Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/10250 E. 2010/10460 K. 13.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10250
KARAR NO : 2010/10460
KARAR TARİHİ : 13.09.2010

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen imzaya itiraz, takibin durdurulması ve iptali davasının yargılaması sırasında duruşma hakiminin … 02.03.2010 tarihli yazılı beyanı ile H.Y.U.Y.’nın 32. maddesi gereğince davadan çekildiğini bildirmiş ve bu talebi inceleyen İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi 16.04.2010 tarihli kararı ile çekinme talebinin kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Bu karar davalı tarafça süresinde temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/847 E.-2008/1214 K. sayılı dosyasında davacı … reddi hakim tabelinde bulunmuş ve bu talebi inceleyen İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi 2007/345 D.İş-2007/345 K. sayılı dosyada reddi hakim talebinin reddine karar vermiştir. İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/847 E.-2008/1214 K. Sayılı dosyada mahkemece feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ve bu karar Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2008/1502 E. 2009/9186 kararı ile onanmıştır. Ancak tashihi karar talebi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 14.12.2009 tarih 2009/16934 E.-2009/24915 kararı ile onama kararı kaldırılmış ve verilen karar bozulmuştur. Bu bozma kararından sonra yapılan yargılama sırasında duruşma hakimi davadan çekilmiştir. Çekilme sebebi olarak da yargıla sırasında davacının talepleri ve dilekçeleri üzerine kendisi hakkında şikayette bulunduğunu ve İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkamesinin 2008/295 sayılı dosyasında yargılamanın davanın ettiğini, ayrıca aynı davacının daha öncede reddi hakim talebinde bulunduğunu bildirmiş ve H.Y.U.Y.’nın 29/5. maddesindeki şartların oluştuğunu ileriye sürmüştür.
Yapılan inceleme sonucunda H.Y.U.Y.’nın 29/5. maddesindeki şartların oluşmadığı anlaşılmıştır. Çünkü davadan önce yapılmış bir şikayet ve açılmış bir ceza davası yoktur.
Yargılama devam ederken şikayet nedeniyle açılmış bir dava söz konusudur. Bu husus H.Y.U.Y.’nın 29/5. Maddesindeki davalı olma şartının varlığını göstermez. Aynı dosyada daha önce de reddi hakim talebinde bulunulmuş olması davadan çekilme nedeni olarak görülemez.
Duruşma hakiminin davadan çekinmesinde ileri sürdüğü gerekçe dikkate alındığında, hakimin çekinmesinin H.Y.U.Y.’nın 28. maddesi anlamında çekinme değil, aynı Yasanın 29. maddesindeki hakimin kendi kendini reddetmesi şeklinde algılanması gerekir. Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden, H.Y.U.Y.’nın 29. maddesindeki anlamda ve hakimin çekinmesini gerektirecek bir bulguya rastlanmadığı gibi, hakimin kendisini reddetmesine ilişkin kararını yerinde bulan mercii kararında da hukukça korunabilecek bir neden veya delile dayanmadığı görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan mercii kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine 13.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.