YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10230
KARAR NO : 2010/13677
KARAR TARİHİ : 04.11.2010
MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişiler ile davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, … mevkii 268 ada 16 parsel sayılı 3805,86 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … oğlu … adına tesbit edilmiştir. Davacı … taşınmazın öncesinde … zilyetliğindeyken, bu parsel20-25 yıl önce kendisine bıraktığı, ve o tarihten beri kendi zilyetliğinde olduğu, tesbitinin iptali ve adına tapuya tescili iddiasıyla dava açmış, Orman Yönetimi 12.11.2009 tarihli dilekçesiyle taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu, tesbitin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece davacı gerçek kişinin davasının REDDİNE, Orman Yönetiminin davasının KABULÜNE, çekişmeli … köyü 268 ada 16 sayılı parselin tesbitinin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişiler ile davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2. madde uygulaması ve 1988 ila 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşmemiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 ve 3302 Sayılı Yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
Kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarıyla eski tarihli haritaların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli parselin, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakılsa da, taban suyu yüksek olup tarımda kullanılmayan doğu ve güney sınırda bulunan devlet ormanı aynı … yapısındaki, ormanın devamı niteliğindeki yerlerden olduğu, ağaçlarının yok edilmesinin taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceği belirlenerek, çekişmeli parselin bulunduğu yörede ilk orman kadastrosunun 1966 yılında seri usulüne göre, her hangi bir köy yada belde sınırı esas alınmadan ve isimleri belirlenen orman bazında yapılıp 1969 yalında kesinleştiği, daha sonra 1981 ve 1991 yılında çalışan orman kadastro Komisyonlarınca, her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosu yapılmayıp, sadece aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapıldığı, başka bir deyişle çekişmeli taşınmazın orman niteliğini belirleyen bir çalışmanın bu güne kadar yapılmadığı, 02.12.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4999 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. madde 1. fıkrasının “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanların, hususi ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2 nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tespit edilen fenni hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” Hükmü gereğince, daha önce sınırlaması yapılmış olup da her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosunu yapma görev ve yetkisini verdiği, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmelik’in 10. maddesinin (a) bendinde orman kadastro komisyonlarının aynı görev ve yetkisi tekrarlandıktan sonra 26/h Maddesinde “Her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlar,”ın devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı hususları gözetilerek, davacı gerçek kişinin zilyetliğe dayalı davasının reddine ve katılan … Yönetiminin davasının kabulüyle çekişmeli parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişi ile davalı gerçek kişilerin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine 04.11.2010 günü oybirliği ile karar verildi.