YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10323
KARAR NO : 2010/15332
KARAR TARİHİ : 07.12.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, davaya konu … Köyü 102 ada 467 parsel sayılı taşınmaz, harnupluk ve zeytinlik niteliğinde, 6678,11 m2 yüzölçümünde, 1937 tarih 151 numaralı vergi kaydı satış irsen intikal paylaşım ile zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir.
Davacı …, davalı ile kardeş olduklarını, davaya konu taşınmazın ölü babası … …’tan kendilerine kaldığını ve mirasının paylaşıdığını ve yıllardır aralıksız olarak kullandıklarını, ancak kadastro çalışmaları sırasında, paylaşma ile kendisinine düşen bir parça yerin yanlışlıkla davalı adına tespit edildiğini ileri sürerek,davaya konu parselin yaklaşık 1150 m2 yüzölçümündeki taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında, HAZİNE dava konusu taşınmazın öncesinin taşlık, …, çalılık ve makiliklerle kaplı olup, halen devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek, Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle davaya katılmıştir.
Mahkemece davacı …’un davasının REDDİNE, katılan davacı …’nin davasının KABULÜNE, … Köyü 102 ada 467 parsel sayılı taşınmazın tamamının taşlık ve çalılık niteliğinde Hazine adına TESCİLİNE, karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi ne göre yapılan orman kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmaz üzerinde ekonomik amacına uygun ve tarımsal üretime elverişli hale getirmeye yönelik imar ve ihya işleminin kısmen henüz tamamlanmadığının kısmen tamamlanmış ise de tamamlanma tarihinden itibaren 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığının anlaşıldığına,bu hali ile 3402 sayılı Kadastro kanununun 14 ve 17.maddesine göre imar ve ihyaya dayalı zilyetlikle kazanma şartlarının davacı … davalı kişiler yararına oluşmadığı belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 07/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
…