YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9516
KARAR NO : 2009/11650
KARAR TARİHİ : 09.07.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … ve ihbar edilen … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, 27.02.2008 tarihli dava dilekçesiyle … Mahallesi 7536 ada 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 12, 7537 ada 1 ve 2 sayılı parsellerin, 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde bırakıldığını, 1952 yılında koruma makisi olarak belirlendiğini, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu kesinleşen işlemle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki, davalı adına olan tapu kayıtlarının ve tapudaki payların iptali ile Hazine adına tescilini istemiş, dava … Yönetimine ihbar edilmiş, … Yönetimi davanın reddine istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli parsellerin tapu kayıtlarının iptaline ve Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Belediyesi ve ihbar edilen … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parsellerin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğiyle tapuda tam mülkiyet olarak … Belediyesi adına kayıtlı olan çekişmeli parseller … Köyü 244 sayılı parselden müfrez 560 ve 559 sayılı parsellerin ve genel kadastroda yol boşluğu olarak bırakılan alanların 2981 SY hükümlerine göre tevhit ve ifrazıyla oluşmuştur.
1) Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu … Mahallesi 7536 ada 5, 6, 7, ve 8 sayılı parsellerin … bilirkişi … tarafından düzenlenen 15.08.2008 tarihli krokide ayrı ayrı (A) ile gösterilen sırasıyla 110 m2, 1333 m2, 145 m2 ve 147 m2 ve 8 sayılı parselin (A2) ile gösterilen 7 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümlerinin 3116 Sayılı Yasaya hükümlerine göre 1947 yılında … köyünde yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde bırakıldığı; 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya ve ilgili yönetmeliğe aykırı olarak kurulan ve yine yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadan çalışma yapan maki tefrik komisyonunca Akdeniz makisi olarak belirlendiği, taşınmazların tamamının 1978 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı bu işlemlerin itirazsız kesinleştiği, çekişmeli parselin 2981 sayılı yasa hükümlerine göre kısmen 389 sayılı parselden ifraz edildiği belirlenip,
Ağustos 2007 tarih ve 8 sayılı YARGITAY KARARLAR DERGİSİNDE yayınlanan, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.12.2006 gün ve 2006/14641-17945 sayılı kararında da açıklandığı gibi, makiye ayırma çalışması yapan komisyon yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun kurulmadığı gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine de aykırı çalıştığı, bu nedenle yaptığı makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceği, yasa ve yönetmelik hükümlerine uyulmadan yapılan çalışma sonunda makiye ayrılan yerlerin tevzii işlemlerinin de yapılmadığı, makiye ayrılan yerlerde özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği,
… Belediye meclisinin Masadağı etekleri … ve … bölgesinde 1/5000 ölçekli 23J, 22J, 21J, 22K, 21K, paftalarında yapılan revizyon plan çalışmalarına ilişkin 20.5.1996 tarih ve 31 sayılı kararının, … 1. İdare Mahkemesinin 1998/74-1999/1274 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve bu iptal kararı ile çekişmeli taşınmazın ifraz edildiği, çekişmeli parselin bulunduğu yer imarsız duruma düşmüşse de, bu parsellerin ifraz edildiği parsellerin, 2981 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan imar uygulaması ve parselasyonda ifraz edilerek tapudaki sayfaları kapatıldığı gibi, çekişmeli parselin tapudaki kaydının da henüz silinmediği, bu nedenle imar ve parselasyonun iptaline ilişkin kararın sonuca etkili olmadığı, sayfaları kapatılan parsellerin ihya edilmesi halinde, dava konusu parsel hangi parselden ifraz edilmişse, mahkemenin bu kararı ifraz parselinin geldisi olan parsel için de geçerli olacağından, kadastro parselindeki davalılar payının iptalen Hazine adına tescil edilerek, Mahkemenin kesinleşen kararının infazının yapılacağı,
Uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazların bu bölümlerinin, 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, kısmen hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y. 931-İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı,
Çekişmeli 7536 ada 5, 6, 7, ve 8 sayılı parsellerin … bilirkişi … tarafından düzenlenen 15.08.2008 tarihli krokide ayrı ayrı (A) ile gösterilen sırasıyla 110 m2, 1333 m2, 145 m2 ve 147 m2 ve 8 sayılı parselin (A2) ile gösterilen 7 m2 bölümlerinin içinde yer aldığı, 244 sayılı parselden müfrez 560 sayılı parsellerin Tapulama Mahkemesi kararları ile hükmen orman olarak tapuya tescil edildiği, bu nedenle bu kararların Hazine aleyhine kesin hüküm oluşturmadığı,
