YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9699
KARAR NO : 2009/11284
KARAR TARİHİ : 06.07.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında 166 ada 1 parsel sayılı 4348,17 m2 yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafı ve amenajman planı üzerinde uzman orman bilirkişi aracılığıyla yapılan incelemede çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmişse de mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve toplanan delilere uygun düşmemektedir. Şöyle ki; Kadastro sırasında uygulanıp uygulanmadığı sorulup araştırılmayan ancak davalının ibraz etmesi üzerine keşifte uygulanarak çekişmeli taşınmaza uyduğu belirtilen 1937 tarih 111 nolu vergi kaydının miktarı 40 Ar (4000 m2) olup, Doğusu ve Kuzeyi orman okumaktadır ve bu yönde eylemli olarak 101 ada 1 numaralı orman parseli bulunmaktadır. Taşınmazın kadastro tespiti ise 4348.17 m2’dir. Taşınmazın resmi belgelerde orman olmadığının kabulü halinde dahi, vergi kaydı kayıt miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açıldığının kabulü gerektiği gibi, taşınmazın eğiminin orman bilirkişi kurulu raporunda % 12’den fazla olduğu ve … muhafaza karakteri taşımadığı, 2004 yılında meydana gelen yangında taşınmaz üzerindeki badem ağaçlarının yanması üzerine, orman yönetimince kızılçam fidanları dikildiği, orman sayılmayan yerlerden olduğu söylendiği halde, ziraat mühendisi raporunda, taşınmazın yamaç arazi olduğu ve eğiminin % 35–40 olduğu ve üzerinde Orman Yönetimince dikilmiş 3 yaşında fıstık çamı fidanları olduğu belirtilmiş iki rapor arasındaki çelişki giderilmemiştir. Ayrıca, çekişmeli taşınmaza güneyden komşu 165 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, ve 7 parsellerin dahi tespit tutanak örnekleriyle revizyon kayıtları getirtilmediği gibi, Mahkemenin 2008/30 esasında davalı olduğu anlaşılan 165 ada 2 parsel dışında diğer komşu taşınmazların da davalı olup olmadıkları, davalı iseler dava konusu taşınmazla birlikte çevresinin 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesine göre orman bütünlüğünü bozup bozmadıkları ve orman içi açıklığı konumunda olup olmadıklarının birlikte tartışılıp araştırılmaması doğru bulunmamıştır.
Bu nedenle; Mahkemece, dayanak vergi kaydı ile revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel tutanak ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli yer ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan; bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanılan vergi kaydı genişletilebilir sınırları da içerdiğinden, komşu kayıtlardan yararlanmak ve sabit sınırdan başlamak üzere yöntemince zemine uygulanıp, 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; asıl taşınmazın kapsamı … taşınmazlarla birlikte orman veya ormandan açma ve orman içi açıklığı konumunda değil ise, miktar fazlasının, sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapmak suretiyle oluştuğu kabul edilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve bilirkişilerin yetersiz raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 06/07/2009 günü oybirliği ile karar verildi.