YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/987
KARAR NO : 2009/8661
KARAR TARİHİ : 27.05.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin pul yokluğundan reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28.01.2003 gün ve 2002/10220-2003/134 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli olmadığı, davacı …’ın dayandığı 20 dönümlük Mayıs 1336 tarih ve 20 sıra nolu tapu kaydının, satış sureti ile 18386 m2 miktarı ile 15.10.1957 tarih 16 sıra numaralı kayda … ve … Kızı … adlarına geldiği, eşit paylarla müştereken … … ve … uhdelerinde iken Karayolları Genel Müdürlüğünce yapılan 07.11.1970 tarih ve 1972/255 sayılı kamu yararına istinaden taşınmaz 4 parçaya ifraz edilip, 26.08.1980 tarih 10, 11 ve 13 sıra numarasında eşit paylarla … ve … adlarına tescil edildiği, 4. bölümün ise 12500 m2 yüzölçümü ve 26.08.1980 tarih 12 sıra numarasıyla Karayolları Genel Müdürlüğü adına tescil edildiği, dava konusu taşınmaza ibraz olunan tapu kaydı, Karayolları tarafından kamulaştırmaya tabii tutulmakla, öncelikle Karayolları Genel Müdürlüğü davaya dahil edilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması, dosyaya getirtilen komşu parsel tutanaklarına ve 303 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan 29.08.1986 tarih ve 1986/134 sayılı tapulama komisyonu kararındaki davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının uygulanmasına göre, 269 sayılı parselin 26.08.1980 tarih ve 10 nolu tapu ile 303 sayılı parselin 26.08.1980 tarih ve 11 nolu tapu ile önceden parsel numarası verilmeyen ve komisyon haritasında (A) harfi ile belirtilen ve 342 parsel içerisinde kalan 33 m2 lik yer ve (B) ile gösterilen 344 parsel içerisinde bulunan 109 m2 yüzölçümündeki bölümlerin bir bütün halinde 26.08.1980 tarih ve 13 nolu tapu kaydı kapsamında olduğu, 26.08.1980 tarihli 12 nolu tapu kaydının Karayolları Genel Müdürlüğü adına olduğu belirtilmekle taşınmazın bir çok parsele revizyon gördüğünün anlaşıldığı, davacı … açısından konu göz önüne alındığında, bu güne değin yapılan tüm inceleme ve araştırmaların yetersiz olduğu, bu olgulara dayanılarak hüküm kurulamayacağı, Bu nedenle, yeniden seçilecek bir serbest orman mühendisi, bir harita mühendisi, bir … uzmanından oluşturulacak bilirkişi kurulu ile yeniden keşif yapılarak getirtilecek karayolları kamulaştırma haritası, kadastro paftaları, ilgili parsellerin tutanak ve dayanak tapu kayıtlarının ilk tesis ve tüm intikalleri, tüm komşu parsel tutanak ve dayanakları, karayolları kamulaştırması ile oluşmuş ifraz haritaları, orman tahdit haritası 2. madde uygulaması ile ilgili haritaların sözü edilen parsellere uygulanması, Karayolları kamulaştırma haritası uygulanmak sureti ile bu harita içinde kamulaştırılmış parseller ile dava konusu parsellerin konumunun belirlenip işaretlenmesi, Kamulaştırma dışında kalan … ile tapu kaydının revizyon gördüğü belirtilen 29.08.1986 tarihli tapulama komisyonu kararı da gözönüne alınarak tapu kaydının kapsamı belirlenerek, krokide işaretlenmesi, dava konusu
-2- 2009/987 – 8661
taşınmazların, 29.08.1986 tarihli tapulama komisyon kararında belirtilen parsellerin ve dayanak tapunun revizyon gördüğü mahkemece saptanan parsellerin, orman tahdidine ve 2. madde uygulamasına göre, konumlarının ayrı ayrı belirlenip krokide işaretlenmesi, bütün bu konulara açıklık getirecek ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortak imzalı rapor ve kroki düzenlettirilmesi, tapu kaydının revizyon gördüğü parseller ve kamulaştırma miktarları tapu kaydı miktarına ulaştığı takdirde davanın dinlenme olanağı bulunmadığının düşünülmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan araştırma sonunda, …’ın davasının KISMEN