YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9417
KARAR NO : 2009/11639
KARAR TARİHİ : 09.07.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi ile … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişiler, 1937 tarih 3, 8, 14, 16, 17, 29 ve 45 nolu vergi kayıtlarına dayanarak bu vergi kayıtlarının kapsadığı ve dava dilekçesinde hudutlarını belirttikleri taşınmazların murisleri tarafından … yıllar kullanıldığını ölümü ile kendilerine kaldığını belirterek Medeni Yasanın 713. Madde gereğince adlarına tescilini talep etmişlerdir. MAhkemece davanın kabulü ile 15.06.1998 tarih 16 nolu 273.821 m2’lik Hazineye ait tapu kaydının kısmen iptali ile bu tapu kaydı içinde bulunan 8 nolu vergi kaydının kapsadığı 8157 m2’lik, 16 nolu vergi kaydının kapsadığı 8154 m2’lik, 17 nolu vergi kaydının kapsadığı 4176 m2’lik, 29 nolu vergi kaydının kapsadığı 14.775 m2’lik taşınmazın davacılar adlarına tapuya tescillerine, 13.10.1987 tarihli hükümdeki 1, 2, 11 nolu (3, 14, 45 nolu vergi kayıtlarının kapsadıkları alan ile ilgili) davaların feragat nedeni ile reddine, aynı hükümdeki 4, 7, 8, 10. bentlere ilişkin hüküm kesinleştiğinden (15, 35, 27 ve 28 nolu vergi kayıtlarının kapsadıkları alanla ilgili olarak davacılar adlarına 03.05.1989 tarih 1, 2, 3, 4 nolu tapu kayıtları oluşmuştur) bunlara ilişkin yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi ile … tarafından temyiz edilmektedir.
Yörede orman kadastro çalışması yapılmamıştır. Arazi kadastro çalışması ise kısmen yapılmıştır.
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından aynı davacı gerçek kişiler tarafından 20.02.1986 tarihinde genel mahkemede Hazine, Orman Yönetimi ve köy tüzel kişiliğine karşı 1937 tarih 3, 8, 14 ila 17, 27, 28, 29, 35, 45 nolu vergi kayıtlarına dayanarak Medeni Yasanın 713. Maddesi gereğince kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetliğe dayalı tescil davasının açıldığı, Şemdinli Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.10.1987 tarih 1986/18-58 sayılı ilamı ile davanın kabulü ile davacıların dayandıkları vergi kaydı kapsamı içinde kaldığı saptanan 11 parça taşınmazın davacılar adlarına tesciline karar verildiği, bu hükmün Orman Yönetimi ile Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. HUkuk Dairesinin 12.09.1988 tarih 1988/7548-11092 sayılı ilamı ile “hükmün 4. 7. 8. 10. Bentlerinin onanmasına, diğer bentler yönünden ise davacıların dayandıkları vergi kayıtlarının hudutlarında meşe, …, yol vs sabit olmayan genişletilebilir hudutların yazılı olduğu, 3402 Sayılı Yasanın 20. Maddesi gereğince değişir sınırlı kayıtların kayıtta yazılı miktara göre belirlenmesi gerektiği, ayrıca 3402 Sayılı Yasanın 40-100 dönüm kısıtlaması yönünden de inceleme yapılması” gereğine değinilerek hüküm bozulduğu, bu defa mahkemenin 10.09.1990 tarih 1989/53-55 sayılı ilamı ile bozma ilamı üzerine dosyanın yenilenmesine rağmen süresi içinde harç yatırılmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu dava devam ederken Milli Savunma
