YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11139
KARAR NO : 2010/11307
KARAR TARİHİ : 28.09.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 110 ada 185 parsel sayılı 3595.39 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, zeytinlik niteliğinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin tespitinin iptali ile bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 42.70 m2’lik bölümünün orman niteliğinde Hazine adına, (B) harfi ile gösterilen 3552.69 m2’lik bölümünün tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiş, temyiz dilekçesi HYUY’nın 432/4 maddesi gereğince süresinden sonra verilmiş olduğu gerekçesi ile reddedilmiştir. … bu kez ret kararını temyiz etmektedir.
Dosya arasında bulunan ve Orman Yönetimine karar tebliğini içeren evrakın incelenmesinde bu belgenin, yönetim vekili Avukat Anıl Türkiş adına düzenlendiği, “bizzat kalemde kendisine“ tebliğ edildiğinin belirtilmiş olmasına rağmen imza kısmına “yerine” ibaresi yazıldığı gözlenmiştir. İmzanın kime ait olduğu da anlaşılamamaktadır. 7201 Sayılı Tebligat Yasanın 10. maddesine göre “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.
Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir.”. Dolayısıyla, kalemde tebliğin geçerliliği bizzat ilgiliye yapılmış olması şartına bağlıdır. Orman Yönetimine yapılan tebligat bu şartı taşımadığından geçerliliği bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemenin, temyiz dilekçesinin reddi yolundaki kararının kaldırılması gerekmiş ve işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk orman kadastrosu 1965 yılında yapılıp kesinleşmiştir. Daha sonra 1991 yılında ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ile 2/B madde uygulaması yapılmış, bu çalışma da 18.12.1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın kısmen kısmen orman kadastrosu dışında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 28/09/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.