YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9537
KARAR NO : 2009/11682
KARAR TARİHİ : 09.07.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … …, 25.06.2003 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği, … Köyü Meşeler Yanı mevkiinde bulunan 1158 sayılı parsel içinde kalan 1500 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, kendisine ait olduğu, Hazine adına tesbitinden önce yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu iddiasıyla, bu bölümün tapu kaydının iptali ile adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece Orman Yönetimi ve … Belediyesi aleyhine açılan davanın Husumetten reddine, Hazine aleyhine açılan davanın kabulüne, … Eldirek Deresi mevkiinde bulunan 1158 sayılı parselin tapu kaydının iptaline ve taşınmazın tamamı 2591 pay kabul edilerek 532/2591 payının davacı adına tapuya tesciline, bakiye payın ise Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 1975 yılında yapılıp 02.10.1975 tarihinde ilan edilerek itirazsız yerlerde 02.10.1976 tarihinde itirazlı yerlerde ise komisyon incelemelerinden sonra 06.09.1979 tarihinde ilan edilerek 06.09.1980 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması mevcuttur.
Kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporlarıyla … 1158 sayılı parselin 30.03.2007 tarihli bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 552,78 m2 yüzölçümündeki bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, ziraat uzmanı bilirkişi ve jeolog bilirkişi raporlarıyla da … yatağı yada devletin hüküm ve tasarrufu altındaki diğer yerlerden olmadığı, davacı gerçek kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle bu bölüme ilişkin davanın kabulüne ve bu bölümün paylandırılması suretiyle 1158 sayılı parselin 532/2591 payının davacı adına tesciline karar verilmişse de;
… 1158 sayılı parselin bulunduğu alanın, 1978 yılı arazi kadastrosunda … yatağı olduğu paftasına işaretlenmek üzere tapulama dışı bırakıldığı, 10.09.2002 tarihinde ihdasen Hazine adına tescil edildiği, … yataklarının imar ihya edilmek suretiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebileceği, ancak mahkemece taşınmazın ne zaman imar ihya edildiği ve kaç yıl süreyle kimin tarafından ne şekilde zilyet edildiği hususunda yeterli araştırma yapılmamış, yerel bilirkişi ve tanıkların bu konudaki soyut beyanları ile yetinilmiş, Eldirek Deresinde ıslah çalışması yapılmadığı, sadece Belediye tarafından DSİ ye ait araç gereçle geçici
tarzda setler yaptırıldığı, kalıcı bir … ıslah çalışması yapılmadığı bildirildiği halde, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde … yıllardır taşkın olmadığı, taşınmazın … yatağı olmadığı, … yatağından 4 metre kot yüksekliğinin bulunduğu bu nedenle … yatağı sayılmayacağı yönündeki jeolog bilirkişinin teknik incelemeden çok soyut görüşüne dayalı raporuna değer verilmiştir.
Ayrıca çekişmeli parselin başka bir bölümünün de … Kuzu tarafından Medeni Yasanın 713. Maddesi gereğince adına tescili istendiği ve … Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 27.03.2003 gün ve 2006/10-151 sayılı kararı ile davası kabul edilerek, 1158 sayılı parsel içinde kalan 1500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz paylandırılarak 1158 sayılı parselin 100/469 payı … Kuzu adına tescil edildiği halde, bu karar ile … Kuzu adına tesciline karar verilen bölüm ile davacı … …’ın dava ettiği bölümün çelişip çelişmediği, hangi bölümün kimin adına tescil edildiği üzerinde durulmadığı gibi, 1158 sayılı parselin 100/469 payının … Kuzu adına tesciline ilişkin mahkeme kararı kesinleştiği ve kesinleşen mahkeme kararı ile … Kuzu taşınmazın paydaşı olduğu, 1158 sayılı parselin bir bölümünün tapu kaydının iptali ve tescili istemiyle açılan davada … Kuzu’nun davalı sıfatının bulunduğu gözetilmeden, sadece Hazine aleyhine dava açılmış, taraf teşkili sağlanmamıştır.
