Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/8880 E. 2009/11800 K. 14.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8880
KARAR NO : 2009/11800
KARAR TARİHİ : 14.07.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 2006 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … Köyü 101 ada 9, 83, 101 ve 278 parsel sayılı sırasıyla 1225.88 m2, 9440.45 m2, 6047.21 m2 ve 3530.81 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, kagir ev ve tarla niteliğinde, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı gerçek kişi adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazların Devlet ormanı sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne çekişmeli 101 ada 278 parselin orman niteliğinde Hazine; 101 ada 9, 83 ve 101 parsellerin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükümlerine göre orman kadastrosu yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 101 ada 278 parsel sayılı taşınmazın, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan; 101 ada 9, 83 ve 101 parsel sayılı taşınmazların ise orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; kadastro mahkemelerinde 3402 Sayılı Yasanın 31/3 maddesinin “ Avukat veya dava vekili ile takip edilen davalarda vekalet ücreti; davanın önemi, vekilin sarf ettiği emek, tarafların davada iyi niyetle hareket … etmediği, hak ve eşitlik kuralları göz önünde tutularak maktuan takdir ve tayin olunur. Şu kadar ki, takdir edilecek vekalet ücretinin miktarı keşif yapılmışsa, taşınmaz malın değerine göre avukatlık ücret tarifesinin tayin ettiği nispi vekalet ücreti sınırlarının üstünde olamaz. “ hükmü gereğince vekalet ücretinin takdir edilmesi gerekirken Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdiri doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “Davacı … İdaresi kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 500.00.-YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı … idaresine verilmesine ” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “ Davacı … Yönetimi davada vekille temsil edildiğinden 3402 Sayılı Yasanın 31/3 maddesi gereğince vekilin sarf ettiği emek ve mesai de gözetilmek suretiyle 150.00.- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yönetime verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14/07/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.