39 parsel sayılı sırasıyla 571.21 m2, 212.07 m2, 542.36 m2, 808.58 m2, 675.09 m2, 436.13 m2, 451.20 m2, 134.06 m2, 2283.85 m2, 224.56 m2, 761.86 m2, 1318.46 m2, 480.80 m2, 229.48 m2, 620.00 m2, 322.01 m2, 637.36 m2, 1876.53 m2, 219.78 m2, 121.93 m2 yüzölçümünde taşlık ve ham … niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne; çekişmeli taşınmazların tümünün tespitinin iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükümlerine göre orman kadastrosu yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazların, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu, 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesine göre orman içi açıklığı niteliği taşıdığı anlaşıldığına göre davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; kadastro mahkemelerinde 3402 Sayılı Yasanın 31/3 maddesinin “Avukat veya dava vekili ile takip edilen davalarda vekalet ücreti; davanın önemi, vekilin sarf ettiği emek, tarafların davada iyi niyetle hareket … etmediği, hak ve eşitlik kuralları gözönünde tutularak maktuan takdir ve tayin olunur. Şu kadar ki, takdir edilecek vekalet ücretinin miktarı keşif yapılmışsa, taşınmaz malın değerine göre avukatlık ücret tarifesinin tayin ettiği nispi vekalet ücreti sınırlarının üstünde olamaz.” hükmü gereğince vekalet ücretinin takdir edilmesi gerekirken Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdiri doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “Davacı … İdaresi kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre hesaplanan 500.00.- YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı … idaresine verilmesine” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “Davacı … Yönetimi davada vekille temsil edildiğinden 3402 Sayılı Yasanın 31/3 maddesi gereğince vekilin sarf ettiği emek ve mesai de gözetilmek suretiyle 150.00.- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yönetime verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 14/07/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.