Diğer taraftan 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun uygulanmaya başladığı tarihe kadar kadastrosu yapılacağı ilan edilen ve önceden sınırları belirlenen çalışma alanları içerisindeki ormanlar tesbit dışı bırakılmışlardır. Bir diğer anlatımla arazi kadastrosu ekipleri ormanların kadastrosunu yapmamış, ancak bölgede daha önce orman kadastrosu yapılmış ve kesinleşmiş ise bu işleme ait kayıtların, birliğin tapu kütüğüne aktarılması ile yetinilmiştir. Bölgede orman tahdidinin yapılmadığı durumlarda ise; arazi kadastrosunun yapılacağı bölgedeki, ormanların sınırlandırılması Orman İdaresinden istenmiş, İdarenin orman sınırlarını belirlemesinden sonra arazi kadastro ekipleri bu sınırlamayı esas almak suretiyle kadastro çalışmalarını yürütmüşlerdir. Bu uygulama yukarıda da belirtildiği üzere 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihe kadar sürdürülmüş, 3402 sayılı Kanun’un yürürlüğünden sonra ise anılan kanun’un 4. maddesi gereğince işlem yapılmıştır. Her olaya olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan yasa hükümlerinin uygulanması gerekir. Bu nedenle dava konusu somut olayın 766 sayılı Kanun hükümleri gereğince irdelemesinin yapılıp uyuşmazlığın buna göre çözümlenmesi zorunludur.
çekişmeli parselin bulunduğu köyde genel arazi kadastrosu, 1975 yılında 766 sayılı yasa döneminde yapılmış, sonuçları 19.10.1978 – 17.11.1978 tarihlerinde ilan edilmiştir. Çekişmeli taşınmazın bu işlemde tapulama dışı bırakıldığı tartışmasızdır. Aynı işlemle çekişmeli taşınmazın Doğusu ve Güneyi Eldirek … yatağı olarak tapulama dışı bırakılmış, Kuzey ve Batısında bulunan taşınmazlar ise ilkin 338, 339, 340 ve 342 parsel sayısı ile gerçek kişiler adına tesbit edilmiş, Orman Yönetiminin itirazı üzerine Tapulama Komisyonu kararı ile orman olarak tapulama harici bırakılmıştır. Çekişmeli taşınmazın niçin tapulama harici bırakıldığı paftasına yazılmamakla birlikte, derer yatağı ile 338, 339, 340 ve 342 sayılı parsellerin arasında şerit gibi uzandığı görülmektedir. Yörede ilk orman kadastrosunun 1948 yılında seri usulde yapıldığı ve çekişmeli taşınmazın bu işlemde orman sınırları dışında bırakıldığı, daha sonraki işlemlerde durumunun değişmediği, çekişmeli taşınmazın yer aldığı idari birimde yani köyde yeniden değerlendirme ve orman kadastrosunun yapılmadığı, bu nedenle 1948 yılında yapılan orman kadastro haritasının uygulanması suretiyle çekişmeli parselin orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenemez. Çekişmeli taşınmazın konumu, orman ile arasında ayırıcı bir unsurun olmayışı ve arazi kadastrosunun yapıldığı yıllardaki kadastro ekiplerinin ormanlarla ilgili yukarıda anlatılan çalışma yöntemleri nazara alındığında davaya konu taşınmazın yer aldığı arazi bölümünün de orman olarak tesbit dışı bırakıldığının kabulü zorunludur. Her ne kadar bilirkişi ve tanıklar taşınmazın öncesinin orman olmadığını, üzerinde imar-ihyayı gerektirecek nitelikte maki veya benzeri bitki örtüsünün bulunmadığını, taşınmazların davacıya irsen intikal … 30-40 yıldır kullanıldığını ifade etmişler ise de; kadastro işlemi olan tesbit dışı bırakma işlemine, zemine ve eylemli duruma uygun düşmeyen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemez. Mevcut deliller karşısında taşınmazın öncesinin orman olmadığının bunu iddia eden tarafça maddi ve kesin delillerle kanıtlanması gerekir. Davacı taraf taşınmazın öncesinin orman olmadığını kesin delillerle kanıtlayamamıştır. Bu nedenle çekişmeli taşınmazın bulunduğu köyün sınırları içindeki tüm ormanların kadastrosu yapılana kadar, çekişmeli parselin orman sayılan yerlerden olduğu ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2004/8-242 2004/292 sayılı kararı bu yöndedir) gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilecek yerlerden olduğu belirlenen ve … bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 552,78 m2 yüzölçümündeki bölüm ile çekişmeli parselin diğer bölümünün de yer aldığı 1158 sayılı parselin ham torak niteliğiyle tapuda kayıtlı diğer bölümü ile yüzölçümlerine göre pay ve payda belirlenmek suretiyle paylı olarak Hazine ve davacı adına tesciline karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 09.07.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.