Bakanlığı tarafından tescil davasına konu olan yerlerinde içinde bulunduğu geniş bir alanın kendilerine eğitim amaçlı olarak tahsis edilmesinin hazineden istenmesi üzerine taşınmazın tapuda kayıtlı olmaması nedeni ile tapuya bağlanması gerektiğinden … köy muhtarı ile azalarının düzenlediği 16.03.1985 tarihli zilyetlik belgesi ile (ki bu belgede doğusu serekani deresi, batısı şiva mira deresi, kuzeyi siyah tepe, güneyi umumi cadde (ipekyol) yazılı olan 339.950 m2’lik taşınmazın 62.630 m2’lik bölümünün şahıslar adlarına tesbitli olduğu gerisinin ise Hazineye ait olduğu ve Hazine tarafından icarla köylülere verildiğinin açıklandığı ) tapu ve kadastro genel müdürlüğünün 1051 sayılı genelgesi ve maliye bakanlığının 814 sayılı genelgesi gözönüne alınarak taşınmazın Hazine adına tescil edilmesinin Şemdinli Kaymakamlığının 24.05.1985 tarih 4-5 sayılı yazısı ile tapu sicil müdürlüğünden istendiği, 16.03.1985 tarih 1 nolu 339.950 m2 yüzölçümlü olarak hazine adına tapu kaydının oluştuğu, daha sonra ise 17.08.1987 tarih Mile 4/1, ŞB md, 3121-44588 sayılı Milli Emlak Genel Müdürlüğünün yazısı ile Milli Savunma Bakanlığına eğitim ve iskan ihtiyacı için tahsis edildiği, bu tahsis üzerine halen tapu kaydının içindeki alanın askeri alan olarak kullanılmakta olduğu, ancak Şemdinli asliye hukuk mahkemesinin 13.10.197 tarih 1986/18-58 sayılı ilamı ile hükme bağlanarak temyiz incelenmesinden geçerek kesinleşen 4 parça taşınmaz ile ilgili olarak davacılar adlarına 03.05.1989 tarih 1, 2, 3, 4 nolu (26.073 m2, 13.125 m2, 21.959 m2 ve 4972 m2 yüzölçümleri ile) tapu kayıtlarının oluştuğu ancak aynı yere ilişkin olarak idari yoldan Hazine adına oluşan 16.03.1985 tarih 1 nolu 339.950 m2 yüzölçümlü tapu kaydının mükerrer tapu olduğunu belirterek kendi adlarına oluşan tapu kaydının kapsadığı yerlere ilişkin olarak Hazineye ait 16.03.1985 tarih 1 nolu tapu kaydının iptali talebi ile açılan dava sonucunda Şemdinli Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.01.1996 gün 1990/74-1 sayılı karar ile davanın kabulü ile 16.03.1985 tarih 1 nolu tapu kaydının kısmen iptali ile bu tapu kaydı içinde kalan 03.05.1989 tarih 1, 2, 3, 4 nolu tapularına kapsadıkları 26.073 m2,13.125 m2, 21.959 m2 ve 4972 m2’lik taşınmazların kapsadıkları yere ilişkin olarak Hazine tapusunun iptaline karar verildiği, bu ilamın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 30.05.1996 tarih 1996/5958-6703 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği ,bu ilam üzerine Hazineye ait tapu kaydının 15.06.1998 tarih 16 numarada 273.821 m2 olarak yeniden oluştuğu, davacıların talepleri ve milli savunma bakanlığının 31.10.2002 tarih 3744 sayılı yazısı üzerine 03.05.1989 tarih 1, 2, 3, 4 nolu tapu kayıtlarının kapsadıkları alanın bu defa kamulaştırıldığı ve kullanımı Milli Savunma Bakanlığına ait olmak üzere Hazine adına 06.11.2002 tarih 4 ve 3, 10.6.1999 tarih 1, 26.08.1998 tarih 22 nolu tapu kayıtlarının oluştuğu, temyize konu olan bu davada ise mahkemenin davanın kabulü yolunda kurulan ilk kararının Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 24.04.2000 tarih 