YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11395
KARAR NO : 2010/15316
KARAR TARİHİ : 07.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2007/11097-13384 sayılı bozma kararında: “Davalının miras bırakanı Veyis Deveci tarafından Orman Yönetimi aleyhine açtığı orman kadastrosuna itiraz davası sonucunda asliye hukuk mahkemesinin 20.10.1984 gün ve 1983/100-156 sayılı kararı ile tapu … memuru … ‘ün 25.07.1984 tarihli orman bilirkişisi … ‘un 10.08.1984 tarihli krokilerinde 5 numara ile işaretli 4691 m2’lik bölümün orman sayılan yerlerden olduğu ve tarım yapmaya elverişli bulunmadığı bildirildiği halde, mahkemece hak ve nesafet kurallarına göre taşınmaz orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek tahdit iptal edilmiş, Orman Yönetiminin temyiz süresini geçirmesi nedeniyle hükmün kesinleştiği, Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile temyize konu davayı açtığı, mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen rapor ve krokinin kesinleşen davada belirtilen yerle ilgisinin olmadığı ve kesin hükümdeki krokiyle benzerlik arzetmediği görülmektedir.
O halde; yörede arazi kadastrosunun yapılıp yapılmadığı sorularak, yapılmışsa kadastro paftası getirtilip, dava konusu yerin kadastroda ne gibi işleme tabi tutulduğu araştırılmalı, tutanağı düzenlenmişse, davanın kadastro mahkemesinde görülmesi gerekeceğinden öncelikle görevsizlik kararı verilmeli, tespit tutanağı düzenlenmemişse, kadastro çalışmalarına esas olmak üzere fotogometri yöntemiyle düzenlenen harita olup olmadığı kadastro müdürlüğünden sorulup istenmeli, bundan sonra bir … bir uzman orman bilirkişi aracılığı ile yapılacak keşifte dava konusu taşınmazın 42 ve 43 OTS’lerin kuzey doğusunda kalan ve 20.10.1984 – 10.08.1984 tarihli krokilerde 5 numara ile işaretlenen yer olduğu gözönünde bulundurularak öncelikle 42, 43 ve 44 OTS noktalarının yerleri zeminde saptanarak dava konusu taşınmazın tahdit tutanak ve haritasındaki konumu belirlenmeli, varsa kadastro paftası ile orman tahdit haritalarının ölçekleri denkleştirildikten sonra birbiri üzerine çakıştırılmak suretiyle taşınmazın konumu gösterilmeli, ayrıca 1/25000 ölçekli harita üzerinde orman sınır noktaları işaretlenip krokide (5) numaralı 4691 m2’lik çekişmeli taşınmazın yeri belirlenmeli, keza orman kadastrosuna itiraz davasında dava konusu olmayan 6 numara ile işaretli yerde gösterilmeli, 1983/100 esas sayılı orman kadastrosuna itiraz davasında Hazine taraf olmadığından H.Y.U.Y.’nın 237. maddesine göre Hazine yönünden kesin hüküm olmayacağı, taşınmaz orman sınırı dışına çıkartılmış olsa bile niteliği itibariyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu olmayacak bir yer ise ya da dava gününe kadar davalı kişiler yararına kazandırıcı zamanaşımı koşulları oluşmamışsa önce görülen orman kadastrosuna itiraz davasının davalı kişiler yararına
-2-
2010/11395-15316
bir hak doğurmayacağı düşünülerek eski tarihli memleket haritasındaki konumu itibariyle taşınmazın zilyetliğe konu edilebilecek yerlerden olup olmadığı saptanmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan zilyetliğin ne şekilde, kimler tarafından nasıl sürdürüldüğü, süresi, zilyetliğin ekonomik amaca uygun olup olmadığı sorulmalı, orman bilirkişi rapor ve krokisinde belirtildiği gibi taşınmaz orman ve yayla yeri ise, sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı düşünülmeli, keza; 1980’li yıllara ait … fotoğrafları ve memleket haritası da getirtilip o tarihlerde taşınmazın bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği, kullanılan yerlerden olup olmadığı özel aletlerle incelenmeli, varsa; kadastro paftası ile memleket haritasının ölçekleri denkleştirildikten sonra her iki harita birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle taşınmazın konumunu gösteren bilirkişilere ortak imzalı rapor ve harita düzenlettirilmeli, kesinleşen orman sınırları dışında kalan bir yerin mutlaka kişilere ait bir yer olamayacağı, dava gününe kadar zilyetler yararına M.Y. 713 ve 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 14 ve 17. maddelerinde … koşullar oluşmamışsa taşınmazın asıl maliki olan Hazine adına belirlenen niteliğine göre tescil edilebileceği düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın kabulü ile … bilirkişi krokisinde 5 numara ile gösterilen 3603,79 m2 bölümün orman niteliği ile Hazine adına tesciline, bu yere müdahalenin önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mahkeme kararı ile orman sınırı dışına çıkartılan taşınmaza el atmanın önlenmesi ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 27.05.1982 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, Orman Yönetiminin taraf olduğu … Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.10.1984 gün ve 1983/100-156 sayılı kararı ile orman olmadığı belirlendiğine, kararda Orman Yönetimi aleyhine hükümler bulunmadığına göre, hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmayan Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 07/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.