YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9715
KARAR NO : 2009/11913
KARAR TARİHİ : 15.07.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Kadastro Mahkemesine verdiği 11.03.2005 tarihli dava dilekçesinde … Köyünde kayıtlı 183 H. 7944 m2 yüzölçümlü Haziran 1969 tarih C:114, Sahife: 78, Sıra: 2 nolu tapu kaydı kapsamında bulunan taşınmazlarının 2004 yılında yapılan kadastro sırasında orman olarak tesbit gördüğünü bildirmek suretiyle parsel numarası belirtilmeksizin Orman Yönetimi ve Hazineyi hasım göstererek dava açmış, diğer davacılar … ve … …’ın aynı iddiayla ancak hasım göstermeksizin 04.03.2005 tarihinde açtığı dava da bu dava ile birleştirildikten sonra Kadastro Mahkemesince çekişmeli taşınmazların ham … niteliği ile tesbit gören 107 ada 7 ve orman niteliğiyle tespit gören 107 ada 8, 198 ada 1, 101 ada 21 parseller içinde kaldığı, ancak tesbitlerinin kesinleştiği gerekçesiyle verilen 04.10.2007 gün ve 2005/86-2007/57 sayılı görevsizlik kararının temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dosya Asliye Hukuk Mahkemesine aktarıldıktan sonra, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Yörede 1973 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve mahkemece yapılan keşif ve uygulama sonunda çekişmeli taşınmazın eğiminin % 25- 50 civarında, üzerindeki kızılçam ve meşe ağaçları nedeniyle orman bütünlüğü içinde ve eylemli orman niteliğinde olduğu belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, dava dilekçesinde taşınmazın değerinin belirtilmediği, keşifte de belirlenmediği halde, neye göre hesaplandığı belirtilmeden ve belirlenen değer üzerinden harcı da tamamlattırılmadan, Hazine vekili lehine fahiş miktarda vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de, bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; 07.10.2008 tarihli hüküm fıkrasının 4. paragrafının tamamen hükümden çıkarılarak; bunun yerine, “Davalı Hazine kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesine göre takdiren 500.00.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak Hazineye verilmesine” sözleri yazılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 15/07/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.