YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9900
KARAR NO : 2009/13153
KARAR TARİHİ : 14.09.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili tarafından, … Asliye Hukuk Mahkemesine verilen 08.05.2006 tarihli dava dilekçesinde, sınırlarını bildirdikleri Gebeli Mahallesi, Eşederesi mevkiinde bulunan 30-40 dönümlük taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince adlarına tescilini istemiş, Hazine ise taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece 28.02.2008 tarihinde verilen karar ile, davacının davasının reddine, Hazinenin davasının kabulü ile krokide (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen taşınmazların orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.Bu karar taraflara tebliğe çıkartılıp, kesinleştirilmemiştir. Taşınmaza karar tarihinden sonra 20.06.2008 tarihinde tutanak düzenlenerek, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/222 esasında davalı olduğu belirtilerek … hanesi açık bırakılarak 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince Kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece dava hakkında nihai karar verilip el çekildikten sonra tekrar ele alınıp incelenemeyeceğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince açılan tapusuz taşınmazın tescili ve kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 18.03.1993 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu dava tarihinden sonra 2008 yılında yapılmıştır.
İddia, savunma ve tüm dosya içeriğine göre, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede, dava tarihinden sonra, 2008 yılında arazi kadastrosu yapıldığı ve davalı taşınmaza 2089 ada 2 parsel numarası verilerek kadastro tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Zaman bakımından kadastro mahkemesinin görev ve yetkisini düzenleyen 3402 sayılı Yasanın 26.maddesine göre, mahkemenin yetki ve görevi, taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Kadastro mahkemesinin davayı görebilmesi için dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmesi ve yasal süre içerisinde dava açılmış olması veya taşınmaz hakkında hukuk mahkemelerinde davanın devam ediyor olması ve kesinleşmemiş olması gerekir. Yine aynı yasanın 27.maddesine göre ise, Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine resen devrolunur.
Kadastro hakimi, devredilen bu dava dosyaları ile beşinci madde gereğince müdür tarafından gönderilen kadastro tutanaklarını birleştirerek 11 inci maddede yazılı şekle uygun olarak askı ilanını yaptırır. İlan süresi bitmeden duruşmaya başlanamaz. Henüz kesinleşmemiş olan davalara, kaldıkları noktadan bu Kanunda öngörülen esas ve usul dairesinde devam olunur.
Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir.
O halde, bütün bu maddi ve hukuki olgulara göre, dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlendiğinden ve Asliye Hukuk Mahkemesi kararı henüz kesinleşmemiş olduğundan 26 ve 27.maddeler gereğince, davaya bakma görevi kadastro mahkemesine aittir. Mahkemece yapılacak iş, taraflardan Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 28.02.2008 tarihli kararı tebliğe çıkartarak kesinleştirmelerini istemekten ibarettir. Bu husus bekletici sorun yapılarak; temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde, kesin hüküm kapsamındaki yerler hakkında sicil oluşturulmalı, temyiz edilmesi halinde ise; verilecek karar doğrultusunda işlem yapılmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.09.2009 günü karar verildi.