YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10661
KARAR NO : 2010/11316
KARAR TARİHİ : 28.09.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü … sırtı mevkiinde bulunan bir parça taşınmazın 47 cilt, 94 sh ve 47 sıra numaralı tapu kaydı ile tapulu olduğunu, tapu kaydında taşınmazın karşısına Kocaköy notu düşüldüğünden her iki köyde yapılan kadastro çalışmalarında taşınmazın diğer köy sınırları içinde kaldığı kabul edilerek tapulama dışı bırakıldığını belirterek taşınmazın davacılar adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın kadastro sırasında orman olması nedeniyle tespit dışı bırakıldığı, kadastronun kesinleştiği 1965 yılından dava tarihine kadar 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, taşınmazın orman olması nedeniyle zilyetlikle kazanılmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu 1963 yılında yapılmış, çekişmeli yer tespit dışı bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve mahkemece çekişmeli taşınmazın orman olarak kadastro harici bırakılması ve kadastro tespitinin 1965 yılında yapılması nedeniyle 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, somut olayda taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmeyip tescil harici bırakılması nedeniyle 12/3. maddesi uygulanamaz. Ne var ki, çekişmeli taşınmaz orman olarak kadastro harici bırakılmış ve ormancı bilirkişi de taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu bildirmiş ve memleket haritasında da taşınmaz orman olarak gözükmesi ve tapu kaydının uymadığı nedeniyle davanın bu nedenle reddedilmesi gerekirken farklı gerekçe ile rededilen ve sonuç itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 28/09/2010 günü oybirliği ile karar verildi.