YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8878
KARAR NO : 2009/11798
KARAR TARİHİ : 14.07.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 2007 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … Köyü 116 ada 93 parsel sayılı 302.46 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bahçe; aynı ada 102 parsel sayılı 1385.98 m2 yüzölçümündeki taşınmaz iki katlı ahşap ev, ahır ve bahçe; 102 ada 3 parsel sayılı 1861.19 m2 yüzölçümündeki taşınmaz iki katlı ahşap ev, ahır ve bahçe niteliği ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı gerçek kişiler adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazların devlet ormanı sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların tespitinin iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükümlerine göre orman kadastrosu yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazların, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu, anlaşıldığına göre davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; kadastro mahkemelerinde 3402 Sayılı Yasanın 31/3 maddesinin “Avukat veya dava vekili ile takip edilen davalarda vekalet ücreti; davanın önemi, vekilin sarf ettiği emek, tarafların davada iyi niyetle hareket … etmediği, hak ve eşitlik kuralları gözönünde tutularak maktuan takdir ve tayin olunur. Şu kadar ki, takdir edilecek vekalet ücretinin miktarı keşif yapılmışsa, taşınmaz malın değerine göre avukatlık ücret tarifesinin tayin ettiği nispi vekalet ücreti sınırlarının üstünde olamaz.” hükmü gereğince vekalet ücretinin takdir edilmesi gerekirken Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdiri doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan (diğer bentlerdeki cümleler aynı kalmak kaydıyla) “Birleşen 2007/126 esas sayılı dosya kapsamında davacı … İdaresi kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 500.00 YTL vekalet ücretinin davalı …’den alınarak davacı … idaresine verilmesine; Birleşen 2007/ 123 esas sayılı asıl dosya kapsamında davacı … İdaresi kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 500.00 YTL vekalet ücretinin davalı …’den alınarak davacı … idaresine verilmesine” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “Birleşen 2007/126 esas sayılı dosya kapsamında davacı … Yönetimi davada vekille temsil edildiğinden 3402 Sayılı Yasanın 31/3. maddesi gereğince vekilin sarf ettiği emek ve mesai de gözetilmek suretiyle 150.00 TL vekalet ücretinin davalı …’den alınarak davacı yönetime verilmesine; Birleşen 2007/123 esas sayılı asıl dosya kapsamında davacı … Yönetimi davada vekille temsil edildiğinden 3402 Sayılı Yasanın 31/3 maddesi gereğince vekilin sarf ettiği emek ve mesai de gözetilmek suretiyle 150.00 TL vekalet ücretinin davalı …’den alınarak davacı yönetime verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 14/07/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.