KABULÜNE, … köyü 347 sayılı parselin 22.06.2006 tarihli … elemanı bilirkişi rapor ve krokisinde (B) ve (C) ile gösterilen bölümlerin arasındaki patika yolun yol olarak tapuya kayıt ve tesciline, (C) ile gösterilen 1999 m2 yüzölçümündeki bölümün … adına tapuya tesciline, geriye kalan bölüm yönünden davacını tüm taleplerinin reddi ile 347 sayılı parselin bir bütün olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 22.06.2006 tarihli krokide (F) ile gösterilen 2100 m2 yüzölçümündeki bölümün … adına tapuya tesciline, bu parsel yönünden diğer davacı taleplerinin reddiyle 344 sayılı parselin bir bütün olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, Çekişmeli 344 ve 347 sayılı parsellere yönelik sair tüm taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm Hazine ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1974 yılında yapılıp 17.11.1975 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
Kadastro sırasında … Merkez … köyünde yer alan 344 parsel sayılı taşınmaz 22600 m2 yüzölçümünde ve tarla niteliğinde 1947 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içerisinde iken, 1977 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre yapılıp, kesinleşen 2. madde kapsamında Hazine adına orman sınırları dışarısına çıkarıldığından bahisle, Hazine adına tespit edilmiş itirazları komisyonunca reddedilen …, … ve … ile … … ayrı tapu kayıtlarına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlar, … 25.07.1996 tarihli harçlandırılmış dilekçe ile Mayıs 1336 tarih 20 nolu tapu kaydına dayanarak, 344 parsel sayılı taşınmazın takriben 2868 m2 kısmının adına tescili istemi ile katılmıştır.
Dava konusu 347 parsel sayılı taşınmaz ise, beyanlar hanesinde (B1) (B2) ile gösterilen kısımların …, (B3) ile gösterilen kısmın … işgalinde olduğu belirtilerek 47850 m2 yüzölçümünde ve tarla niteliğinde 1947 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içerisinde iken, 1977 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan 2. madde uygulamasında Hazine adına orman sınırları dışarısına çıkarıldığından Hazine adına tespit edilmiştir. Bu tespite … (tapu kaydına dayanarak (B1) ile gösterilen yerin adına tescili) ve diğer gerçek kişiler itiraz etmişler, itirazları tapulama komisyonunca reddedilen … , … 347 parselin adlarına tescili için dava açmışlar, davaya … katılmıştır.
Diğer davacıların davalarının reddine ilişkin mahkeme kararları kesinleştiğinden en son kararda taraf olarak gösterilmemişlerdir.
1. İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli parsellerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının hem miktarı hem de sınırları itibariyle kapsamadığı anlaşılan çekişmeli … köyü 344 sayılı parselin F ile österilen 2100 m2 bölümü dışındaki ve 347 sayılı parselin … bilirkişi krokisinde (C ) ile gösterilen 1999 m2 bölümü dışındaki diğer bölümleri hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde isabitsizlik bulunmadığından, davacı … Karataşın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazların reddi gerekmiştir.
2. Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; Çekişmeli parsellerin 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken, 17.11.1975 tarihinde ilan edilen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları
-3- 2009/987 – 8661
dışına çıkarıldığı konusunda taraflar arasında uyuşmaz bulunmadığı gibi, bu konular mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmazlık, davacının tutunduğu tapu kaydının çekişmeli parsellerin dava konusu bölümlerini kapsayıp kapsamadığı, bu tapu kaydının hukuki değerinin bulunup bulunmadığı ve taşınmazın Hazine adına mı yoksa tapu sahibi adına mı orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkindir.
