YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/918
KARAR NO : 2009/577
KARAR TARİHİ : 20.01.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 121 ada 1 parsel sayılı 1146,15 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Ekim 1984 tarih 15 numaralı tapu kaydı ile arsa niteliğiyle davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın kısmen orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin (b) ile gösterilen 99,84 m2 yüzölçümündeki bölümünün bitişiğindeki 101 ada 551 parsel numaralı Kocadağ Devlet Orman ile tek parsel halinde birleştirilmek suretiyle orman niteliğiyle Hazine adına, (a) ile gösterilen 1046,31 m2 yüzölçümündeki bölümünün tespit gibi davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 12/07/1979 tarihinde ilan edilip kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 1. Maddesine göre yapılan orman kadastrosu ve aynı yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. Madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, çekişmeli taşınmazın (b) ile gösterilen bölümünün uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit harita ve tutanakları ile bu haritanın düzenlenmesine esas … fotoğrafı ile memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu gözetilerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, H.Y.U.Y.nın 94. maddesinde davayı kabul eden tarafın da mahkum olmuş gibi mahkeme masraflarını ödemeye mecbur olduğu açıklandıktan sonra aleyhine hüküm kurulan tarafın hal ve vaziyeti ile aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması ve ilk oturumda davayı kabul etmiş olması halinde mahkeme masraflarından sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir. Davalı Hazine vekili davayı ilk celse yasada öngörülen biçimde kabul etmiştir. Mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davalı kuruma yükletilmemesi istemi şartlı kabul olarak nitelendirilemez. Bu nedenle, mahkeme masraflarının davacı yönetim üzerinde bırakılması ve yönetim lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gereklidir. Karar açıklanan yönlerden yanlış ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple,
-2- 2009/918 – 577
hüküm fıkrasının 4 ve 5. Parağraflarında yazılı olan “davacı tarafından yapılan toplam 255.25.- YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ve “davacı vekili lehine Kadastro Kanununun 31. maddesi, vekilin emek ve mesaisi de gözetilerek 200.00- YTL vekalet ücreti takdirine, davalıdan alınıp davacıya verilmesine” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “toplam 255.25.- TL yargılama giderinin davacı … Yönetimi üzerinde bırakılmasına ve davacı vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 20/01/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.