Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/9595 E. 2009/11761 K. 13.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9595
KARAR NO : 2009/11761
KARAR TARİHİ : 13.07.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı … ve … … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, 22.02.1989 tarih 96 sırada kayıtlı tapu kapsamında kalan taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, taşınmazın Orman Yönetiminin taraf olmadığı dava sonucunda davalılar adına tapuya tescil edildiğini bildirerek, tapunun iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 22.2.2989 tarih 96 sırada kayıtlı tapu kaydının kısmen iptaline ve (A) ile gösterilen 7401,5 m2’lik kısım dışında kalan 32118,5 m2’lik kısmın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … Yönetimi ile davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yargılama sırasında genel arazi kadastrosu yapıldığı ve taşınmazın 110 ada 1 ve 2 parsel numaraları ile sınırlandırıldığı anlaşılmaktadır. 3402 Sayılı Yasanın 27. maddeleri gereğince mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine resen devrolunur. 27. madde hükmü gereğince genel mahkemelerde açılmış bulunan davaların görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine gönderilmesi gerekir.
Mahkemece 3402 Sayılı Yasanın 27. maddesi hükmü gereğince dosyanın görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine gönderilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmaksızın davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ve davalılar … ve Alaettin Kahraman’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre, diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 13/07/2009 günü oybirliği ile karar verildi.