Mahkemece, davacı …’ın tutunduğu tapu kaydının, 22.06.2006 tarihli … bilirkişi krokisinde 347 sayılı parselin (B) ve (C )ile gösterilen bölümünü ve bu bölümler arasında kalan yolu, dava dışı 348 sayılı parselin mavi ile sınırlandırılıp (b) ile gösterilen bölümünü, dava dışı 269, 403 ve 404 sayılı parselleri, 344 sayılı parselin (F) ile gösterilen bölümünü kapsadığı, değişebilir nitelikte sınır içerdiğinden, kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, 347 sayılı parselin 22.06.2006 tarihli … elemanı bilirkişi rapor ve krokisinde (C) ile gösterilen 1999 m2 ve 344 sayılı parselin (F) ile gösterilen 2100 m2 yüzölçümündeki bölümünün bu tapu kaydı miktarı ile geçerli kapsamı içinde kaldığı, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı gerekçesiyle bu bölümlere ilişkin davanın kabulüne karar verilmişse de, tapu uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri komşu parsel kayıtları ile denetlenmemiş, Karayolları kamulaştırması sırasında düzenlenen ve itiraz etmediği için …’ı bağlayan, ancak Hazine ile Orman Yönetimini bağlamayan ifraz krokisi yöntemince uygulanmamış, kapsamı yöntemince kapsamı belirlenmemişse de;
Davacı …’ın tutunduğu Mayıs 1336 tarih 20 numaralı sicilden gelen Ekim 1957 tarih ve 16 sıra numaralı, 20 dönüm (18386 m2 ) miktarındaki … mevkili tapu kaydının sınırlarının … … ve … ve … ve … olduğu, yerel bilirkişilerin Pınar gözü sınırının 347 sayılı parselin Güneyinde, … … tarlasının 347 sayılı parselin Doğusundaki 303 ve 304 parseller olduğu, … tarlasının 347 parselin Kuzeyinde, … anlamındaki Care sınırının Batıdaki orman olduğunu bildirdikleri, çekişmeli 347 sayılı parselin kuzeyindeki 303 Parsel sayılı 1900 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, … ve … 1960 yılında … Karataşın satın aldığından söz edilerek, Kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbit edildiği, dayanılan tapu kaydının geldiği Mayıs 1336 tarih ve 20 sıra numaralı tapu kaydın da Malikin … … iken ondan … … efendiye geçtiği, 1957 yılında da ½ payının …’a satıldığı, 303 sayılı parselin önceki maliki ile dayanılan tapu kaydının önceki maliki … Hakkının aynı kişi olduğu, öncesi bir bütün olan taşınmazların bu kişiden satın alındığı, batısında okunan Care, yerel bilirkişinin deyimiyle … sınırı nedeniyle, tapu kaydının kapsamının, 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi hükmüne göre yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, önce revizyon gördüğü taşınmazların miktarı gözetildiğinde, sınırları ve yüzölçümüyle çekişmeli 347 sayılı parselin ( C ) ile gösterilen bölümünü de kapsadığı söylenemeyeceği gibi, …’ın tapuda ½ paya sahip olduğu, 303 ve 269 sayılı parsellerin diğer tapu maliki ile müştereken … adına kayıt edildiği, kamulaştırma evrakına göre, kamulaştırılan (b) bölümünün … ve … Kocakaya’dan kamulaştırıldığı, bu belgeler karşısında, tapuda ½ diğer payın sahibi …’ye başka yerden pay verildiği yönündeki soyut sözlere değer verilemeyeceği, taksimin varlığının soyut sözlerle ispatlanamayacağından, davacı …’ın ancak tapu kaydının miktarının yarısı kadar uygulanmasını isteyebileceği, tapu kaydındaki miktarın yarısı kadar zaten davacı … adına tesbit gördüğü, bu nedenle davacının bu tapu kaydına tutunamayacağı,
Kaldı ki; 1941 yılında kesinleşen orman tahdidi içinde kalmakla, dayanılan tapu kaydının yasal değerini yitireceği, Kamu malı olan orman niteliğindeki taşınmazlar hakkında, özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümleri uygulanamayacağı, bu nedenle, aslında orman olan taşınmazı tapu kaydı ile satın alan kişinin, 4721 Sayılı Medeni Yasanın 1023. maddesindeki iyiniyet kurallarından yararlanamayacağı, 1941 yılında orman kadastrosu kesinleşmesi nedeniyle yasal değerini yitiren tapu kaydı dayanak gösterilerek, taşınmaz orman sınırları içinde olduğu halde, 1956 yılında davacı adına pay tapu kaydı oluşturulduğu, geçerli bir hukuki sebebe dayanılarak oluşturulmadığından dayanılan bu tapu kaydının yasa korumasından
