Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/10848 E. 2010/12607 K. 19.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10848
KARAR NO : 2010/12607
KARAR TARİHİ : 19.10.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında dava konusu … Köyü 473 ada 2 parsel sayılı taşınmaz belgesiz zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve tarla niteliğinde davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı HAZİNE, çekişmeli taşınmazın özel mülkiyete konu teşkil etmeyen ,devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın KISMEN KABULÜNE, 473 ada 2 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 629,20 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı hazine adına TESCİLİNE, (B) ile gösterilen 2049,15 m2 yüzölçümündeki bölümünün TESPİT GİBİ DAVALI ADINA TESCİLİNE karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkidir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 05/04/2007 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın, (B) ile gösterilen 2049,15 m2 yüzölçümündeki bölümünün kesinleşen orman sınırı dışındaki orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda A ile gösterilen 629,20 m2 yüzölçümündeki bölümünün zilyetlikle kazanmaya elverişli olmayan çalılık ve orman bütünlüğündeki arazi niteliğinde olduğu ve bu hali ile 3402 sayılı Kadastro kanununun 14 ve 17. maddesine göre imar ve ihyaya dayalı zilyetlikle kazanmaya elverişli yerlerden olmadığı belirlendiğinden, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca orman olduğu saptanan taşınmazın bu niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde niteliğinin belitilmemesi doğru değil ise de, maddi hata niteliğindeki bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 1. Bendinde yer alan “1- DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,
Dava konusu … ili … ilçesi … köyü Naklıdamı mevkiinde kain 473 ada 2 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 629,20 m2’lik kısmının tespitinin iptali ile aynı adanın son parsel numarası verilerek davacı Hazine adına
TAPUYA TESCİLİNE, yine fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 2049,15 m2’lik kısmın TESPİT GİBİ DAVALI ADINA TAPUYA TESCİLİNE,” cümlesi çıkarılarak, bunun yerine, “1-) davanın KISMEN KABULÜNE, … köyü Naklıdamı mevkiindeki 473 ada 2 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 629,20 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman niteliğinde davacı hazine adına TESCİLİNE, (B) ile gösterilen 2049,15 m2 yüzölçümündeki bölümünün TESPİT GİBİ DAVALI ADINA TESCİLİNE” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 19/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.