2000/1344-3431 sayılı ilamı ile “Hazinenin çekişmeli taşınmazların 16.03.1985 tarih 1 nolu tapu kaydı içinde bulunduğunu iddia ettiği ancak mahkemece bu konuda inceleme yapılmadığı ayrıca Milli Savunma Bakanlığına tahsis hususunun da araştırılmadığı anlaşıldığından hem tahsisin araştırılması hem de çekişmeli taşınmazların Hazineye ait tapu kaydı içinde kalıp kalmadıklarının araştırılması, ayrıca taşınmazların hudutlarında meşe yazılı olması nedeni ile uzman orman bilirkişi ile çekişmeli taşınmazların orman olup olmadıkları hususunda inceleme yapılması, Hazineye ait tapu kaydı dışında kalıyor ise davanın Medeni Yasanın 713. Maddesi gereğince tescil davası olduğu düşünülerek ilanların yaptırılması” gereğine değinilerek hükmün bozulduğu, mahkemece bu defa yapılan yargılamada uzman orman bilirkişisinin çekişmeli taşınmazların 1970 tarihli memleketk haritasında 1973 tarihli amenajman planında … renkli yerleşim alanında kaldıkları ve orman sayılmayan yerlerden olduklarının belirtildiği, ek rapor ile 8, 16, 17 nolu vergi kaydı içinde kalan taşınmazların memleket haritasında bağ ve bahçeden oluşan yeşil alan içinde kaldığının açıklandığı ve resmi belgelerde işaretleme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki, Dairenin 25.12.2008 tarih 2008/13388 sayılı iade kararı ile fenni bilirkişiden Hazineye ait 16.03.1985 tarih 1 nolu 339.950 m2’lik (daha sonra ise gerçek kişilere ait 03.05.1989 tarih 1, 2, 3, 4 nolu tapu kayıtlarının bulundukları yerin iptali ile oluşan 15.06.1998 tarih 16 nolu 273.821 m2’lik) tapu kaydının dayanağı olan krokinin içinde (8, 16, 17, 29 nolu vergi kaydı içinde oldukları kabul edilen) çekişmeli taşınmazların konumlarının davacılara ait 03.05.1989 tarih 1, 2, 3, 4 nolu tapu kayıtları ile irtibatlı olarak gösterilmelerinin istenmiş ise de buna ilişkin rapor ve kroki sunulmamıştır. Ayrıca uzman orman ve fenni bilirkişilerden, çekişmeli taşınmazların tamamının (8, 16, 17, 29 nolu vergi kayıtlarının kapsadıkları alan olarak kabul edilen çekişmeli taşınmazların) keşifte uygulandığı belirtilen 1970 tarihli memleket haritası ile fotogometri yöntemi ile düzenlenen haritanın ve çekişmeli taşınmazların koordinat değerlerine göre ölçekler eşitlenmek sureti ile çakıştırma yapılarak çekişmeli taşınmazlar ile etrafındaki taşınmazların bu haritalar üzerinde sınırları belirtilmek sureti ile gösterilmesinin istenmiş, dosyaya raporlar konulmuştur. Ancak uzman orman ve fenni bilirkişi tarafından çekişmeli taşınmazların memleket haritasındaki konumları farklı yerlerde işaretlenmek sureti ile gösterilmiş olup bu hali ile taşınmazların orman niteliğinde olup olmadıkları hususunda yapılan araştırma da yetersizdir. Ayrıca davacı gerçek kişinin dayandığı vergi kayıtlarının hudutlarında meşe yazılı olup mahkemece hududun gayri sabit olduğu ve miktar fazlasının ormandan açılmış olabileceği de değerlendirilmemiş, tescil dosyasındaki aynı yere ilişkin fenni bilirkişi krokisi ile bu dosyadaki krokilerin şekil ve yüzölçümü olarak neden farklı oldukları üzerinde de durulmamıştır.
Bu nedenlerle mahkemece, öncelikle Şemdinli Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/53-1990/55 sayılı davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın tebligat yapılmadan beklemesi nedeni ile bu kararın taraflara tebliğ edilmesi sağlanarak hüküm kesinleştirilmeli, davacıların dayandığı 8, 16, 17, 29 nolu vergi kayıtlarının yörede kısmen yapılan arazi kadastro çalışmalarında bir taşınmaza revizyon görüp görmediklerinin ilgili yerlerden sorulması ile varsa revizyon görmüş iseler bunlara ilişkin kadastro tesbit tutanaklarının gönderilmesi istenmeli, daha sonra ise eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis, bir ziraat mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, Hazineye ait 16.03.1985 tarih 1 nolu (davacılar adına tescil kararı verilen yerlerle ilgili olarak oluşan 03.05.1989 tarih 1,2,3,4 nolu tapu kayıtlarının kapsadıkları alanların çıkarılmasından sonra oluşan 15.06.1998 tarih 16 numaralı) tapu kaydının hudutları ile dava konusu olan taşınmazların bu kroki içindeki yerleri memleket haritasında ve kadastro paftasında gösterilmeli, fenni bilirkişi tarafından hem bu dosyada dava konusu olan taşınmazların hem de daha önce davacı gerçek kişiler adına oluşan 03.05.1989 tarih 1, 2, 3, 4 nolu tapu kayıtlarının hudutları çizilmek sureti ile 16.03.1985 tarih 1 nolu tapu kaydı içindeki konumlarını gösteren kroki düzenlettirilmelidir.
Yukarıda yapılacak uygulama sonucunda çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile M.Y.’nın 713. maddesine dayanılarak açılan davalarda dava tarihinden, kadastro tespitine itiraz davalarında ise tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik … fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler Ziraat Fakültelerinin … bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile üç yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, … fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazın 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan … (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu, … fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olması veya kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalması ya da orman ve arazi kadastrosunun yapılıp kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yıldan fazla süre geçmesi o yerin kişiler adına tescili için yeterli olamayacağından bu şekilde yapılacak inceleme sonucu dava konusu yerin;
1) Orman sayılan veya orman rejimine girmiş (15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliği madde 26) yerlerden yada 3402 Sayılı Yasanın 16. maddesinde belirtilen özel mülkiyete tabi olmayacak, kamu mallarından olduğunun belirlenmesi (3402 Sayılı Yasanın 16. md. A, B, C, D bentleri kapsamında kalan yerler),
2) Kamu hizmetine tahsis edilmiş olduğunun anlaşılması (3402 Sayılı Yasanın 17/1. maddesi gereğince orman yetiştirilmek üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen arazi ya da başka bir amaçla kamu hizmetine tahsis edilen arazi, imar-ihya ve zilyetlik yoluyla kazanılamaz. H.G.K. 03.06.1998 gün 1998/8-347-394 ve 12.12.2001 gün 2001/20-118-1156 S.K.),
3) İl, İlçe ve kasabaların … veya uygulamalı imar planlarının kapsadığı alanlarda kaldığının saptanması (3402 Sayılı Yasanın 17/2. md. H.G.K. 25.04.2001 gün 2001/20-390-396 S.K.),
4) Tescil davalarında, davanın açıldığı; kadastro tesbitine itiraz davalarında ise kadastro tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 20 yıl önce çekilmiş … fotoğrafları ve bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritaları veya fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında zilyet ve tasarruf edilmeyen yerlerden olduğunun anlaşılması,
5) Kadastro tesbit ve tescil harici bırakma işleminin kesinleştiği tarihten tescil davasının açıldığı tarihe kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin geçmemiş olması (H.G.K.’nun 22/03/1995 gün 1994/8-873-216 ve 19/02/1997 gün 1996/8-768-100 ve 24/09/1997 gün 1997/20-372-718 ve 18/02/1998 gün 1998/8-15-129 sayılı kararları),
6) O yerde orman kadastrosu kesinleşmiş olsun olmasın, taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. ve Orman Kadastrosunun Uygulaması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a. Maddeleri kapsamında orman içi açıklık konumunda bulunması (H.G.K.nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034 ve 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-582 sayılı kararları ile orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağı kabul edilmiştir.),
7) Dava konusu taşınmazın veya yakın çevresinin arazi kadastro ekiplerince kadastro paftası üzerinde orman nitelemesi yapılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun 21.01.2004 gün 2004/8-15-7 ve 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 ve 12/03/2008 gün ve 2008/20-214-241 sayılı kararları),
8) Kadastro (Tapulama) Komisyonu tarafından orman sayılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun, 24.10.2001 gün 2001/8-964-751 ve 13.02.2002 gün 2002/8-183-187 sayılı kararları),
9) 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26. maddesinin 2. fırkasında yazılı,
a) 4785 Sayılı Yasayla Devletleştirilmiş orman,
b) 3116 Sayılı Yasanın Geçici 1. maddesine göre kamulaştırılmış orman,
c) 6831 Sayılı Yasanın 3. maddesine göre orman rejimine alınmış yer,
d) Aynı Yasanın 13. maddesinin (B) bendine göre orman olarak ağaçlandırılan veya ağaçlandırılacak yer,
e) Aynı Yasanın 24. maddesine göre kamulaştırılan ya da diğer suretle orman yetiştirmek üzere kamulaştırılan yer,
f) Devlet Ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan yer,
g) Herhangi bir nedenle orman sınırı dışında kalmış orman,
h) Maliye Bakanlığınca orman olarak tahsis edilmiş yerlerden ağaçlandırılmış ya da ağaçlandırılmak üzere planlanmış saha,
j) Orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alan olduğunun belirlenmesi halinde bu tür yerlerin herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı düşünülerek başka bir araştırmaya gerek kalmadan Hazine davasının kabulü ile dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmelidir (H.G.K…’nun 15/03/2006 gün 2006/8-106-68 sayılı kararı).
Yukarıda yazılı koşulların somut olayda bulunmaması halinde, taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli,
Somut olayın özelliği göz önünde bulundurularak ayrıca;
a) Taşınmazın eski ve … niteliği konusunda jeoloji mühendisinden de ayrıntılı rapor alınmalı,
b) Keşif sırasında taşınmazı çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dava dosyası içine konulmalı,
c) Davanın açıldığı tarihten önce ya da sonra Hazine yetkilileri tarafından hazırlanan idari tahkikat ve haksız işgal (ecrimisil) tutanakları varsa bu tutanaklar da yerine uygulanıp tutanaklarda ismi yazılı kişiler tanık sıfatıyla dinlenilmeli,
d) Davacıların dayandıkları vergi kayıtlarının hudutlarında … ,meşe yazılı olması nedeni ile miktar fazlasının ormandan açıldığı düşünülmeli, fenni bilirkişiden Şemdinli asliye hukuk mahkemesinin 1989/53-1990/55 sayılı dosyasında fenni bilirkişi … yüksekkaya tarafından sunulan dava konusu 8, 16, 17, 29 nolu vergi kayıtlarına ilişkin krokiler ile bu dosyada çizilen krokilerin yüzölçümü ve şekil olarak neden farklı oldukları açıklattırılmalı, sözkonusu tescil dosyasındaki aynı taşınmazlara ilişkin uzman ziraat bilirkişi tarafından düzenlenen raporlarda göz önüne alınarak uzman ziraat bilirkişiden çekişmeli taşınmazın bitki örtüsü, varsa üzerindeki ağaçların durumu, kullanım durumu, eğimini açıklayan rapor alınmalı,
3402 Sayılı Yasanın 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 03/07/2005 gün ve 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 2. fıkrası hükümlerine göre yapılacağı düşünülerek, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları yönünden aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tesbit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak gerektiğinde tesbit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyaları getirtilip incelenmeli, dava konusu taşınmazın … ya da … … arazisi olup olmadığı konusunda (5403 Sayılı Yasanın 3/j maddesi ile Taşınmaz Malların Sınırlandırma Tespit ve Kontrol İşleri Hakkındaki Yönetmeliğin değişik 10. maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, … … arazisi: … yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, su kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı araziler olarak açıklandığından) ziraat mühendisinden yasanın amacına uygun rapor alınmalı, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetimi ile Milli Savunma Bakanlığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 09/07/2009 günü oybirliği ile karar verildi.