YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10385
KARAR NO : 2010/10697
KARAR TARİHİ : 16.09.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.03.2008 gün 2007/18548 – 2008/4057 sayılı bozma kararında özetle: ” Mahkemece kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmişse de; Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/92-296 sayılı kararı, 1. Hukuk Dairesinin 20.11.2003 gün 2003/12111-12860 sayılı kararı ile dava tarihinden önce öldüğü anlaşılan davalı hakkında açılan davanın bu nedenle reddi gerekirken, işin esasına girilerek reddi yönünde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan hükmün açıklanan gerekçeyle onanmasına karar verildiğinden, ret kararı esasa yönelik olmadığından kesin hükümden bahsetmek mümkün değildir. Bu nedenle, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra Kuzuluk Köyü 2485 sayılı parsele yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B alanında kaldığı iddia edilen taşınmazın tapusunun iptali ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 18.08.1949 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 29.08.1977 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşe aplikasyon ve 2. Madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğinca harç alınmasına yer olmıadığına 16.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.