Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/9024 E. 2009/11261 K. 06.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9024
KARAR NO : 2009/11261
KARAR TARİHİ : 06.07.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili ile davalılardan M…., …, …, … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 17/11/2006 gün ve 2006/5700-7322 sayılı bozma kararında özetle; “Kadastro sırasında 169 ada 67 parsel sayılı 3735.73 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisi, taşınmazın Hazineye ait tapu kaydı kapsamında kaldığına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydının davaya konu parseli kapsadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Dosya içeriğinden ve Dairemize intikal eden diğer dava dosyalarından Hazinenin aynı nedene dayanılarak oluşturulan tapu kayıtlarına dayanarak komşu parseller hakkında da dava ikame ettiği ve bu davaların halen derdest olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu parselle komşu parsellerin iddia edildiği gibi yasalar gereğince devlete intikal eden yerlerden olup olmadığının belirlenmesi, dayanılan tapu kayıtlarının kapsamlarının sağlıklı olarak saptanması ve doğru sonuca varılabilmesi için bu davaların birleştirilerek yürütülmesinde zaruret bulunmaktadır. Bu nedenle, 169 adada yer alan ve Hazine tarafından aynı nedene dayanarak oluşturulan tapu kaydı nedeniyle davaya konu edilen tüm parsellerle ilgili davaların birleştirilmesi, bu birleştirmeden sonra taşınmazları kenardan çevreleyen komşu parsel tutanak ve dayanaklarının getirtilip mahallinde yapılacak keşifte tapu kayıtlarının uygulanıp kapsamlarının belirlenmesi, uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ve dava konusu Dih Mahallesi, 169 ada 27, 37, 57, 60, 64, 65 ve 67 sayılı parsellere yönelik davanın kabulü ile, bu parsellerin tesbitlerinin iptaline, Hazine adına tapuya tesciline, 169 ada 17 ve 25 parsellere yönelik davasının reddine, tesbit gibi davalılar adına tapuya tesciline, 169 ada 55, 52 ve 28 sayılı parsellere yönelik davanın ise kısmen kabulüne, 55 parselin A= 1500 m2, 52 parselin A=1500 m2 ve 28 parselin A=6000 m2’lik bölümlerinin tesbit gibi davalılar adına, 55 parselin B=3025.55 m2, 52 parselin B=1937.48 m2, 28 parselin B=3442.15 m2’lik bölümlerinin 169 adada son parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili ile davalılardan M…., …, …, … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve dava konusu 169 ada 17 parselin orman sayılmayan yerlerden olduğu ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. Maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, 25 parselin tamamı ile 28, 52 ve 55 sayılı parsellerin (A) ile işaretli bölümlerinin davalıların tutunduğu tapu kayıtlarının miktar olarak kapsamları içinde kaldığı, (B) ile işaretli bölümlerin ise kayıt miktar fazlası olduğu, tapu kayıtları değişir sınırlı olup, kayıt miktar fazlasının zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı, 169 ada 27, 37, 57, 60, 64, 65 ve 67 nolu parsellerin de Hazinenin tutunduğu tapu kayıtları kapsamında kaldıkları belirlenerek Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 06/07/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.