YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9190
KARAR NO : 2009/10591
KARAR TARİHİ : 23.06.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.6.2008 gün 2008/4836-9110 sayılı bozma kararında özetle “Mahkemece, Hazine tarafından orman iddiası ile dava açıldığı, çekişmeli taşınmazların tamamının 1993 yılında kesinleşen orman sınırı dışında kaldığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmişse de, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, hükme dayanak yapılan bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda memleket haritası ve kadastro paftası ölçekleri denkleştirilip … parsellerle birlikte uygulama yapılarak, çekişmeli …Köyü 101 ada 63, 148 ve 149 parsellerin (A), 101 ada 67 ve 444 parsellerin (B), 113 ada 6 parselin (A) ve (C) ile işaretlenen bölümlerinin, 101 ada 449, 675 ve 678 parsellerin tamamının 1955 basım tarihli memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alanda gözüktüğünden orman sayılan yerlerden, geriye kalan kesimlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu, çekişmeli taşınmazların 1993 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı açıklanmış olup hat uygulaması yetersiz ise de; davacı Hazine, taşınmazların öncesinin orman olduğu ve bu niteliği nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açtığına göre, dava konusu taşınmazların yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması yeterli olmayıp zilyetlikle kazanılması koşullarının bulunup bulunmadığının ve ayrıca 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadığının da araştırılması gerektiği, bu sebeple çekişmeli taşınmazlardan 101 ada 63, 148 ve 149 parsellerin (A), 101 ada 67 ve 444 parsellerin (B), 113 ada 6 parselin (A) ve (C) ile işaretlenen bölümlerinin, 101 ada 449, 675 ve 678 parsellerin tamamının orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğinden Hazine tarafından açılan davanın, 101 ada 63, 148 ve 149 parsellerin (A), 101 ada 67 ve 444 parsellerin (B), 113 ada 6 parselin (A) ve (C) ile işaretlenen bölümlerine, 101 ada 449, 675 ve 678 parsellerin tamamına yönelik olarak kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilerek … bilirkişi Erkan Aklan tarafından düzenlenen 05.06.2007 havale tarihli rapor ekindeki krokide 101 ada 63, 148 ve 149 parsellerin (A), 101 ada 67 ve 444 parsellerin (B), 113 ada 6 parselin (A) ve (C) ile işaretlenen bölümlerinin, 101 ada 449, 675 ve 678 parsellerin tamamının orman niteliği ile Hazine adına, geriye kalan kesimlerinin ise davalı adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 21.04.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
1) Davalıya mahkeme hükmü 12.11.2008 tarihinde, Hazinenin temyiz dilekçesi ise 26.11.2008 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise, H.Y.U.Y.nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra ancak Hazinenin temyiz dilekçesinin tebliğinden itibaren 10 günlük yasal süre içinde 05.01.2009 tarihinde verilmiş ise de temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcı alınmadığı anlaşıldığından süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2) Davacı Hazinenin temyiz itirazları yönünden; Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE, istek halinde peşin harcın temyiz edene geri verilmesine
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 23/06/2009 günü oybirliği ile karar verildi.