YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10349
KARAR NO : 2011/1345
KARAR TARİHİ : 17.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil, elatmanın önlenmesi ve orman kadastro işlemine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi 28.05.2003 tarihli dilekçesiyle tapuda davalılar adına kayıtlı olan … mahallesi (eski 521) 209 ada 2 sayılı 30977,82 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, kısmen yörede yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeki devlet ormanı olduğu, tapu kaydının iptali ve adına tescili, davalıların bu bölüme elatmalarının önlenmesi istemiyle 28.05.2003 tarihli dilekçeyle dava açmış, Mahkemenin kesin hüküm nedeniyle davanın reddine ilişkin 29.07.2005 gün ve 2003/130-295 sayılı kararının Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.05.2006 gün ve 2006/4522-7170 sayılı kararı ile “ çekişmeli parselin geldiği 521 sayılı parselin gerçek kişi adına tespitine, Orman Yönetiminin orman sayılan yerlerden olduğu, tespitinin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle açılan davanın, taşınmazın orman sınırları dışında bırakıldığı, tapulu olduğu gerekçesiyle reddine ilişkin Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 03.11.1953 gün ve 1953/398-233 sayılı kararı bulunsa da, bu kesinleşen kararın, çekişmeli taşınmazın 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan orman tahdidi dışında olduğuna ilişkin kesin hüküm oluşturduğu, bu nedenle taşınmazın 4785 Sayılı Yasa ile devletleşen yerlerden olup olmadığının ayrıca araştırılması, ilk orman tahdidi ve aplikasyon haritalarının çeliştiği, bu nedenle yeniden yapılacak keşifte öncelikle orman tahdidi ve aplikasyona ilişkin tutanak ve haritaların yöntemince uygulanması, eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları uygulanarak, çekişmeli parselin devletleşen orman alanı olup olmadığının saptanması” gereğine değinilerek bozulmuş, bozma kararı taraflarına tebliğ edilmiş, Davalı tarafın istemine uygun olarak Mahkemenin 23.11.2006 gün ve 2006/293-297 sayılı kararı ile önceki kararda DİRENİLMİŞ, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 07.02.2007 gün ve 2007/20-62-58 sayılı kararı ile “çekişmeli parselin tapu maliki … ’un dava tarihinde ölü olduğu, … ’un veraset belgesinin getirtilmediği, öncelikle … ’un veraset belgesi getirtilerek, mirasçılara davada taraf değilse, davanın onlara yaygınlaştırılması, yine … ile … olma … ’un davada taraf edilmediği, davanın bu kişiye yaygınlaştırılması için davacı taraf olanak verilmesi” gereğine değinilerek, sair temyiz itirazları incelenmeden hüküm bozulmuştur. Bu kez Mahkemece dava tarihinden sonra çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde yapılan orman kadastro işleminin 25.09.2009 tarihinde ilan edildiği,davanın orman kadastrosuna itiraz dönüştüğü, davada Kadastro Mahkemesinin görevli olduğuna değinilerek, davanın görev nedeniyle REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından, tapu iptal tescil ve elatmanın önlenmesi davasının elde tutulması gerekirken davanın tamamı hakkında görevsizlik verilmesi nedeniyle temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, tapu iptali, tescil, elatmanın önlenmesi ve orman kadastro işlemine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre 1941 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1989 yılında 4785 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ile 1941 yılı tahdidinin aplikasyonu ve 2/B madde uygulaması yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bezkese (Taşlıburun) köyü Payam mevkii 521 parsel sayılı 31350 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle Eki 1949 tarih 18/6 sıra numaralı tapu kaydı ile 14.01.1952 tarihinde Orman Yönetimi itiraz etmiş, … Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 03.11.1953 gün ve 1953/398-233 sayılı kararı temyiz edilmeden 23.12.1953 tarihinde kesinleşmiştir.
Kadastro Mahkemesinin görev ve yetkileri Kadastro Yasasının 25 ve 26. maddesinde düzenlenmiş olup, 26. madde gereğince Kadastro Mahkemesi, 10 uncu maddeye göre kadastro komisyonu tarafından gönderilen tutanaklara ait davaları, 11 inci maddede belirtilen askı ilanı içinde açılan davaları, Mahalli hukuk Mahkemelerinden 27 nci madde uyarınca Kadastro Mahkemesine devredilen dava ve dosyaları, Kadastro Mahkemelerine dava açıldıktan sonra, tesbitten önceki haklara dayanarak, asli müdahil olarak katılanların iddialarına dair uyuşmazlıkları, İnceler ve karara bağlar.” Yine Orman Yasasının 11/1 maddesi gereğince, altı aylık askı ilan süresi içinde açılacak davalara bakmaya kadastro mahkemesi görevlidir.
Somut olayda, Orman Yönetimi tarafından çekişmeli parselin kısmen kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, bu bölümün tapu kaydının iptali ve davalıların bu bölüme el atmalarının önlenmesi istemiyle dava açtığı, yargılama sırasında çekişmeli parselin bulunduğu yerde aplikasyon ve 2/B işlemi nedeniyle, dava aynı zamanda önceki orman kadastrosunun aplikasyonu ve 2/B işlemine itiraza dönüştüğü gözetilerek bu dava yönünden görevsizliğe karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, davanın aynı zamanda çekişmeli parselin tapu kaydının iptali ve orman olarak tescili istemini içerdiği, parselin bulunduğu yerde genel kadastronun 1952 yılında yapıldığı, Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 02.11.1953 gün ve 1953/398-233 sayılı kararına kesinleşmesiyle tapuya kayıt edildiği, orman kadastrosuna itiraz davasında taşınmazın tapuya tescili anlamına gelecek hüküm kurulamayacağı, tapu iptal tescil istemine ilişkin davada genel mahkemenin görevli olduğu gözetilerek, tapu iptal tescil davasının ayrılarak başka bir esasa kayıt edilip, ayrılarak Kadastro Mahkemesine gönderilen orman kadastrosuna itiraz davasının bekletici mesele olarak kabul edilmesi gerekirken, davalar ayırt edilmeden dosyanın tamamının görevsizlik kararıyla Kadastro Mahkemesine gönderilmesi doğru değilse de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple hüküm fıkrasında bir numaralı bentte yer alan “1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden REDDİNE,” cümlesinden sonra gelmek üzere “tapu iptal tescil, el atmanın önlenmesi davasının ayrılarak, ayrı bir esasa kayıt edilmesine, görevsizlikle Kadastro Mahkemesine gönderilen orman kadastrosunun aplikasyonu ve 2/B uygulamasına ilişkin davanın bekletici mesele olarak kabul edilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y. sının 438/7 maddesi gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 17.02.2011 günü oybirliği ile karar verildi.