Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/9082 E. 2009/11285 K. 06.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9082
KARAR NO : 2009/11285
KARAR TARİHİ : 06.07.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 161 ada 15 parsel sayılı 9871 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile tapu ve vergi kayıtlarına dayanılarak davalı … adına tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazın dedesine ait olup kefil olmasından dolayı icra memurluğunca yapılan müzayede sonucunda Hazine adına tapuya tescil edildiğini, oysa borcun 1943 yılında ödendiğinin Mal Müdürlüğünün 13.02.2006 tarihli yazıları ile tespit edildiğinden ve Hazine ile hiç bir alakası kalmadığından tespitin iptali ile yapılan taksim gereği adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin Hazine adına olan tespitinin iptali ile davacı … (…) adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Komşu 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazla ilgili dava dosyasından çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesine göre yapılan orman kadastrosu bulunduğu anlaşılmaktadır.
Çekişmeli … Köyü 161 ada 15 parsel sayılı taşınmaz kadastro sırasında Hazineye ait K.Sani 331 D. 43 sıra nolu ve 8000 m2 ve 1937 tarih 521 tahrir numaralı 1 Hektar yüzölçümlü tapu ve vergi kaydına dayanılarak Hazine adına tesbiti yapılmıştır. Davacı, taşınmazın ırsen intikal ve taksim yoluyla kendisine kaldığını, aslında bu taşınmazın dedesine ait iken aşar mültezimi astımata olan kefaletinden dolayı icra memurluğunca yapılan ihale sonucunda Hazineye intikal ederek tapuya tescil edildiğini, oysa borcun 1943 yılında ödendiğini, bu durumun Mal Müdürlüğünün 13.02.2006 tarih 355 sayılı yazıları ile doğrulandığı ve sahiplerine iade edileceği bildirildiği halde, kadasto sırasında taşınmazın tesbitinin Hazine adına yapıldığını ileri sürerek kadastro tesbitinin iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, tespite esas alınan tapu kaydının uyduğu ve davacı yararına irsen intikal, taksim ve
kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir Şöyle ki; tespite esas alınan tapu ve vergi kayıtlarının uygulanmasına ve uyduğuna ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri soyut içerikli olup, uzman … bilirkişi tarafından düzenlenen harita ve kayıtlarda geçen sınır yerleri gösterilmediğinden keşfi ve uygulamayı izlemeye ve bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir. Ayrıca; davacının ve babasının tapu kaydında ismi geçen taşınmaz maliki … … ile akdi ve ırsi ilişkisi yöntemine uygun biçimde saptanmamış, taşınmazın bitişiğinde hükmen orman olduğu belirlenen 103 ada 1 sayılı orman parseli bulunduğuna ve tapu kaydı açık yön bırakmadan taşınmazı kapsamadığına göre, kapsamının yüzölçümü ile geçerli olacağı düşünülmemiş, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı yönünden orman araştırması yapılmamış, ziraat mühendisinden … yapısı, bitki örtüsü, kullanım durumu ve süresi, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı yolunda rapor alınmamış, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinde kime ait olduğu, kimden ne şekilde kaldığı, zilyetiğin başlangıç süresi ve sürdürülüş biçimi ve ekonomik amaca uygun olup olmadığı konularında kesin tanık ve olgulara dayalı açık yanıtlar alınıp zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı da belirlenmemiştir.
O halde, sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için; mahkemece, dayanak tapu ve vergi kayıtları, komşu 13, 14 ve 16 sayılı parsel tutanak ve dayanakları, tahdit harita ve tutanakları, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu … elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaza ve … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; komşu parsellere ait dayanak kayıtlar uygulanarak bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; … bilirkişiye kayıtlarda geçen sınır yerlerini gösterir keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli kroki düzenlettirilmeli; davacı … babasının tapu kaydında ismi geçen taşınmaz maliki … … ile akdi ve ırsi ilişkisi saptanmalı; yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar (gerçek kişiler) yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, (murisler) yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve susuz olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak tüm deliller birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik incelemeye dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 06/07/2009 günü oybirliği ile karar verildi.