-4- 2009/987 – 8661
yararlanamayacağı, 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin orman tahdidinin kesinleştiği tarihten daha önceki zamanlarda tapuya kayıtlı olsa dahi, mülkiyeti tapu sahibine intikal etmeyeceği, çünkü, 1744 Sayılı Yasanın 2/2. maddesinde yazılı “ Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine (aynı maddenin birinci fıkrası) uymadığı …. anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesi sonucu orman sınırları dışına çıkartılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise, mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder” hükmünün, sadece ilk orman kadastrosunun yapıldığı tarihinden daha önceki zamanlarda ve öncesi de orman olmayan yerler için oluşturulan tapu kayıtlarına ilişkin olduğu, taşınmazın öncesinin orman olsun olmasın, o yer kesinleşen orman sınırı içinde bulunduğu sırada oluşturulan tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği gibi, taşınmazın öncesinin orman sayılan yer olması ve 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kaybetmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılması halinde, o yer orman sınırı içine alınmadan önce tapuda kayıtlı olsa dahi, tapu kaydı özel mülkiyete konu olmayan orman sayılan yerde oluşturulduğu için yolsuz tescil niteliğinde olacağından, yine bu tapu kaydına değer verilemeyeceği, o yerin mülkiyetinin tapu sahiplerine intikal etmeyeceği,
1744 Sayılı Yasanın 2/6 maddesi gereğince çıkartılan ve 22 Temmuz 1974 tarihli Resmi Gazete Yayınlanarak yürürlüğe giren “Orman Sınırları Dışına Çıkartılacak Yerler Hakkında Tüzük”ün 34. maddesinde “Orman Kadastro ekipleri; düzenleyecekleri tutanaklarda orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırları içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için orman sayılan yer haline dönüşmüş ve fakat 6831 Sayılı Orman Yasasının değişik 2. maddesine göre orman sınırı dışına çıkarılması gerekli olan yerleri, tapu sahibi kimliğini, tapunun tarih ve numarasını yazmak suretiyle ayrı bir madde halinde belirler. Bu gibi yerler … fotoğraflarına ve haritalarına işlenir veya yersel ölçüleri yapılır”, yine aynı Tüzüğün 41/2. maddesi “inceleme kurulları … esasen orman sayılmayan yerlerden olduğu neticesine vardıkları yerler hakkında 6831 Sayılı Yasanın değişik 2. maddesine göre inceleme yapamazlar”, hükümlerinin diğer yasa ve tüzük hükümleri ile birlikte değerlendirilmesi sonucu; 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin mülkiyetinin tekrar tapu sahiplerine intikal edebilmesi için;
1- Taşınmazın öncesi orman olup da bilim ve … bakımından nitelik kaybetmesi nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkrası gereğince orman reijmi dışına çıkartılmaması(Bu tür yerler ister itiraz sonucu, isterse itiraz edilmeden kesinleşen orman sınırı içinde kalmışsa o yer tapulu olsa dahi mülkiyeti tapu sahibine intikal etmeyeceği-Çünkü, tapu kaydı yolsuz tescil niteliğinde olduğundan sahibine hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı)
2- 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkra hükümlerine uymadığı, yani aslında orman olmadığı ve tapulu bulunduğu halde, yanlışlıkla orman sınırı içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için hukuken orman sayılan yer haline dönüştüğü anlaşılarak, nitelik kaybetme ya da etmeme konusunda inceleme kurulları tarafından hiçbir araştırma yapılmadan, orman sınırlarının düzeltilmesi sonucu 2. maddenin ikinci fıkrası gereğince orman sınırları dışında bırakılması,
3- Çekişmeli taşınmazı içine alan ilk orman kadastrosu itirazsız kesinleşmiş olmalısı (Çünkü, taşınmazı içine alan orman kadastrosu itiraz sonucu kesinleşirse, bu durum o yerin öncesinin orman olduğunu, dolayısıyla taşınmazın orman sınırı içine alınmasından önce oluşturulan tapu kaydının aslı orman olan yerde yolsuz olarak oluşturulduğu itiraz sonucu belirlenmiş olduğundan, malikine mülkiyet … kazandırmayacağı).
