YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1074
KARAR NO : 2010/3861
KARAR TARİHİ : 25.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki genel kadastroda tapulama dışı bırakılmış olan taşınmazın, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapuya tescili davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … 13.08.2007 tarihli dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü …mevkiinde bulunan 20000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, çevresindeki tarım alanları ile bir bütün olduğunu, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın KABULÜNE, 18.05.2008 tarihli … bilirkişi krokisinde (2) ile gösterilen 15296,87 m2 yüzölçümündeki bölümün … adına tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel kadastroda tapulama dışı bırakılmış olan taşınmazın, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapupuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Taşınmazın bulunduğu yerde baraj kamulaştırılması nedeniyle kamulaştırmaya konu yerlerde 2000 yılında kısmi kadastro çalışması yapılıp kesinleşmiştir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, amanajman planı ve … fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin orman sayılmayan yerlerden olduğu , … bilirkişi krokisinde (2) ile gösterilen 15296,87 m2 bölüm için davacı yararına imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle, bu bölümlere ilişkin dava kabul edilmişse de,
Dava konusu taşınmazın bir bölümünde Artvin Ardanuç karayolu inşaa edildiği halde, karayolu kamulaştırmasına ilişkin proje ve haritalar ile kamulaştırma belgeleri getirtilmemiş ve uygulanmamış, dava Karayolları Genel Müdürlüğüne yaygınlaştırılmamış, hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda taşınmazın 1971 baskı memleket haritasında orman olarak nitelindirilmediği bildirilmişse de, daha eski memleket haritası bulunup bulunmadığı, araştırılmadığı gibi, hükme dayank yapılan ve … bilirkiş … … tarafından düzenlenen rapora eklenenmemleket haritasında çekişmeli taşınmaz yeşil ile renklendirilen ormanlık alanda işaretlenmiş, mahkemece bu yetersizlik ve çelişkiler üzerinde durulmamıştır.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785, 5658, 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece hangi nitelikteki taşınmazların devlet ormanı sayılacağını göstermiş ve devlet ormanlarının kadastrosunun yapılmasını öngörmüştür. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iadenin koşulları aynı yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazın komşusu 101 ada 39 sayılı parselin tesbit tutanağı ve var ise dayanağı olan tapu ve vergi kayıtları, çekişmeli taşınamın niçin tapulama dışı bırakıldığı sorulmalı, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde yapıldığı anlaşılan karayoluna ilişkin kamulaştırma evrak ve haritaları ile projesi getirtilmeli, sınırda karayolu ve devlet ormanı bulunduğundan, dava Orman Yönetimi ve Karayolları Genel Müdürlüğüne yaygınlaştırılmalı, savunma ve delilleri sorulmalı, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafı getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı) ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; dava tarihine kadar (gerçek kişiler) yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, (murisler) yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve susuz olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazinenin temyiz itirazlarını kabulü ile hükmün BOZULMASINA 25/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi.