YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11358
KARAR NO : 2010/12603
KARAR TARİHİ : 19.10.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında dava konusu …, 185 ada 2 parsel sayılı taşınmaz kavaklık niteliğinde davalı adına tespit edilmiştir. Davacı … YÖNETİMİ, dava konusu yere ilişkin davalının da içinde bulunduğu sanıklar hakkında 29/04/1991 tarihinde 6831 Sayılı Yasaya muhalefet suçundan suç tutanağı düzenlendiğini ve yapılan yargılama sonucunda, Yenice Sulh Ceza Mahkemesinin 11/12/1995 tarih 1995/97- 278 sayılı kararı ile sanıkların cezalandırılmasına karar verildiğini 185 ada 2 parsel sayılı taşınmazın orman olduğunu ileri sürerek, orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın REDDİNE, dava konusu taşınmazın TESPİT GİBİ DAVALI adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … YÖNETİMİ tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkidir.
Mahkemece her ne kadar yörede 1978 ve 1994 yıllarında yapılarak kesinleşmiş olan orman kadastro haritasına göre orman sayılmayan yerlerin içinde kaldığı, Yenice Sulh Ceza Mahkemesinin 11/12/1995 tarih 1995/97 E. 278 sayılı cezalandırma kararına konu olan yerin,davaya konu yerden başka bir taşınmaz olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise deyapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.Şöyle ki:
Orman bilirkişisinin 05/04/2009 havale tarihli raporunda, orman kadastro tutanaklarına göre orman kadastro haritası zemine uygulandığında dava konusu yerin 41, 42, 43 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren hattın gidiş yönüne göre sol tarafında yani orman sınırı dışında kaldığı bildirmiş olup, fen bilirkişi krokisinde davaya konu …, 185 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ile aynı adada yer alan 1 ve 3 sayılı parsellerin toplu olarak üç yönünün … Köyü sınırları içinde yer alan orman ile, kuzey yönünden de Kuzdağ köyü ile çevrili gösterildiği,… Köyündeki diğer parsellerin ise gösterilmediği, çizilen bu krokiye göre çekişmeli … Köyü, 185 ada 2 parsel sayılı taşınmazın … kadastro paftasındaki konumunun tam olarak anlaşılamadığı gibi, dosyada yer alan orman kadastrosuna ilişkin belgelerin … Köyünde yapılan orman kadastrosuna ilişkin olduğu, … Köyündeki orman kadastrosuna ilişkin belgelerin dosyada bulunmadığı,orman bilirkişisi tarafından keşifte … köyüne ilişkin orman kadastro belgelerinin uygulanarak bu belgelere göre çekişmeli parselin konumunun belirlendiği, bu nedenlerle,dava konusu yerin hangi köy sınırları içinde,ve hangi köyün orman kadastro alanında olduğu hususu ile, dava konusu yerde orman kadastrosunun ilan edilerek kesinleşip kesinleşmediği hususunda duraksama oluşmuş, taşınmazın konumu tam olarak belirlenememiştir. Yargıtay denetimine açık olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle, mahkemece öncelikle davaya konu …, 185 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ile aynı adada yer alan 1 ve 3 sayılı parsellerin ve bu parsellere komşu aynı köydeki en yakın adalardaki parselleri toplu halde gösterir arazi kadastro paftası,… köyünde arazi kadastrosu yapılmış ise dava konusu taşınmazın bulunduğu pafta ile kenarlaştırılmış arazi kadastro paftası,… Köyü geçmişte … köyüne dahil iken daha sonra ayrılarak bağımsız bir köy olup olmadığı araştırılarak, … köyünde yapılan orman kadastrosu sırasında … Köyüne dahil iken daha sonra ayrılarak bağımsız bir köy olup olmadığı araştırılarak,… köyünün, … köyünde yapılan orman kadastrosu sırasında … Köyüne dahil bir yer değil ise,… köyünde orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, yapılmış ise,… orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orijinal renkli orman kadastro harita örneği getirtilerek dosyaya konulmalıdır.
Yapılan araştırma sonucunda, davaya konu …, 185 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkında,ait olduğu köyde ilan edilerek kesinleşmiş orman kadasrosu bulunup bulunmadığı duraksamaya yer vermeyecek biçimde tespit edildikten sonra,kesinleşen orman kadastrosu var ise, kural olarak, tahdidin kesinleştiği yerlerde, bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ile haritasının uygulanmasıyla çözümleneceği gözetilerek, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak … Köyünde ve Kaygılı Köyünde yapılan orman kadastro tutanak ve haritaları ayrı ayrı ve birbiri ile irtibatlandırılarak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmelidir.
Yapılan araştınma sonucu çekişmeli …,185 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkında hukuken kesinleşen orman kadastrosu bulunmadığı anlaşıldığı takdirde, uyuşmazlığın 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlendiği, 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir
işleme gerek olmaksızın devletleştirildiği, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulduğu ve iadenin koşulları yasada gösterildiği gözetilerek,eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01…..1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13…..1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak varsa kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli); keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı),yapılan uygulama sonucu,dava edilen yerin orman içi açıklık olduğu, ancak etrafının orman niteliğindeki taşınmazlar ile çevrili olması halinde, taşınmazın bu hali ile 6831 sayılı yasanın 17/ 2 maddesi kapsamında orman içi açıklık ve orman bütünlüğündeki orman sayılan yerlerden olacağı düşünülmeli ,Yenice Sulh Ceza Mahkemesinin 11/12/1995 tarih 1995/97- 278 sayılı kararının dayanağı krokisi zemine uygulanarak, orman kadastro haritası ,arazi kadastro paftası ve Yenice Sulh Ceza Mahkemesinin 11/12/1995 tarih 1995/97- 278 sayılı kararının dayanağı krokisi ölçakleri denkleştirilerek çakıştırılmalı,davaya konu taşınmaz ile aynı taşınmaz olup olmadığı kesin olarak saptanmalı,aynı yer ise kesin hüküm kuralları gözetilerek ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … YÖNETİMİNİN temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 19/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.