4- Dayanılan tapu kaydı, taşınmaz orman sınırları içine alınmadan önce oluşturulmuş olması ve yüzölçümü ile geçerli olarak çekişmeli taşınmazı kapsaması,
5- Dayanılan tapu kaydı,13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa gereği devletleştirilmemiş olmalısı, ya da devletleştirilmiş sayılmaması,
6- Dayanılan tapu kaydının, 3116 Sayılı Yasanın Muvakkat 1. maddesi ya da başka bir kamulaştırma Yasası gereğince kamulaştırılmış olmaması ,
-5- 2009/987 – 8661
7- Orman sınırlamasının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışında bırakma işleminin 1744 Sayılı Yasanın yürürlükten kalktığı 1 Ocak 1984 tarihine kadar tamamlanmış olması gerektiği,
1744 Sayılı Yasanın 2/2 maddesinde, açıkça orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırı içine alınan yerlerden söz edildiği, her ne kadar çekişmeli parselin öncesi itirabiyle orman sayılan yerlerden olup olmadığı resmi belge niteliğindeki en eski tarihli memleket haritası, amenajman ve … fotoğrafı uygulanarak saptanmamışsa da, 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 2 Numaralı Orman Kadastro Ekibi tarafından düzenlenen 14..07.1976 günlü ve 46 numaralı tutanakta 2. Madde uygulamasına başlandığından söz edilip, aynı gün tesis edilen 2204 ila 2216 numaralı orman sınır noktaları, aplike edilen 10619, 10618 ve sonra … tesis edilen 2216 ila 2218 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hattı ile oluşturulan 37 numaralı poligonun “…15.10.1961 tarihinde önce bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirdiği, … ve su rejimine zarar vermediği, orman bütünlüğünü bozmadığı, görülerek 6831 Sayılı Kanunla değişik 2. Maddesi ve orman sınırları dışına çıkarılacak yerler hakkındaki tüzüğün 10 ve 12. maddeleri gereğince yerleşim alanı tarla bahçe olarak orman sınırları dışına çıkarılmasına oy birliği ile karar verildi.” Denmek suretiyle nitelik kaybı nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/1 maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, öncesi orman olmaması nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2/2 maddesi hükmü gereğince orman sınırının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışına çıkarılmasının söz konusu olmadığı, aynı yasanın 2/1 maddesi hükmüne göre öncesi orman olduğu; ancak, orman niteliğini kaybettiğinden orman rejimi dışına çıkartılması halinde de, özel mülkiyete konu olmayan ve asıl niteliği orman olan taşınmaz için oluşturulan tapu kaydı yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu ve sahibine hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağından bu tür kayıtlara 1744 Sayılı Yasa uygulamasında yine değer verilemeyeceği ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesinin 01 Ocak 1984 tarihinde yürürlüğe giren 2896 Sayılı Yasa ile değiştirildiği, 3402 Sayılı Yasanın ilgili fıkralarının yukarıda yazılı Anayasa Mahkemesi kararları ile 1988 ve 1989 yıllarında iptal edildiğinden kadastro tesbitinin yapıldığı 1996 yılında davalı kişilerin yararlanacakları bir yasa hükmü bulunmadığı hususları gözetilerek, davaların reddine ve çekişmeli parsellerin, tesbit gibi 6831 Sayılı Yasanın 2. Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Kabule göre umumi yolların tapuya tescil edilemeyeceği ve sadece haritasında gösterilmekle yetinileceğinin gözetilmemesi doğru değildir.
SONUÇ: 1. Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle; davalı davalı Hazinenin ve temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 27.05.2009 günü oybirliği ile karar verildi.