Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/9356 E. 2009/11638 K. 09.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9356
KARAR NO : 2009/11638
KARAR TARİHİ : 09.07.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı gerçek kişi dava dilekçesinde hudutlarını belirttiği … Köyü Karaburun mevkiindeki yaklaşık 8600 m2’lik taşınmazın … yıllardan beri kendi zilyetliğinde olduğunu belirterek adına tescilini talep etmiştir.Mahkemece çekişmeli taşınmazın Asliye Hukuk Mahkemesinin 1980/28-1984/221 sayılı karar ile hükmen Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği ve eski 938 parsel yenileme ile 121 ada 1parsel sayılı taşınmaz olarak tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edildiği,tapuda kayıtlı olan taşınmazların zilyetlikle iktisap edilemeyecekleri gerekçesi ile davanın reddi yolunda kurulan 2002/815-2003/878 sayılı kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Hairesinin 26.04.2005 tarih 2005/402-3313 sayılı ilamı ile “öncelikle taşınmazın kimden kaldığının, terekenin iştirak halinde olup olmadığının, taksim yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiği, davacının tesbitten önceki sebeplere dayanarak bu davayı açması nedeni ile taşınmazın hükmen Hazine adına tapuya tesciline ilişkin dava tarihine kadar kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması gereğine” değinilerek hüküm bozulmuş ve bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda ise davanın kabulüne, çekişmeli 121 ada 1 parselin (A) harfli 6808.27 m2’lik bölümünün tapu kaydının iptaline, bu bölümün davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküM davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmektedir.
Dava, tapu iptali ve tescil davası niteliğindedir.
Yörede 1986 ve 1988 yıllarında yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışması ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın bitişiğinde olan 552 parselin tarla niteliği ile hazine adına yapılan kadastro tesbitine dava dışı 554, 555 ve 556 parsel sayılı taşınmazların tesbit malikleri olan birçok gerçek kişi tarafından sözkonusu taşınmazlara revizyon görmüş olan k.sani 1931 tarih 17 nolu tapu kaydına dayanarak kadastro tesbitine itiraz davası açtıkları,kadastro mahkemesinin 1956/401-1972/1 sayılı karar ile gerçek kişilerin tapu kayıtlarının çekişmeli 552 parseli kapsamadığı, gerçek kişilerin zilyetliklerinin de 20 yıla ulaşmadığı gerekçeleri ile davanın reddine tesbit gibi 552 parselin tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği,bu kararın derecaattan geçerek kesinleştiği, bu defa Hazine tarafından … ve arkadaşları aleyhine 552 parsel üzerindeki elatmanın önlenmesi ve bu taşınmazın bitişiğinde bulunan tescil harici 1050m2 ve 8400 m2’lik taşınmazların Hazine adına tapuya tescil edilmesi talebi ile genel mahkemede dava açıldığı, … … tarafından tescil harici bırakılan taşınmazların muris … … dan miras kaldığı belirtilerek açılan tescil davasının hazinenin davası ile birleştirildiği, asliye hukuk mahkemesinin 10.07.1984 tarih 1980/28-287 sayılı karar ile “çekişmeli 552 parsel ile ilgili kadastro mahkemesi dosyasında tescile konu edilen taşınmazların kimsenin tasarrufunda bulunmadığının anlaşılması nedeni ile davacı gerçek kişinin davasının reddine,davacı hazinenin davasının kabulü ile fenni bilirkişi krokisindeki (A) harfli 9480 m2 ve (B) harfli 1040 m2’lik taşınmazların Hazine adına tapuya tesciline, bu bölümler üzerinde davalı …’in el atmasının önlenmesine, (B) harfli yer üzerindeki barakanın kal’ine, davalının 552 parsele ilişkin bir müdahalesinin bulunmaması nedeni ile bu kısımla ilgili davanın ise reddine” karar verildiği, hükmün temyiz incelenmesinden geçerek kesinleştiği, Hazine adına tesciline karar verilen (A) harfli taşınmazın 938 parsel olarak tarla niteliği ile Hazine adına 10.07.1984 tarihinde tapu kaydının oluştuğu, daha sonra yapılan 2859 sayılı paftaların yenilenmesine ilişkin çalışma ile 9198.93 m2 yüzölçümü ile 121 ada 1 parsel olarak belirlendiği anlaşımaktadır.
Çekişmeli taşınmazın 1957 yılında yapılan genel kadastro çalışmasında “devlet ormanı” niteliği ile tescil harici bırakıldığı, Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.07.1984 tarih 1980/28-287 sayılı dosyada uzman orman bilirkişinin çekişmeli taşınmazın eğiminin düşük olması ve 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendine göre orman sayılmayan yerlerden olduğunun açıklanması üzerine mahkemece bu taşınmazın orman olmadığı kabul edilmiş ise de, eldeki dosyada uzman ziraat bilirkişi tarafından taşınmazın doğal eğiminin % 15-20 olduğu açıklanmış olduğu gibi, 6831 Sayılı Orman Yasasının 1. maddesi gereğince, “Tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaçcık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır” zaman içinde taşınmaz üzerindeki orman örtüsünün kaldırılmış olması o yerin orman niteliğini kaybettiği anlamına gelmez ve Toprağı ile birlikte orman olan taşınmazın zilyetlikle iktisabı da mümkün değildir, H.G.K.’nun 24/10/2001 gün ve 2001/8-964-751 sayılı ve 13/02/2002 gün ve 2002/8 – 183- 187 sayılı kararları ile kadastro (tapulama) komisyonlarınca orman sayılarak tesbit harici bırakılan yerlerde, yukarıda yazılı gerekçelerle orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar orman sayılacağından, sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği kabul edilmiştir.
Yörede 15.05.1986 ve 24.11.1988 tarihlerinde orman kadastro çalışmaları ve 2/B madde uygulamaları yapılmış ve taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır. O halde; çekişmeli taşınmaz 1986 tarihinde orman sınırları dışında bırakılıncaya kadar orman niteliğindedir. Bu nedenlerle; davaya konu taşınmazın öncesi orman olup bu niteliğini koruduğu sıradaki zilyetliğe değer verilemez (kaldı ki dosya kapsamından davacının 1986 tarihine kadar da bir zilyetliğinin bulunmadığı, taşınmaz üzerinde el atmasının önlenmesine karar verilen … in zilyet olduğu saptanmıştır). Ayrıca; çekişmeli taşınmazın tapu kaydı 10.07.1984 yılında hazine adına oluştuğuna göre tapuya kayıt edildiği tarihten sonraki dönemde tapulu taşınmazların zilyetlikle iktisabı mümkün olmadığından bu tarihten sonra zilyetlik varsa bile buna değer verilemez. Dava konusu taşınmaz her nekadar kesinleşen orman sınırları dışında ise de 6831 Sayılı Yasanın 05/11/2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 7. maddesi gereğince “herhangi bir nedenle orman sınırı dışında bırakılan orman” olması nedeniyle yeniden orman sınırları içine de alınabilir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişinin davasının tamamen reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ve gerekçelerle kabul yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine ve Orman Yönetimi temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde .. iadesine 09.07.2009 günü oybirliği ile karar verildi.