YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9904
KARAR NO : 2009/13152
KARAR TARİHİ : 14.09.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve karşı davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili tarafından, … Asliye Hukuk Mahkemesine verilen 08.05.2006 tarihli dava dilekçesinde, sınırlarını bildirdikleri … mevkiinde bulunan 5-6 dönümlük taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek medeni yasanın 713. maddesi gereğince adlarına tescilini istemiş, karşı davacı hazine ise taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece 28.02.2008 tarihinde verilen karar ile, davacının ve karşı davacı hazinenin davasının kısmen kabulü ile krokide (D) harfi ile gösterilen kısmın davacı adına, (E) harfi ile gösterilen taşınmazın ise orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Bu karar taraflara tebliğe çıkartılıp, kesinleştirilmemiştir. Taşınmaza karar tarihinden sonra 20.06.2008 tarihinde tutanak düzenlenerek, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/223 esasında davalı olduğu belirtilerek … hanesi açık bırakılarak 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince Kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece dava hakkında nihai karar verilip el çekildikten sonra tekrar ele alınıp incelenemeyeceğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı ve karşı davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince açılan tapusuz taşınmazın tescili ve kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 18.03.1993 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu dava tarihinden sonra 2008 yılında yapılmıştır.
İddia, savunma ve tüm dosya içeriğine göre, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede, dava tarihinden sonra, 2008 yılında arazi kadastrosu yapıldığı ve davalı taşınmaza 2087 ada 4 parsel numarası verilerek kadastro tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Zaman bakımından kadastro mahkemesinin görev ve yetkisini düzenleyen 3402 sayılı Yasanın 26.maddesine göre, mahkemenin yetki ve görevi, taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Kadastro mahkemesinin davayı görebilmesi için dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmesi ve yasal süre içerisinde dava açılmış olması veya taşınmaz hakkında hukuk mahkemelerinde davanın devam ediyor olması ve kesinleşmemiş olması gerekir. Yine aynı yasanın 27.maddesine göre ise, Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz
mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine resen devrolunur.
Kadastro hakimi, devredilen bu dava dosyaları ile beşinci madde gereğince müdür tarafından gönderilen kadastro tutanaklarını birleştirerek 11 inci maddede yazılı şekle uygun olarak askı ilanını yaptırır. İlan süresi bitmeden duruşmaya başlanamaz. Henüz kesinleşmemiş olan davalara, kaldıkları noktadan bu Kanunda öngörülen esas ve usul dairesinde devam olunur.
Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir.
O halde, bütün bu maddi ve hukuki olgulara göre, dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlendiğinden ve Asliye Hukuk Mahkemesi kararı henüz kesinleşmemiş olduğundan 26 ve 27.maddeler gereğince, davaya bakma görevi kadastro mahkemesine aittir. Mahkemece yapılacak iş, taraflardan Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 28.02.2008 tarihli kararı tebliğe çıkartarak kesinleştirmelerini istemekten ibarettir. Bu husus bekletici sorun yapılarak; temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde, kesin hüküm kapsamındaki yerler hakkında sicil oluşturulmalı, temyiz edilmesi halinde ise; verilecek karar doğrultusunda işlem yapılmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ve karşı davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 14.09.2009 günü oybirliği ile karar verildi.