6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmü bulunmadığı aksine, 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. Maddesindeki “… diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü ile 2981 Sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Geçici 2. Maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 Sayılı kararı ve H.G.K.’nun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararı ile kabul edilen “… kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri olmadığı, başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde, buna dayanan tescilinde, M.Y.’nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğinde olduğu, Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin özel yasalarına tabii olduğu, H.G.K’nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.’nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımızın, nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiği(M.Y.- Md. 1025.(933)”, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, aynı yasanın 18. maddesi hükmü karşısında, orman rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, 2896 ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı hususları gözetilerek, çekişmeli parselin 389 sayılı parsel çap krokisi sınırları içinde kalan bölümü için Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına,
Karar tarihinden sonra, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. Maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. Maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. Maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. Madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceğine, yasa hükmü“orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğüne göre davalı … ve İhbar edilen … Yönetiminin Çekişmeli … köyü 7536 ada 5, 6, 7, ve 8 sayılı parsellerin … bilirkişi … tarafından düzenlenen 15.08.2008 tarihli krokide ayrı ayrı (A) ile gösterilen sırasıyla 110 m2, 1333 m2, 145 m2 ve 147 m2 ve 8 sayılı parselin (A2) ile gösterilen 7 m2 bölümlere ilişkin ikinci bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Davalı … Belediyesi ve ihbar edilen … Yönetiminin 7536 ada 5, 6, 7, ve 8 sayılı parsellerin … bilirkişi … tarafından düzenlenen 15.08.2008 tarihli bilirkişi krokisinde ayrı ayrı (B) ile gösterilen sırasıyla 250 m2, 244 m2, 215 m2 ve A1 ile gösterilen 28 m2 bölümlerine, 7536 ada 9, 10, 11 ve 12 sayılı parsellerin tamamı ve 7537 ada 1, 2, 3, 4 sayılı parsellerin tamamına ilişkin temyiz itirazlarına gelince, bu bölümlerin, 240 parsel sayısı ve 21600 m2 yüzölçümündeki zeytinlik niteliğiyle, Mayıs 1943 tarih ve 107 sıra numaralı tapu kaydı ve 197 yazım numaralı vergi kaydıyla … Hayyyar adına tesbit edilip, Orman Yönetimi ve … …nın itirazları üzerine, … Bilirkişi Bakir …’ün düzenlediği 20.05.1986 günlü krokide hakem kararı kapsamında kaldığı belirlenen ve (A) ile gösterilen 19250 m2 bölümünün Vakıfılar Yönetimi, Hakem kararı kapsamı dışında olduğu belirlenen ve (B) ile gösterilen 2350 m2 bölümün ise orman niteliğiyle Hazine adına tesciline ilişkin Tapulama Mahkemesinin 10.11.1986 gün ve 1980/730-397 Sayılı Kararının davacı vekilinin temyiz üzerine Yargıtay 7. hukuk Dairesinin 27.02.191 gün ve 1987/6397-2475 388 sayılı kararı ile onandıktan sonra kesinleşmesiyle belirlenerek, 19250 m2 yüzölçümündeki zeytinlik niteliğiyle … Yönetimi adına tescil edilen 559 sayılı parselin ifrazıyla oluştuğu, sözü edilen Tapulama Mahkemesinin kesinleşmiş kararının, 559 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kalan bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin H.Y.U.Y.’nın 237. Maddesi anlamında kesin hüküm oluşturduğu gözetilerek, 7536 ada 5, 6, 7, ve 8 sayılı parsellerin … bilirkişi … tarafından düzenlenen 15.08.2008 tarihli bilirkişi krokisinde ayrı ayrı (B) ile gösterilen sırasıyla 250 m2, 244 m2, 215 m2 ve A1 ile gösterilen 28 m2 bölümlerine, 7536 ada 9, 10, 11 ve 12 sayılı parsellerin tamamı ve 7537 ada 1, 2, 3, 4 sayılı parsellere ilişkin davanın reddine karar verilmesi karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde bu bölümlere ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre Kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, 6831 Sayılı Yasanın 2/2 Maddesinin “Orman sınırları dışına çıkartılan bu yerler Devlete ait ise Hazine adına, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ise bu müesseseler adına, hususi orman ise sahipleri adına orman sınırları dışına çıkartılır. Uygulama kesinleştikten sonra tapuda kesin tashih ve tescil işlemi yapılır.” Hükmü gözetilerek, Hazine adına tapuya tesciline karar verilen Çekişmeli … köyü … köyü 7536 ada 5, 6, 7, ve 8 sayılı parsellerin … bilirkişi … tarafından düzenlenen 15.08.2008 tarihli krokide ayrı ayrı (A) ile gösterilen sırasıyla 110 m2, 1333 m2, 145 m2 ve 147 m2 ve 8 sayılı parselin (A2) ile gösterilen 7 m2 bölümlerin tapu kaydının beyanlar hanesine 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh yazılmasına karar verilmemesi de doğru değildir.
SONUÇ: 1. Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle; davalı … ve ihbar edilen … Yönetiminin aşağıdaki ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle Davalı … ve ihbar edilen … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının yatıran davalıya iadesine 09/07/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.