Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/9709 E. 2009/11447 K. 08.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9709
KARAR NO : 2009/11447
KARAR TARİHİ : 08.07.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Yönetim tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 124 ada 439 parsel sayılı 23.711 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1936 tarih 56, 57, 58 ve 59 tahrir nolu vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre 1950 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 29.04.1980 tarihinde ilan edilip kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
Mahkemece hükme esas alınan uzman bilirkişi raporlarında çekişmeli taşınmazın 1950 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında 38 numaralı iç parsel olarak orman sınırı dışında bırakıldığı, daha sonra 1980 yılında yapılan aplikasyon çalışmasında da bu duruma uyulmakla birlikte haritanın yanlış renklendirilmesi sonucu yeşil renkli alanda gösterildiğinin açıklanması nedeniyle davanın reddine karar verilmişse de delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür
Şöye ki; öncelikle uzman bilirkişi raporlarında her iki orman kadastro çalışmasına ait haritalarla, kadastro paftası birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle taşınmazın her üç belgedeki konumunu açıkça ortaya koyan bir inceleme yapılmamış, ve dairenin geri çevirme kararlarında bu durum açıklandığı halde, istenilen özellikte bir ek rapor hazırlattırılmamışsa da, dosyaya getirtilen 1950 yılına ait orman kadastro tutanaklarının incelenmesinde “Fındıkpınarı Devlet Ormanı içinde kalan ve ilişik harita ile sicil tablosunda gösterilen (sicil tablosu eksik gönderilmiştir) tapusuz taşınmazların orman ve tapu kanunlarının neşrinden daha evvelki yıllardan beri ziraat edilmekte olduğu anlaşıldığından fiili durumlarının tespiti ile iktifasına karar verildi”ği açıklanmaktadır. Haritasında işaretlenen ve çekişmeli taşınmazın da içinde bulunduğu bu yerlerin, orman kadastrosunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre çıkartılan 1940 Tarihli Orman Tahdit Talimatnamesinin 38. maddesindeki “Ormanların bitişiğinde bulunan mülk ve toprakların hepsinde, orman içindekilerden yalnız köy arazi ve camiasına dahil olanlarda vesaik ibraz edilmese bile fiili vaziyet aynen tespit ve zapta geçirilmekle iktifa edilir. Orman içinde olup da 2. madde şümulüne girmeyen diğer mülk veya topraklar için muteber tasarruf vesikası ibraz edilmezse tasarruf mevzuatı ile 2644 Sayılı Tapu Yasasının 16 ve Orman Yasasının 25. maddelerine müsteniden bunlar Devlet namına tahdit olunur” hükmü gereğince köy arazi topluluğunun uzağında ve orman içinde olan dava konusu taşınmaz ve etrafı devlet malı sayılarak orman sınırı içinde bırakılmıştır.
O halde; dava konusu taşınmazın 1950 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 1980 yılında yapılan çalışmanın da … bir orman kadastrosu olmayıp aplikasyon niteliğinde olduğu, taşınmazı orman sınırları içinde gösteren haritadaki renklendirmenin doğru olduğu gözönünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 08/07/2009 günü oybirliği ile karar verildi.