Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/10599 E. 2010/11125 K. 23.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10599
KARAR NO : 2010/11125
KARAR TARİHİ : 23.09.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Mahallesi 440 ada 71 parsel sayılı 8141.09 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Aralık 1930 tarih ve 76 sıra nolu tapu kaydına dayanılarak fındık bahçesi niteliği ile davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi taşınmazın orman niteliğinde olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın REDDİNE, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
440 ada 53 ila 100, 442 ada 1 ila 6, 443 ada 4, 26 ve 35 ila 103, 444 1 ila 48, 445 ada 1 ila 40, 446 ada 1 ila 12, 447 ada 1 ila 4, 448 ada 1 ila 47, 449 ada 1 ila 5, 450 ada 1 ila 29, 451 ada 1 ila 51 numaralı parsellere toplam yüzölçümü 32 dönüm (tahvilen 29408 m2 yüzölçümlü ) ilk tesisi Zilkade 1289 tarih D.9 v.187 nolu doğusu köse pınarı, batısı sulu pınarından mandalu pınarına ve ince dereden dağ evi yanına kuzeyi taşlık batan yerinden çukurbaşı güneyi kukurdan deresi olan tapu kaydı revizyon görmek suretiyle tespitler yapıldığı anlaşılmaktadır. Tapu kaydı bu haliyle değişir sınırlıdır. Sınırda orman bulunmaktadır. Orman bilirkişi kurulu, aynı gün temyiz incelemesi yapılan ve öncesi bütün olan parsellerin 1959 tarihli tarihli memleket haritasında kısmen açık kısmen orman alanı olduğu, taşınmazların üzerinde 15-20 yaşlarında fındık ocakları bulunduğu ayrıca sürgün yaşları bazı parsellerde 20-40, bazı parsellerde 40-50 yaşları arasında olan sürgünden gelme kayın ağaçları bulunduğu ve kütük yaşlarının 100’ün üzerinde olduğu, taşınmazların eğiminin 15-20, 20-50 arasında değiştiğini bildirerek, memleket haritasında açık olan kısımların orman sayılmayan, yeşile … yerlerin ise orman sayılan yerlerden olduğu bildirmiş, taşınmazın toprak yapısı konusunda açıklamada bulunmamışlardır. Orman Yönetiminin dosyaya eklediği 1978 tarihli memleket haritasında ise taşınmazların tamamının yeşil renkli orman alanında kaldığı görülmektedir. Ayrıca tapu kaydı gereği gibi uygulanmamış ve uzman Fen bilirkişisi tarafından keşfi izlemeye olanak veren rapor düzenlenmemiştir. Bu haliyle orman bilirkişi kurul ve fen bilirkişi raporu yetersizdir. Bilirkişilerin yetersiz raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
O halde; mahkemece, halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisi aracılığıyla öncesi bir bütün olan parsellerin keşfi birlikte yapılmalı ve birbirinden ayrılan taşınmazlar ile çevre arazinin 1959 ve 1978 tarihli memleket haritası ve bu haritaların yapımına esas hava fotoğraflarında ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa
Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, taşınmazın memleket haritası ve kadastro paftasındaki konumuna ve komşu parsellerin niteliğine göre 6831 Sayılı Yasanın 17/2.maddesi gereğince orman içi açıklığı olup olmadığı belirlenmelidir.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu taşınmazın orman olmadığı belirlendiği takdirde bu kez, parsellere revizyon gören dayanak tapu kaydı bir bütün halinde tüm parsellere uygulanmalı ve uzman bilirkişiden tapunun uygulanmasını gösterir rapor alınmalı kayıt fazlasının ormandan açılıp açılmadığı göz önünde bulundurulmalı, yapılan uygulamanın izlenmesine olanak verecek bilirkişilerden birleşik rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 23/09/2010 günü oybirliği ile karar verildi.